Peki, Ağustos ayında Fas Başbakan’ı Sadeddin el-Osmani tarafından ‘Siyonist oluşumla her türlü normalleşmeyi reddediyoruz. Çünkü bu Filistinlilerin haklarını ihlal etmeye teşvik ediyor. Biz, bu hakları savunan bir krallık ve halkız.’ Açıklamasıyla reddedilen ‘normalleşme’ ne oldu da başladı?

Batı Sahra Sorunu

Fas ve Moritanya arasında  1975 yılında imzalanan Madrid Antlaşması ile İspanyol sömürgeciliğinin sona ermesi üzerine, Fas kuzeyden Batı Sahra topraklarının üçte ikisini, Moritanya ise güneyde kalan kısmını topraklarına kattı. Ancak Polisarya Cephesi 1976 yılında Batı Sahra Demokratik Arap Cumhuriyeti adıyla bağımsızlığını ilan etti. Moritanya, Batı Sahra üzerindeki hak iddiasından vazgeçti. Ancak  Fas o bölgede de egemenliğini ilan etti ve güney topraklarını korumak için güvenlik duvarı inşa etti. 1991 yılında Fas ile Polisaria Cephesi arasında bir ateşkes anlaşması imzalandı. Ancak bugüne kadar Batı Sahra’nın egemenliği noktasında bir anlaşmaya varılamadı. 

BM, Temmuz 2003'te, beş yıllık özerk yönetimden sonra bir bağımsızlık referandum düzenleme önerisini desteklediğini açıkladı, ancak Fas reddetti ve hayata geçirilemedi. Fas’ın ‘genişletilmiş özerklik’ önerisi de Polisarya cephesi tarafından kabul görmedi.  Kasım 2020’de ise Fas’ı Moritanya’ya bağlayan otoyol üzerinde  gerçekleşen bir dizi eylem üzerine gerilim nüksetti ve Polisaryo cephesi 1991’de imzalanan ateşkes anlaşmasının iptal edildiğini açıkladı.

Cezayir, Fas’ın girişimlerine karşı Polisarya cephesini destekliyor ve Batı Sahra sorununda ana aktörlerden olmayı hedefliyor.

ABD Fas’ın Egemenliğini Tanıdı!

Trump 10 Aralık'ta, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Bugün, Batı Sahra üzerinde Fas'ın hakimiyetini tanıdığımız bir bildiri imzaladım. Fas'ın ciddi, güvenilir ve gerçekçi özerklik teklifi, kalıcı barış ve refah için tek ve kalıcı çözümdür." ifadesini kullanmıştı. 1991 yılında duran ancak ilginç bir zamanlamayla tekrar patlak veren çatışmalar, Gergarat tampon bölgesinde Fas’ın Polisarya cephesine karşı operasyon başlatmasına sebebiyet vermişti. Savaş ihtimali ve uluslararası sahada egemenlik sorunu, Fas’ın küresel güç ABD’ye yakınlaşmasına sebebiyet verdi. Bu doğrultuda, ABD’nin Fas’a 1 milyar dolarlık silah, İHA satışı hedeflediği iddia edildi. Fas’ın askeri ve siyasi alanda desteklenmesi karşılığında ise Sudan’a ‘terörü destekleyen devletler’ listesinden çıkarılması karşılığında sunulan ‘Siyonist işgal rejimi’ ile normalleşme teklifi Fas’a da sunuldu. Birkaç ay öncesinde ‘her türlü normalleşmeyi’ reddeden Fas, Batı Sahra üzerindeki egemenliğini ‘legalleştirmek’ için Siyonist işgal rejimiyle normalleşmeyi kabul etti.

Fas “normalleşme” sürecine ‘müfredat’ ile başladı. Fas Milli Eğitim Bakanlığı, Yahudi tarihi ve kültürünün de bunun bir devamı olarak, gelecek dönemden itibaren ilkokul müfredatında yer alacağını belirtti. Fas,  Arap ülkeleri arasında bunu gerçekleştiren ilk ülke olacak!

Bahreyn Konsolosluk Açıyor!

ABD’nin en önemli müttefiklerinden Bayreyn, Fas’ın Siyonist işgal rejimiyle normalleşme kararının ardından Batı Sahra'nın El-Uyun kentinde konsolosluk açılması yönünde kararname çıkardı. Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) sonra Uyun'da konsolosluk açan ikinci Arap ülkesi olacak. Fas’ın geçtiğimiz ay Polisario Cephesi'ne karşı Kerkerat Sınır Kapısı'nda başlattığı operasyon, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn, Ürdün ve Suudi Arabistan tarafından desteklenmişti.