İstanbul

İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Başkanı Murat Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurbanlık alırken dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı.

 “VETERİNER SAĞLIK RAPORU MUTLAKA GÖRÜLMELİ”

Kurban satış yerlerinin, İstanbul'da bayramdan 15 gün önce hazır hale getirileceğini belirten Arslan, şunları kaydetti: "İstanbul'a kurbanlık hayvan girişleri 5 Temmuz'dan itibaren başlayacaktır. 2021 Yılı Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ'de kesim yerleri, genel sağlık şartlarına uygun, dezenfekte edilebilir, zemininde su biriktirmeyen, yeteri derecede aydınlatma ve havalandırması bulunan yerler olması, kesim yapacakların mutlaka halk eğitim merkezlerinde 20 saatlik 'kurban kesim elemanı' kursu alması gerektiği bildirilmekte, ayrıca yeni tip koronavirüs bulaşma riskini azaltmak için gerekli randevulu sistem önerilmiştir. Ayrıca belirtilen kurallara uymaya vatandaşlara verilecek ceza miktarları da belirtilmiştir. Kurbanlıklarını satış için büyük şehirlere getirecek üreticilerin mutlaka aşıları tamamlanmış olmalıdır. Kurban satan üreticilerin mutlaka HES kontrolleri yapılmalı, ateşleri ölçülmelidir. Tüm kurban satış yerleri sınırlandırılmalı, tek giriş ve tek çıkışı bulunan alanlar yaratılmalıdır. Girişlerde yurttaşların maske, HES kontrolü ve ateş kontrolü yapılmalı, sosyal mesafeye dikkat edilmelidir. Kurban satın alırken kurbanlığın veteriner sağlık raporu mutlaka görülmelidir. Kurbanın sağlıklı olup olmadığını anlamak için gerekirse alanda görev alan veteriner hekimlerden yardım istenmelidir."

"RANDEVULU SİSTEMLE KESİM YAPILMALI"

Murat Arslan, kesimin düzenli yapılması ve karmaşanın önlenmesi için mutlaka randevulu sistemle kesim yapılması gerektiğini aktararak, "Kesimler mutlaka belediyelerin hazırlamış olduğu ünitelerinde yapılmalıdır. Kesim öncesi ve sonrası veteriner hekim muayenesi yapılmalı, tüketime uygun olmayan kurbanlıklara ve etlere el konulmalıdır. Kesim sonrası hayvansal atıklar (kan, deri, iç organlar) gelişigüzel etrafa atılmamalıdır." dedi. Türkiye'de kurbanlık hayvanların sadece yarısına yakınının belediyelerin hazırlamış olduğu ünitelerde, diğer kısmının ise kesime uygun olmayan alanlarda ve sokaklarda yapıldığını, bu nedenle çevreye gelişigüzel atılan kurban atıklarının sokak hayvanları (kedi, köpek) tarafından tüketildiğini aktaran Arslan, "(Bu durum) Hayvanlardan insanlara geçen zoonoz hastalıklar açısından büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Ayrıca, kesim sonrası oluşan çevre kirliliği nedeniyle vektörlerde sinek, pire, kene, farede artışlar olmakta ve kurban sonrası bu vektörlerin aracılık ettiği zoonoz hastalıklarda artış görülmektedir. Bu nedenle belediyeler tarafından atık yönetimi çok ciddi şekilde yapılmalıdır." ifadelerini kullandı.

ÖNLEMLER İLE İNSAN TRAFİĞİ KAYNAKLI BULAŞLAR AZALTILABİLİR

Murat Arslan, şehirler arası hayvan taşımacılığı yapan üretici ve diğer görevlilerin mutlaka denetlenmesi gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti: "Mümkün olduğunca kurbanlıkların transportu yapılmadan ve yetiştirildiği yerde kesime sevk edilmesi olmalıdır. Bu amaçla yerel yönetimler arasında iş birliği yapılarak büyük şehirlerdeki vatandaşların kurbanlarını hayvanların yetiştirildiği şehirlerde kesilmek üzere bağışlaması ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması önerilmelidir. Bu yolla hem kurban ibadeti yerine getirilmiş hem de kurbanın ruhuna uygun olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması sağlanmış olur. İstanbul'da yapılacak kesimlerde, kurban sahibinin kesim yerine gelmeden kurbanının belediye tarafından kesilerek kendisine ulaştırılması için organizasyonlar yapılabilir. Ülkemizde oldukça sahiplenilen 'askıda' uygulamasının kurban için de yapılması değerlendirilmelidir. Tüm bu önlemler özellikle insan trafiği nedeniyle oluşabilecek bulaşmayı kısmen azaltacaktır. Kurban alanlarında mekan ve bireysel korunma tedbirleri konusunda detaylı bir çalışma yapılmalı, bir kılavuz hazırlanarak vatandaşlarla ve kurban organizasyonu olan paydaşlara sunulmalıdır. Kurban Bayramı süreci, Kovid-19’dan bağımsız olarak oldukça karmaşık ve toplum sağlığı açısından riskler taşıyan bir organizasyondur. Ülkemizde zoonoz hastalıklar hala önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu nedenlerle ilgili olan tüm kurumların ortak hareket etmesi ve riski azaltması önemlidir."