Çin, Japonya eski Başbakanı Şinzo Abe'nin “Pekin, Tayvan’a saldırırsa Tokyo ve Washington sert karşılık verir” açıklamasına karşılık olarak, “Böyle bir saldırı gerçekleşirse onları kana bularız” açıklaması yaptı.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Wang Wenbin, Abe'nin saçmaladığını söyledi. Çin Komünist Partisi'nin Temmuz ayındaki yüzüncü yıl dönümünde Şi’nin bir konuşmasına atıfta bulunan Wang, "Hiç kimse Çin halkının ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki güçlü kararlılığını ve kabiliyetini küçümsememeli" dedi.

Çin'in kırmızı çizgilerini geçenlerin "kafaları kırılacak ve kana bulanacak" diye ekleyen Wenbin Abe özelinde Japonya’yı tehdit etti.

"GÜNEY ÇİN DENİZİ" SORUNU

Çin, 1947'de yayımladığı "Dokuz Çizgi Hattı" adı verilen haritayla Güney Çin Denizi'nin yüzde 80'inde egemenlik iddiasında bulunuyor. Su altı kaynakları açısından zengin bölgedeki hak iddiaları başta Filipinler olmak üzere Vietnam, Brunei ve Malezya gibi kıyı komşusu ülkelerle egemenlik ihtilafına yol açıyor.

Pekin'in tartışmalı sularda inşa ettiği yapay adalar üzerinde kurduğu üsleri silahlandırdığı iddiaları, ABD ve bölge ülkeleriyle arasında gerginliğe sebep oluyor.

Uluslararası Tahkim Mahkemesi, 2016'da Filipinler'in başvurusuyla verdiği kararda, Çin'in, Güney Çin Denizi'nde tek taraflı egemenlik taleplerinin yasal olmadığına karar vermişti.

ÇİN-TAYVAN ANLAŞMAZLIĞI

Çin'de İkinci Dünya Savaşı'nın ardından çıkan iç savaşta Mao Zedong liderliğindeki Çin Komünist Partisinin (ÇKP) 1949'da iktidarı ele geçirmesi ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etmesi üzerine Çan Kayşek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Kuomintag) üyeleri, Tayvan'a yerleşip 1912'de kurulan "Çin Cumhuriyeti" iktidarının Ada'da devam ettiğini ileri sürerek bağımsızlık ilan etmişti.

Bu girişim Çin tarafından kabul edilmese de Tayvan temsilcileri, 1971'e kadar Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Çin'i temsil etmişti. 1950'ler ve 1960'larda çok sayıda ülkenin diplomatik ilişki tercihini Çin Cumhuriyeti'nden Çin Halk Cumhuriyeti'ne çevirmesinin ardından, 1971'de BM Genel Kurulunda yapılan oylamada Pekin hükümetinin Çin'in tek meşru temsilcisi kabul edilmesiyle Tayvan'ın uluslararası örgütlerdeki konumu belirsiz hale gelmişti.

Pekin yönetimi, "Tek Çin" ilkesini benimseyerek Çin'i uluslararası toplumda sadece kendilerinin temsil ettiğini savunuyor ve Tayvan'ın dünya ülkeleriyle müstakilen diplomatik ilişkiler kurmasına, BM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.

Pekin’den “Tek Çin” vurgusu          

Pekin yönetimi, "Tek Çin" ilkesini benimseyerek Çin'i uluslararası toplumda sadece kendilerinin temsil ettiğini savunuyor ve Tayvan'ın dünya ülkeleriyle müstakilen diplomatik ilişkiler kurmasına, BM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.