EKONOMİ SERVİSİ

Türkiye’de 1960’lardan bu yana, kanal sistemine sahip sulama şebekeleri inşa ediliyor. Yani, ülkemizdeki büyük sulama şebekelerinin çoğu yüzey sulama sistemine sahip.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Ersoy Yıldırım, şu an ülke politikasının kanal sistemine sahip olan sulama şebekelerini, basınçlı borulu sulama şebekeleri haline getirmek olduğunu söylüyor. Çünkü basınçlı sulama yöntemlerinde su daha verimli kullanılıyor.

Ersoy şunları söylüyor:

“Yani evimize su nasıl geliyorsa, musluktan alıyorsak, parselin başında da çiftçinin bu suyu benzer şekilde alması ve aldığı miktarın hacmine göre, metreküpüne göre bedel ödemesi yönünde yeni sulama projeleri oluyor.”

Yıldırım, tarım sektörünün mevcut sulama altyapısı içinde suyun 4’te 3’ünü kullanmasının normal olduğunu ama azaltılması gerektiğini söylüyor. Bunun kısa sürede olamayacağının, sulama yatırımlarının büyük ve pahalı yatırımlar olduğunun da altını çiziyor. Konya Ovası’ndaki sulama kooperatifleriyle başlayarak, kooperatiflerin basınçlı borulu sisteme sahip olmaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıp, “Kanalı tamamen kaldırmak zorundayız” diyor.

Vahşi sulama nedir?

Vahşi sulamada su, kontrolsüz ve ölçülmeden toprağa veriliyor; aşırı su kullanımı öne çıkıyor. Bu durum hem toprağa hem ürüne hem de su kaynaklarına zarar veriyor. Çiftçinin bilinçlenmesi ve yapılan çalışmalarla vahşi sulama azaltılmaya, su daha verimli kullanılmaya çalışılıyor.

Yıldırım, “Suyun bir damlası kıymetli bunu israf edemeyiz. Damla ve yağmurlama sulama, yüzey altı damla sulama yöntemleri de bitkiye göre, koşullara göre su kaynağına göre belirli desteklemelerle yaygınlaşması söz konusu olan bir zorunluluktur” diyor.

Vahşi sulama azaltılıyor

Yıldırım, her bir sulama birliğinin mevcut su kaynağına göre sezon başında bir planlama yaptığını, Güney’de ve Batı’da, Marmara’da vahşi sulama örneklerinin minimum seviyeye düşmüş olduğunu söylüyor.

Sulanan alanlarda, özellikle sıra bitkilerinde, karık sulama yöntemi kullanarak büyük tasarruflar yapıldığını, bu tür tedbirleri sık sık uyguladıklarını ve tarımsal üretimden gereken faydayı bulabildiklerini anlatıyor.

Yıldırım şöyle devam ediyor:

“Yağışın düzensizliğine karşı, en kötü koşullara göre şimdiden o tedbirleri alacak adımları atmak zorunda olduğumuzu unutmadan hızlı bir şekilde harekete geçmeliyiz.”

Vahşi sulama bazı yerlerde neden hala kullanılıyor?

Yıldırım, şöyle açıklıyor:

“Sizin suyu nasıl getirdiğiniz önemli. Boruyla getiriyorsanız insanlar damla ve yağmurlamanın alternatiflerini kullanır. Yüzey kanallarla suyu getiriyorsanız da bu yüzey sulama yöntemlerinden birini kullanmak zorundalar. O nedenle ülke olarak hedefler doğru belirlenmiş vaziyette.”

Su rezervine göre planlamak gerekiyor

Yıldırım, mevcut su rezervine göre bir planlama yapmak gerektiğini söylüyor.

Damla ve yağmurlama sulama yöntemiyle mevcut suyla daha fazla alanın sulanabileceğini aktaran Yıldırım, öncelikle suyun olduğu yerlerdeki bitkilere bakmak gerektiğini söyleyip şöyle devam ediyor:

“Mevcut su kaynaklarına göre, yöresel bazda sulu tarımda hangi bitkiler yetiştirilecek, hangisinde yağışa bağlı koşullarda ne yapacağız? Bunlar sektörel su tahsislerinin planlanması kapsamında çalışılmaya başlanmıştır.”

Kaynak: TRT Haber