MERSİN - Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı tarafından Erdemli ilçesindeki Lamos Otel`de düzenlenen Mersin Teşkilat İçi Eğitim Toplantısı`na katıldılar. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, öğle saatlerinde geldiği Mersin`den Erdemli`ye geçerken, Ekonomi Bakanı Çağlayan`da saat 15.00 sıralarında salona geldi.

Mersin`de ilk kez gerçekleştirilen eğitim toplantısında konuşan Bakan Davutoğlu, Türkiye`nin kutlu yürüyüşünde Mersin`in 3-4 ayrı sürecin harmanlandığı, sentez edildiği bir ayna şehir, bir sentez şehir olduğunu belirterek, "Böyle bir aynada AK Parti, 13 ilçe belediyesinden sadece 2`siyle yetinemez. En azından Türkiye`nin büyük oranının buraya yansıması, hatta hepsinin alınması lazım da, en azından o büyük başarının buraya yansıması lazım. Bunun mazereti olamaz. Biz bu anlamda Mersin`i Türkiye`nin yükselen gücünün de bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. Mersin`in 2023 hedefinde kendine biçmesi gereken rolün sınırlı ve mütevazi olmaması lazım. Türkiye`nin ilk 10 ülke arasına gireceği süreçte, Mersin`in en fazla katkı yapacak 3-5 şehrimizden biri olduğuna inanıyorum. Mersin`in bu süreçte yükselecek şehirler arasında ilk 5 şehirden biri olacağından hiçbir şüphemiz yok. Mersin, Anadolu`nun Akdeniz`e açılan kapısı. Dünyanın en büyük limanı olmayı gerçekleştirdiğinde bütün Akdeniz Mersin`de kendini bulacak. Buna hazır olmamız lazım. Bu yeni süreçte küresel bir şehir olma yolunda Mersin`in ayak izlerini duymamız lazım" dedi.

Tarihte özne olan milletler bir daha nesneleştirilemezler

Türkiye`nin dış temsilcilikleri ile dünyaya açıldığının altını çizen Davutoğlu, son 3-4 yılda Afrika`da 23 yeni büyükelçilik açtıklarını ve sayıyı 35`e çıkardıklarını söyleyerek, şöyle devam etti:

"Latin Amerika`da 4, Doğu Asya`da 3 yeni büyükelçilik açtık. Toplam büyükelçilik sayısı 94`ten 134`e çıktı. Toplam dış temsilcilik sayısında da 161`den 221`e çıktık. Şu anda dünyada en fazla temsil edilen 9. büyük ülkeyiz. İnşallah bu sene ve gelecek yıl açılacaklarla birlikte bunu 6. sıraya yükselteceğiz. Tarihi güçlü olan, tarihte özne olan milletler bir daha nesneleştirilemezler. Son dönemde bize dönük içeriden ve dışarıdan gelen bazı kıskançlıkların arkasında da bu var. Çünkü bu aziz milletin bütün haşmetiyle tarihe tekrar döndüğüne şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı.

25 yıl önce zalim Saddam kardeşlerimize saldırdı

Devlet olmanın kudretli olmak, şefkatli olmak anlamını taşıdığına dikkat çeken Davutoğlu, "Kudret ve şefkatten yoksun olan bir millet ya acizleşir ya zalimleşir. Aciz olmak büyük bir utançtır, zalim olmak bize yakışmaz" diyerek, 16 Mart Halepçe Katliamı`nın yıldönümüne de değindi.

Davutoğlu, "Bundan 25 yıl önce zalim Saddam kardeşlerimize kimyasal silahla saldırdı. 6 bine yakın kardeşimiz orada şehit edilmiştir. Srebrenitza`daki Boşnak kardeşlerimizle Halepçe`de katledilen Kürt kardeşlerimizle bugün Suriye`de katledilmekte olan Arap, Kürt, Nusayri, Sünni kardeşlerimizle dayanışma arasında hiç bir fark görmüyoruz. Nerede bir zalim varsa ona karşı dururuz. Hangi medeniyetten gelirse gelsin her mazlumun yanında oluruz" dedi.

Bakan Davutoğlu, hedeflerinin yeni bir anayasa ile köklü ve güçlü bir ekonomi olduğunu da sözlerine ekledi.

Çağlayan: "Alevi, Sünni, Türk veya Kürt olsun" hepsi bu ülkenin sahibidirler

Davutoğlu`ndan sonra konuşan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, İmralı süreci üzerine dikkatleri çekerek, çözüm sürecinin Türkiye için çok önemli bir fırsat olduğunun savundu.

Bakan Çağlayan konuşmasının devamında, "Alevi, Sünni, Türk veya Kürt olsun, kalbi şerefli Türk bayrağının bölünmez bütünlüğü için çarpan herkesin başımızın üstünde yeri var. Yıllarca analarımızın gözlerindeki yaşı kurutan terör belasından Türkiye kurtulacaktır. Bunu başardığımızda evvel Allah, değil ekonomide ilk 10, ilk 5`e gireriz. Benim sizden isteğim, bu sürece zarar verecek şeylerden ve insanlardan uzak durmaktır. Bu bazı kesimleri mutlak suretle rahatsız edecektir. Ama biz doğru olduğuna inanıyoruz ve görüyoruz. Bu çalışma ve gayret önce Allah`ın izni ve milletimizin takdiriyle sonuca ulaşacaktır. Bu ülke hepimizin. Birbirimizi kafatası milliyetçiliğiyle ayırt etmemeliyiz. Biz milliyetçilikten kafatasçılığını anlamıyoruz. Bizim milliyetçiliğimiz kişi başına düşen geliri artırmak, ihracatı artırmaktır" şeklinde konuştu. (Osman Öksüz - İLKHA)