6 Eylül pazartesi günü başlayacak yüz yüze eğitim öncesinde okullarda son hazırlıklar tamamlanırken öğrenciler okula başlamanın sevinci yaşanıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okulların yüz yüze eğitime hazır hale getirilmesi için il müdürlüklerine gönderdiği yazının ardından Türkiye genelinde olduğu gibi Gaziantep’te de okullar yüz yüze eğitim için hazır hale getirildi.

video

Covid-19 salgını ile birlikte birçok öğrenci ilk defa çevrimiçi eğitim ile tanışırken geçtiğimiz yılın büyük bölümünü evde geçiren öğrenciler, bu yıl okulların açılması için gün sayıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın okulların 6 Eylülde açılacağını açıklamasının ardından öğrenciler ve veliler de tatlı telaş başladı.

6 Eylülde başlayacak olan 2021-2022 eğitim-öğretim yılını değerlendiren Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Gaziantep Şube Başkanı Ahmet Gök, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının tam başlayacak olmasının sevindirici olduğunu söyledi.

Öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde mağduriyet yaşadıklarını ve eğitimden geri kaldıklarını ifade eden Gök, yeni eğitim öğretim yılının öğretmenlere, öğrencilere, velilere ve tüm eğitim çalışanlarına hayırlı olmasını diledi.

Gök, uzun süren uzaktan eğitim sürecinin ardından yüz yüze eğitimin başlamasının önemli olduğunu söyledi.

Salgın sürecinden en çok etkilenen alanlardan birinin de eğitim alanı olduğunu ifade eden Gök, “İnşallah bir daha uzaktan eğitim süreci söz konusu olmaz, yüz yüze eğitime devam ederiz. Pandemi sürecinin eğitime etkisini azaltmak anlamında hepimize görevler düşüyor. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerekiyor. İnşallah bu kurallara dikkat ederek bir daha uzaktan olmamak üzere eğitimimiz kesintisiz devam eder.” dedi.

Salgın sürecinde eğitim çalışanlarının çok yıprandığına dikkat çeken Gök, eğitim çalışanlarının yeni bir sistem ile karşı karşıya kaldıklarını, uzaktan eğitim ile ilgili çalışmalar yürüttüklerini, yüz yüze eğitime geçtiklerini, hibrit modeli uyguladıklarını ve ilk defa karşılaştıkları bir durum karşısında eğitimi en iyi şekilde vermek için çabaladıklarını ifade etti.

“Eğitim sistemimiz halen Fulbright gölgesinde”

Yeni eğitim öğretim yılının yine sorunlarla başladığını belirten Gök, “Eğitim sistemimiz halen Fulbright gölgesinde bir müfredatla başladı. Eğitim kitaplarımızdan tutunda bütün eğitim materyallerimizde maalesef yabancı unsurların etkisi halen devam ediyor. İnşallah bir an önce yerli bir müfredata, ismi gibi milli ve yerli bir müfredata geçilir. Bizim yeni nesillerimiz yeniden kendi özünden, değerlerinden beslenmeye yönelir.” ifadelerini kullandı.

“Bir an önce yerli ve milli bir müfredata geçmemiz lazım”

Karma eğitim sorunun halen devam ettiğine de dikkat çeken Gök, karma eğitim mecburiyetinin halen devam etmesinin doğru olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Bizim ecdadımız dünyayı adaletle yönetmiş ve dünya sahnesinden çekildiği günden beri dünyada kan, zulüm ve gözyaşı hakim oldu. Batı medeniyeti dünyaya hakim olmuş ve eğitim sistemleri de her yere dayatılmış, istedikleri ülkede nesilleri istedikleri gibi şekillendirmişler. Bizde de ‘Fulbright sistemi’ dediğimiz bu sistem müfredatımızdan tutunda her yönümüzü şekillendirmiş gitmiş. Yıllarca burada özgüveni olmayan, kendini batı adamından aşağı gören, adeta aşağılık kompleksine sahip nesiller yetişmiş ve bu sistem halen devam ediyor. Hâlbuki bizim medeniyetimiz ‘ortaçağ’ dedikleri çağda Avrupa karanlıklar içerisinde iken Endülüs’te Avrupa'yı aydınlatan bir medeniyet olarak ortaya çıkıyor. Yani ‘karanlık çağ’ dedikleri dönemde biz çağ açıp çağ kapatıyoruz ve gerçekten Batı medeniyetinden çok daha üstün bir medeniyete sahibiz. Dolayısıyla bizim nesillerimizin önce bu özgüveni tekrar elde etmesi lazım. Bu da ancak milli ve manevi değerlerimize yeniden yönelerek gerçekleşebilir. Bunun da temelinde yerli ve milli bir müfredat yatar. Bizim bir an önce yerli ve milli bir müfredata geçmemiz, bu yönde çalışmalar başlatmamız gerekiyor.”

