Filistin başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde çok sayıda âlim, kanaat önderi ve akademisyenin katılımıyla İstanbul'da gerçekleşen ve 3 gün devam eden "Kudüs öncüleri kılıcımızı taşıyor" konferansı sona erdi.

Hamas lideri ismail Haniye, Hamas yurtdışı sorumlusu Halid Meşal, Uluslararası Kudüs ve Filistin'e Destek Birliği Başkanı Hemam Said ve daha birçok önemli şahsiyetin sunumlar gerçekleştirdiği konferansta Kudüs ve Filistin özelinde İslam ümmetini ilgilendiren birçok konu ele alındı.

Programda bir konuşma gerçekleştiren Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkan Vekili İsam Beşir de, İslam ümmetinin yeniden dirilmesi ve kurtuluşa kavuşması için Kudüs davası etrafında toplanmaları gerektiğini söyledi.

Konuşmasının başında, dilleriyle değil kanları, canları ve mallarıyla cihad eden mücahitlerin çektikleri sıkıntıların kelimelerle anlatılamayacağını belirten Beşir, Filistin ve Kudüs'ün İslam tarihinde hep önemli bir yer teşkil ettiğini ifade etti.

"Ümmeti bir araya getirip güçlendirecek dava Kudüs davasıdır"

Beşir, "Bizim şu an üzerinde durduğumuz dava, Filistin davasıdır. Allah'u Teâlâ Kur'an-ı Kerimde beş konuda bu davanın geçtiği yerden bahsetmiştir. Orası Hazreti Eyyüp Aleyhisselamın diyarı, Davud Aleyhisselamın mihrabı, Süleyman Aleyhisselamın yeri, Mesih Aleyhisselamın çıkış yeri, İbrahim Halil Aleyhisselamın hicret yurdudur. Yine İsra'nın bitişi ve Miraç'ın başlangıcıdır. Peygamberlerin toprakları ve Salihlerin yaşadığı yerdir. Filistin davası İslam âleminin diri olduğunu, hantallık yaparak, projelerini ve yapması gerekeni yapmazsa da daha ölmediğini gösteriyor. Hakkı söylemede Allah onları yalnız bırakmamıştır. Allah'ın emri vaki buluncaya kadar hiç kimse İslam dinine arkadan ya da önden zarar veremezler. Kur'an-ı kerimde, 'Allah nurunu tamamlayacaktır' ayeti bunu gösteriyor. Eğer İslam âlemi parçalanıp farklı yollara ayrılmışlarsa, yine heva ve hevesleri sonucu saldırıya uğrayıp, bölünüp, darmadağın olmuşsa da onları bir araya getirecek ve tek yumruk haline getirecek olan mukaddes davadır. Kudüs ve Filistin davasıdır. Bu mübarek dava, alimleri bir araya getiriyor. Yine halkları bir araya getiriyor. Herkesi aynı davanın çatısında birleştiriyor. Böylece ümmeti zayıflatan bu bölünmüşlük ortadan kalkacaktır." dedi.

"Ümmet her zaman içerisine düştüğü kötü durumdan kurtulmayı başardı"

İslam âleminin tarihinde ve şu an içinde bulunduğu süreçteki parçalanmışlığı yansıtan birçok tarihi vakıanın olduğunu hatırlatan Beşir, "Ümmet her defasında Allah'ın izniyle bu durumu aşmış ve galip olmuşlardır. Haçlı seferleri bunlardan bir tanedir. Haçlılar İslam Alemini parçalayıp, dağıtmak için tam 9 sefer düzenledi.  Öyle ki, insanlar haçlıların yenilemeyeceğini sonlarının gelmeyeceğini sanmaya başladılar. Ancak Allah-u Teala Nureddin Zengi ile hükmü ve adaletiyle Ömer bin Abdülaziz'e benzeyen İmaduddin Zengi gibi alimleri muvaffak etti. Böylece Selahaddin Eyyubi de haçlıları mukaddes topraklardan ve İslam Âleminden çıkardı. Diğer taraftan İslam Âleminin doğusunda Moğollar, İslam âlemine saldırıyordu. 656 yılında Moğollar öyle bir hale geldi ki, insanlar tatarlar yenilmezler diyorlardı. Ancak Allah-u Teâla Mumlukların Sultanı Seyfettin Kutuz'u gönderdi. O da ümmeti Tevhid kelimesi üzerinde birleştirerek, iki yıl içinde Moğolların hiçbir şey olmadığını göstererek, onları İslam topraklarından kovdu. İslam âlemi şu an bu durumlara benzer durumlardan geçiyor. İnsanlar ümitsizleştiler. Ancak Filistin direnişi ve 'Kudüs Kılıcı Savaşı'nda alınan galibiyet ümmete yeniden umutlar yeşertti. Ümmet şu an ilk önce ümitsizlikten kurtulması gerekir. Bu ümitsizlik gençlerin ve nesillerin kalbinden atılması gerekir. Böylece büyük hedeflerle hareket edip, amaçlarına ulaşabilirler." diye konuştu.

"Gün davamıza sahip çıkma günüdür"

Beşir, "İslam âleminin dirilmesi için âlimler gerekli olan iki yolu tutunması gerekir. Bunların biri diğerini tamamlıyor. Birincisi, halkı ve gençleri bilinçlendirmek. Diğeri de herkesi bir araya getirerek aynı hedef doğrultusunda hareket ettirmektir. Allah bize cihadın yolunu her açıdan açmıştır. İsteyen istediği şekilde cihad edebilir. İsteyen Maddi açıdan, isteyen manevi, eğitim, terbiye, basın ve ilmi açıdan nasibine düşeni alabilir. Böylece ümmetin bir ferdi olarak bu davaya destek olurlar. Eğer murabıtalar cihad meydanına çıkmışlarsa, bizler de ümmet olarak cihadın diğer gerekliliklerini yerine getirerek onlara destek olabiliriz. Son olarak âlimlerin birliklerine seslenmek istiyorum. Bugün bu davaya sahip çıkma günüdür. Halkı bilinçlendirerek veya harekete geçirerek sahip çıkabilirsiniz. Ümmetin bu durumda olması ve esirlerimizin zindanlarda çürümesi bizim için ayıp olarak yeterdir. Âlimlerimiz bir an önce ellerinden geleni yapıp, ümmetin içinde bulunduğu bu parçalanmışlığı giderip, herkesi ortak kelimede birleştirmesi gerekir." şeklinde konuştu. (İLKHA)