İstanbul'da, Ruwwad tarafından Filistin başta olmak üzere İslam coğrafyasındaki bir çok alimin katılımıyla "Kudüs Öncüleri Kılıcımızı Taşıyor" sloganıyla konferans düzenlendi.

Büyükçekmece'deki bir otelde düzenlenen konferansa Filistin ve Türkiye başta olmak üzere Endonezya, Cezayir, Sudan, Mısır gibi Arap ülkeleri ile Avrupa ve Afrika ülkelerinden katılımcılar sunum yaptı.

Konferansa, HAMAS'ın yurt dışı sorumlusu Halid Meşal de katılarak bir konuşma yaptı.

Filistin halkının, işgalci siyonist rejime karşı büyük savaşlar verdiğini ancak "Kudüs'ün Kılıcı" operasyonunun Filistin'in özgürlüğüne daha fazla yaklaştırdığına dikkat çeken Halid Meşal, bu savaşta işgalcilerin zulmüne karşı büyük bir galibiyet kazanıldığını ifade etti.

"Allah-u Teala zaferi, kalabalıklarla değil ancak sadık mücahitlerle getirir"

Meşal, "Ablukaya ve açlığa rağmen imkansızlar içinde direnişin yaptıkları füzeler ve tüneller vesilesiyle kazanılan bu savaş çok değerlidir. Mücahitlerin iradeleri, Gazze ve Filistin topraklarında bütün engellere galip geldi. Dünyadaki en güçlü silahlara karşı direndiler. Gençliğinin baharındaki gençler, Kudüs ve Mecsid-i Aksa için murabıt oldular. Müslümanların ilk kıblesinin etrafında toplandılar ve onu savundular. Eğer Allah inayeti ve murabıtlar olmasaydı işgalciler, Mescid-i Aksa'yı yıkacaklardı. Filistin'deki murabıtlar, bir milyar 750 milyon Müslümanın yerine mukaddesatlarını korudular. Kudüs'ün bütün yerlerini koruyorlar ve o yerleri düşmana peşkeş çekmiyorlar. 'Nice az topluluk vardır ki, Allah'ın izniyle, kalabalık topluluğa üstün gelmiştir.' Allah-u Teala zaferi, ülkelerle, kuruluşlarla ve kalabalıklarla değil ancak sadık mücahitlerle getirir." dedi.

"Allah bizimledir; bizi mağlup edecek kimse yoktur"

İşgalci siyonist rejimin, korkakça duvarların ardından savaştığını söyleyen Meşal, mücahitlerin ise cesur bir şekilde onlarla yüz yüze çarpıştığını vurguladı.

Meşal, "Siyonistler, Gazze'nin etrafına duvarlar örerek her şeyi kapattıklarını sandılar. Buna rağmen Filistinliler onların keskin nişancılarını sıfır noktasından vurdu. Hatta onların keskin nişancısını vuran Filistinli de sıradan bir gençti. Yine aynı şekilde kaçan 6 Filistinlinin yaptıkları da gerçekten bir mucize gibiydi. Kaşık veya benzer aletlerle işgal zindanlarının altından tünel kazıp kaçmayı başardılar. Peki, onları izleyen gözcüler veya gardiyanları kim uyuttu veya gaflette soktu. Belki de uyanıklardı. Bir anlık dalgınlık sonrası esirler kaçtılar. Onları uyutan, gaflete sokan tabii ki Allah azze ve celle idi. Kimse işgal rejiminden korkmuyor. İnşallah onlar mağlup olacak, hezimete uğrayacaklar. Allah-u Teala bize işaretler veriyor ve onları gerçekleştiriyor. Diğer taraftan ülke başkanları da bize işaretler veriyor. Bir taraftan Allah diğer taraftan liderler… Allah bizimledir; bizi mağlup edecek kimse yoktur." diye konuştu.

"Mesele, mümkün olmayanı mümkün kılan irade meselesidir"

Birinci İntifada döneminde taşlarla direnişe başladıklarını ve bu direnişin bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Meşal, "Şimdi de tüneller dönemi geldi. Silahları geçirmek, mücahitleri ve esirleri kaçırmak  ve kendilerini korumak için bu tünelleri inşa ettiler. Mesele, atom bombası veya gelişmiş silah üretebilmek meselesi değildir. Mesele, mümkün olmayanı mümkün kılan irade meselesidir. Müslümanlar Bedir'de azdı ancak galip geldiler. Huneyn'de ise çokluklarına güvendikleri için Müslümanlar mağlup oldular. Silah, tek başına galibiyeti getirmez. Kalp, iman, temiz akıl, Allah'a güvenip dayanmak galibiyeti getirir." ifadelerini kullandı.

