İZMİR (AA) 

Sığacık'ta gazetecilik yapan Ayhan Köksal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, deprem olduğunda aracının içinde seyir halinde olduğunu, sallanmaya başlayınca lastiğin patladığını düşünerek araçtan indiğini söyledi.

Vatandaşların panik halde kaçıştığını gördüğünü aktaran Köksal, "Deprem olduğunu bilmiyordum. Aracın lastiğinde veya direksiyonunda bir arıza var sanıp inmiştim. Sonra deprem olduğunu anladım, aracıma bindim ve gazeteciliğin verdiği refleksle telefonumu açıp canlı yayın yapmaya başladım." dedi.

"Boğulmaktan son anda kurtuldum"

Köksal, kısa bir süre sonra denizin taştığını ve aracının bulunduğu yere kadar suyun geldiğini anlatarak, şöyle devam etti:

"Sular gelemeye başladığında marinaya baktım, tekneler birbirine vuruyordu. Su yükselince arabadan kaçamadım. Su arabamın üzerine kadar çıktı. Kapıları zorladım, açamadım. Camı açıp 'Yardım edin.' dedim fakat araba denizdeki tekne gibi gidiyordu. Camı açtım, su bir camdan girip diğerinden çıktı. Koltuğun üzerine çıktım ve camdan çıktım. Kendimi aracın yanında bulunan karakolun merdivenlerine attım. Suyun üzerinden güçlükle kendimi kenara attım. Boğulmaktan son anda kurtuldum."

Böyle bir durumla daha önce karşılaşmadığını dile getiren Köksal, "Büyük bir su kütlesi geldi birden. Biz tsunami ne bilmiyoruz ve ilk kez karşılaştık. Büyük bir kamyonun suda yüzdüğünü gördüm. Sular çekildi fakat 5 dakika sonra tekrar büyük bir dalga geldi. Arabalarımızı bıraktık orada, canımızın derdine düştük. Sular çekilirken bu kez ne kadar malzeme varsa irili ufaklı denize aldı getirdi. Allah tekrarını yaşatmasın. Gerçekten çok korkunçtu." diye konuştu.