“100 binin üzerinde öğretmene ihtiyacımız var

Okullarda yaşanan sorunlara da değinen Gök, “Okullar açılıyor, okullarda şu anda güvenlik görevlisi ve temizlik görevlisi sorunu var. Pandemi süreci var, temizlik görevlilerinin bir an önce göreve başlaması gerekiyor ki bu biraz daha önemlidir. Gaziantep'te öğretmen ihtiyacımız büyük bir oranda giderilmiş olsa da Türkiye genelinde öğretmen ihtiyacı söz konusu. Zaten atanamayan 300 binin üzerinde öğretmenimiz var. 100 binin üzerinde öğretmene ihtiyacımız var. Bir an önce bu öğretmenlerin kadrolu olarak atanıp görevlerine başlaması gerekiyor. Sözleşmeli öğretmenlik sorunumuz halen ortada duruyor. Yani eğitim-öğretim başlıyor ama birçok sorunumuz var.” şeklinde konuştu.

Eğitimde yaşanan sorunlara PCR testi dayatmasının eklendiğini belirten Gök, Covid-19 salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında yüz yüze eğitimde eğitimcilerden ve çalışanlarından aşı olmayanlara PCR testi zorunluluğu getirilmesine tepki gösterdi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yanlış uygulamadan bir an önce vazgeçmesi gerektiğini ifade eden Gök, iki doz aşısını olan biri olarak bu uygulamanın yanlış olduğunu belirtti.

PCR testinin sadece eğitimcilerden ve çalışanlarından istenmesini doğru bulmadığını belirten Gök, bu konuda yapılan dayatmaların yanlış olduğunu, aşı dayatması yerine aşının gerekliğinin anlatılması ve dayatma ile bir yere varılamayacağını ifade etti.

Gök, sadece aşı olmayanlara, eğitimcilere ve çalışanlarına PCR testi zorunluluğu getirilmesinin yanlış olduğunu belirterek eğitim öğretime dayatma ile başlanılmasının iş barışını bozacağına dikkat çekti.

Okullarda maske ve dezenfektan ihtiyacının da bir an önce giderilmesi gerektiğini belirten Gök, bu konuda çalışmaların hızlandırılmasını istedi.

Gaziantep’te öğretmen ihtiyacının büyük oranda karşılandığını belirten Gök, derslik sayısının da Vali Davut Gül ve İl Milli Eğitim Müdürü Yasin Tepe’nin yoğun çabaları neticesinde ve hayırseverlerin de katkısıyla büyük oranda giderildiğini, giderilmeye de devam ettiğini ifade etti.

“Kamu çalışanları yüksek konut ve kira bedelleri nedeniyle kente gelmek istemiyor”

Gaziantep'e binin üzerinde öğretmenin atanacağını belirten Gök, Gaziantep’te konut fiyatlarının son yıllarda astronomik rakamlara yükselmesi ve artan kira bedelleri karşısında öğrenci ve memurlarında başka kentleri tercih etmesine neden olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu yeni atanacak kardeşlerimiz bizimle iletişime geçiyorlar. Bu kardeşlerimizin en büyük problemi şu anda Gaziantep'te barınmadır. Çünkü konut ve kira fiyatları Gaziantep'te çok yüksek, gerçekten çevre illerle kıyaslandığında konut fiyatları neredeyse 3-4 katı daha yüksek. Yetkililerin buna bir an önce el atması gerekiyor, konut ve kira fiyatlarını aşağıya çekebilmek için bütün yetkililerin mutlaka elini taşın altına koyması gerekiyor. Konut fiyatlarını ve kira bedellerini aşağıya çekecek bazı tedbirlerin alınması gerekiyor. Aksi halde gerçekten Gaziantep bir memuru kent olmaktan şu anda çıkmış durumda ve her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Bir an önce bu noktada tedbir alınması gerekiyor.” (İLKHA)