Bazı Arap ülkelerin işgalci Siyonist rejimle normalleşme gittiğini hatırlatan Meşal, yeni ittifaklarla bölge sınırlarının yeniden çizilmeye başlandığını ifade etti.

"Allah, bize karşı yapılan projelerinin nasıl günden güne yok olduğunu gösteriyor"

Ancak bunların her birinin peş peşe başarısız olmaya başladığını söyleyen Meşal, "Filistin, Allah'ın izniyle sarsılmadan duruyor. ABD yıllardan beri bize karşı çeşitli projeler üretiyor.  Bazıları bunun bizimle bir yönünün olmadığını düşünüyor. Eşitlik, taviz verme ve aşırıya gitme projelerinin hepsi sebatla, direniş gösterenlerin ayakları altında çiğnendi. Son olarak Yüzyılın Anlaşması adı altında bize karşı durdular. Allah, bize bu projelerinin de nasıl günden güne yok olduğunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Allah, bizi batıl yollarla istenilene götürmez"

Meşal, "Kim, siyonistlerle normalleşerek konumunu yücelteceğini ve kendine yapılan baskıların hafifletileceğini ve iktidara gelmesinin kolaylaştırılacağını düşünüyorsa basit bir kuruntu içerisindedir. Çünkü Allah, bizi batıl yollarla istenilene götürmez. Kim Filistin'den taviz vererek siyonistlere taktiksel olarak yaklaşırsa, ona hizmet ederse zehirden bir lokma almış olur. Davamızdan ve mukaddesatımızdan tavizler vermiş olur. Tecrübe edileni bir daha tecrübe etmeye ihtiyaç yoktur." şeklinde konuştu.

 

"Filistin topraklarındaki kardeşlerinizi örnek alarak çalışın"

İslam ümmetinin her ferdinin tıpkı Filistinliler gibi seferber olup büyük bir gayret sarf etmesi gerektiğini vurgulayan Meşal, bunun için yapılması gerekenleri şöyle anlattı:

"Birincisi; Filistin'deki halkımızı düşünüp onların yaptıklarını aynısını yapmamız gerekiyor. Düşünün, zindandan kaçan bu 6 kişi oradan kaçmak için kaç ay çalıştılar? Gazze'deki bu füzelerin üretimi için kaç yıl o kadar kadın ve erkek seferber oldular? Bu nedenle Filistin topraklarında yapılan fedakarlığın ve sarf edilen gayreti düşünerek çalışın. Bu, size güç verecektir. Filistin topraklarındaki kardeşlerinizi örnek alarak çalışın. Sakın, 'ben çok yaptım' deme. Yapacağınız yaptığınızdan daha fazla olmalı. Yapacağınız her şeyin, Filistin direnişinin yapacağından daha az olacağını bilerek hareket ediniz.

İkincisi; Bilinsin ki biz şu andan itibaren özgürleşme aşamasına girdik. Artık direniş ve savunma gibi aşamaları geçtik. Şu an halkımız özgürleştirme savaşına girmiş bulunmaktadır. Bunları göz önünde bulundurup mali, siyasi ve medya alanında yapacağımız savaş da bu doğrultuda olmalı.

İnşallah zafer yakındır. Biz gayıptan haber vermiyoruz. Kudüs'ün Kılıcı savaşı bizi zafere yaklaştırdı. Bunu biliyoruz. Filistin için çalışan her kuruluş ve hareketin bu şekilde çalışmasını istiyoruz. Yaptığınızın boşuna gitmediğini bilin. Verdiğiniz her kuruş ve her dolar, her destek kat kat fazlasıyla size geri dönecektir. Yaptıklarınız, sizi savaşın içinde onlarla beraber yapacaktır.  Biz şu an savaşta üçüncü aşamadayız. Hedeflerimiz işliyor. Dördüncü aşamaya geldiğimizde inşallah hep birlikte Kudüs'ü özgür kılacağız." (İLKHA)