DOĞRUHABER / Hasan Işık

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın son Para Politikası Kurulu'nu bugün toplayacak. Kurul, bir önceki toplantıda politika faizini 475 baz puan artırarak yüzde 15'e yükseltmişti. “Uzmanlar” bu haftaki toplantıda ise 150 baz puan faiz artışı bekliyor. Peki bu “uzmanlar”ın faiz iştahını artıran nedir? Neden faizlerin yükseltirleceğini öngörüyorlar. Herhalde daha koltuğuna oturur oturmaz faizleri şaha kaldıran yeni Merkez Bankası Başkanı’ndan ümitliler… Halbuki daha bir hafta önce Amerika Merkez Bankası (FED) ve Rusya Merkez Bankası faizlere hiç dokunmamışlardı. Faizin anavatanında bile faizlere dokunulamazken siz neye güvenerek faizleri artırıyorsunuz?

CUMHURBAŞKANI’NA RAĞMEN Mİ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yüksek faizin nelere mal olduğu ortada. Yüksek faizle bizler gerçek anlamda yatırım yapabilir miyiz? İstihdam yapabilir miyiz? Üretim yapabilir miyiz? Mümkün değil. Öyleyse bizim bu noktada çok daha dikkatli olmamız lazım.  Yüksek faize yatırımcımızı ezdirmememiz gerekiyor.” derken ve "Türkiye'yi faiz, enflasyon, kur sarmalından çıkarmamız şarttır. Faiz sebeptir. Enflasyon neticedir. Bunu böyle bilelim" açıklamasında bulunurken yine de faizler yükseltilecekse o zaman “Cumhurbaşkanı’na rağmen” bir karar var demektir…

ENFLASYON VE FAİZ SARMALI KISIR BİR DÖNGÜDÜR

Halbuki faiz ekonomik bir gerçeklik değildir. Yani faizn karşısında bir mal, bir üretim, bir emek yoktur. Tamamen bir kan emme aracıdır ve ekonomiler ve toplumlar için bir felakettir. Biz bu sayfalardan her faiz adımı karşısında sesimizi yükseltmeye ve faiz ekonomisine karşı durmaya devam edeceğiz. Öngörümüz; bir gün gelecek ve Müslüman olmayan toplumlar bile faiz canavarının ne kadar korkunç toplumsal ve ekonomik yıkımlara yol açtığını anlayacak ve faize karşı savaş ilan edeceklerdir. Toplumsal canlılığa ve ekonomik hareketliliğe faizlerin artırılması ile değil süründürülmesi ulaşılacaktır.