Dün zalim komünist Çin rejiminin Tokyo Büyükelçiliği sosyal medya hesabından ilginç bir karikatür paylaştı. Paylaşılan karikatürde, tırpanında siyonist işgalci israil bayrağı taşıyan, ABD bayrağına kuşanmış ölüm meleğinin Müslüman ülkelere uğradığı resmediliyordu.

Çizimde, kapıları açılan Irak, Libya ve Suriye'den kan sızdığı ve ölüm meleğinin şu an Mısır'ın kapısını çaldığı tasvir ediliyordu.

Tasvirin üstünde ise Japonca "ABD 'demokrasi' getirince, bunlar meydana geliyor." ifadesinin yer alması dikkatleri çekti.

Zalim Çin yönetiminin, en büyük rakip olarak gördüğü Katil ABD’yi, mazlumların kanı üzerinden vurmaya çalışması ve kendi işlediği katliam zulüm ve soykırımları görmezden gelmesi idrakin sınırlarını çatlatmış durumda.

TEPKİLER ÜZERİNE KALDIRILDI

Zalimin temsilcisi olan Tokyo Büyükelçiliği, Twitter kullanıcılarının bu paylaşıma karşı "Bu bir büyükelçiliğin işi midir?", "Resimden ürperdim." gibi eleştirel yorumları sonrası paylaşımını geri çekmek zorunda kaldı.

İnsanlığından utanması gereken katil ABD'nin Tokyo Büyükelçiliği ise, Twitter paylaşımında, "Tiksindirici paylaşıma tepki veren Japon dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Kökleri ortak değerlere dayanan ABD-Japonya ittifakının bir diğer örneği" ifadeleri ile yaptığı katliamları hiç üstlenmeden kendini savundu.

İKİSİNİN DE ZULÜM VE KATLİAMLARININ SINIRI YOK

Ancak tüm dünya çok iyi bilmektedir ki ne bu suçlamayı yapan katil, zalim ve İslam düşmanı komünist Zalim Çin rejiminin, ne de suçlanan işgalci, darbeci ve en büyük katil olan ABD rejiminin birbirinden geri kalır bir yanı yoktur.

Dünya katil Çin’in şu anda başta Doğu Türkistan olmak üzere Myanmar’da, Keşmir’de ve bunun dışında birçok bölgede işlediği ve gelecekte Afrika için planladığı soykırım ve zulümlerini kesinlikle unutmayacaktır.

Aynı şekilde dünya 70 milyon Kızılderili’yi katleden, 15 milyon Afrikalıyı köleleştiren, Vietnam, Japonya, Kore, Küba, Panama, Guatemala, Nikaragua, Meksika, Filipinler, Afganistan, Irak, Suriye ve daha sayamadığımız onlarca yerde milyonlarca masumu katleden ve bir o kadarını da perişan bırakan kan içici Katil ABD’yi de kesinlikle unutmayacaktır.

KATİL KOMÜNİST ÇİN’İN DOĞU TÜRKİSTAN SOYKIRIMI

Tüm dünyanın gözleri önünde zulüm ve baskılar altında inim inim inleyen Doğu Türkistan’lı mazlum Müslüman Uygur halkı, zalim Çin rejiminin zulmü altında eriyip gitmekte. Katil komünist Çin rejiminin, Uygur halkına karşı işlediği sistematik baskı ve asimilasyonlar ile dini, etnik, kültürel ve siyasal anlamda “soykırıma” varan faaliyetleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor.

Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Pekin idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında 2 milyondan fazla Uygur Türkü zorla tutuluyor. Farklı kaynaklarda cezaevleri ile gözaltı merkezlerinde tutulanlarla birlikte bu rakamın 3-4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor.

Katil Çin hükumeti, dünya kamuoyundan toplama kampındaki Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri gizlemektedir. Ancak uydu görüntüleri, Doğu Türkistan çöllerinde inşa edilen ve içinde yüz binlerce Uygur Türkü'nün tutulduğu toplama kampları sayılarının her geçen gün biraz daha arttığını ortaya koyuyor.

Çin Komünist Partisinin sistematik baskı ve şiddet politikalarına maruz kalan Uygur Türkü ve azınlıklar, birçok hak ihlali ile karşı karşıya kalmaktadır.

Erkeklerin sakal bırakması ve kadınların uzun kıyafet giymesi kısıtlanırken halkın düğünlerde alkol kullanmaya zorlanması da bu uygulamalardan bazıları.

Müslüman Uygur Türklerini kamplarda topladığı yönündeki suçlamaları reddeden Pekin, Doğu Türkistan genelinde inşa edilen söz konusu yapıları, dünyaya "eğitim merkezi", "rehabilitasyon merkezi" ya da "mesleki eğitim merkezi" olarak lanse ediyor.

Yaklaşık 70 yıldır devam eden bu zulmün asıl sebebinin bölgeyi Müslüman Uygur Türklerinden arındırmak, onları yok etmek olduğu açıktır.

KATİL ABD’NİN İNSANLIKTAN UTANDIRAN İŞLERİ

250 yıllık tarihi yüzkarası olaylarla dolu olan ABD’nin zulüm ve soykırımları saymakla bitmez. Dünyada en büyük soykırım suçlusu katil Amerika Birleşik Devletleri’dir.

Temellerini tam yetmiş milyon Kızılderili’yi kendi vatanlarında katlederek atan katil işgalciden de ancak bu beklenirdi zaten.

Mazlumların kanlarını emerek sömüren bu devlet, “demokrasi, insan hakları ve özgürlük” vaatleriyle kendi zihniyetini, sömürü düzenini, politikasını sürdürmeye devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri demek; uygarlıkların ve kültürlerin yıkımı demektir. Amerika Birleşik Devletleri tarihi demek;  gerçek anlamıyla işgallerin, savaşların, soykırımların, işkencelerin, haksızlıkların, kan ve gözyaşının tarihi demektir.

Kızılderililerden sonra ikinci sırayı Afrikalı köleler alır. Köle ticareti sırasında 19. yüzyıla kadar toplam 34 milyon 500 bin Afrikalı ve Orta Doğulu kölenin can verdiği biliniyor.

İşgalci ABD’nin ayak bastığı her coğrafya büyük trajediler yaşıyor. Tarihi yüz karası kan, zulüm ve katliamlarla dolu olan ABD, Vietnam, Japonya, Kore, Küba, Panama, Guatemala, Nikaragua, Meksika, Filipinler, Afganistan, Irak ve Suriye başta olmak üzere dünya üzerinde katil ABD’nin kanlı tarihi büyük bir haritayı kapsıyor.

İşgal ettiği topraklarda Atom bombası, nükleer ve kimyasal silahları kullanmaktan geri durmayan vahşi ABD, milyonarca sivili öldürüp, dünya tarihinin en büyük vahşet ve katliamlara imza atmıştır.