Haber-Yorum Hasan Yıldız

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun "Demokrasinin yolu Diyarbakır’dan geçer" sözü siyasette yeni bir tartışmayı başlattı. HDP’nin "Olumlu, ancak yetersiz" ifadeleriyle değerlendirdiği açıklamaya İYİ Parti’den sert eleştiri geldi.

Millet ittifakının biri açık diğeri gizli olan ortakları arasındaki CHP kime yaranacağını şaşırdı. Söylemleriyle bir yandan Kürt milliyetçiliğine göz kırparken diğer yandan Türk milliyetçisi olan diğer ortağını küstürüyor. Türk milliyetçiliği söylemleriyle ise Kürt milliyetçisi olan gizli ortağını küstürüyor. Ne yapacağını şaşıran CHP’nin işi zor görünüyor.

Bazı siyasi yorumcular için Millet İttifakının oluşturan tek argüman “Cumhurbaşkanı Erdoğan gitsin de ne olursa olsun” hayalidir.

Bu çatının direklerinin sağlam olmadığı görülüyor. Çatıyı ayakta tutan CHP, kimi memnun edeceğini şaşırdı. "Bu ülkeye demokrasi gelecekse, bunun yolu Diyarbakır’dan geçer" ifadeleri Kürt milliyetçilerini sevindirirken Türk milliyetçilerini kızdırdı.

CHP Genel başkanının açıklamasına HDP’li Meral Danış Beştaş, “Açıklamayı olumlu bulduğunu ancak yetersiz karşıladığını” ifade etti. Anlaşılan onlara da yaranamamış. Ama kullandığı söz açık ortaklarını çok rahatsız etmişe benziyor.

İki zıt ortak arasında kalan CHP, bir şekilde her iki ortağını masada tutmak için elinden geleni yapması gerektiğini bildiğinden, bir zamanlar Mesut Yılmaz’ın da “AB’nin yolu Diyarbakır’dan geçer” diye sözünü hatırlatıyor. Tansu Çiller döneminde Kürt Meselesi’nin çözümüne dair farklı metaforlarla bu tip açıklamalar çok duyuldu.

“Tarih tekerrürden ibarettir ”dedikleri gibi siyasetçiler de kendilerini tekrar edip duruyorlar. Çözülmemiş bir gerçek olarak ‘Kürtlerin Meselesi’ bir kangren olarak hala ortada dururken yine bandı başa sarıp eski söylemlerde medet umanlar gibi “Kürt Sorunu bitti” diyenlerin kullandıkları, nemalandıkları bir argüman olmaktan öteye gitmeyeceği şimdiden belli oldu.