Clearview AI’ın yaşadığı veri sızıntısı, yüz tanıma teknolojilerinin güvenilirliği konusunu bir kez daha gündeme getirdi. İnternette yüz arama motoru görevi yürüten ABD merkezli Clearview AI, milyarlarca resimden oluşan veri tabanıyla eşleşme yapılmasını sağlamaktaydı. Kolluk kuvvetleri ve bankalar için yüz tanıma sistemi sunan Clearview AI, sunucularında depoladığı bu resimlerle güvenliğin sağlanması için çalışıyordu.

Clearview AI veri tabanını büyütmek için sosyal medya platformlarından da resimler toplamaktaydı. Özellikle Facebook’tan izinsiz bir şekilde resim alınması nedeniyle Clearview ile Facebook arasında gerginlik yaşanmıştı. Daha önce Clearview AI ile veri paylaşımını durdurmak için girişimlerde bulunan Facebook, firmanın topladığı verilerin de silinmesine yönelik talepte bulunmuştu. Clearview AI ile sosyal medya platformları arasında gerginlik sürerken, Şubat ayı sonlarında yaşanan veri sızıntısı teknoloji gündeminde büyük bir etki yarattı. Sosyal medya platformlarını veri kaynağı olarak kullanan Clearview AI, büyük bir veri sızıntısı yaşadı ve 3 milyarı aşkın fotoğrafa izinsiz bir şekilde erişim sağlandı.

Şirket yetkilileri sunucularına erişim olmadığını, duruma hızlı bir şekilde müdahale edildiğini ve söz konusu güvenlik açığının engellendiğini duyurdu. Ancak ABD Başkanlığı seçimlerinin de yaklaşması, sızıntı yaşanan fotoğrafların deepfake içerikler oluşturmak için kullanılabileceğine yönelik iddiaların ortaya çıkmasına neden oldu.

Clearview AI’ın yaşadığı veri sızıntısına en hızlı karşılık veren şirket ise Apple oldu. Apple, Clearview AI’ı üyeliğini iptal ettiğini duyurdu. Böylelikle iOS platformunda uygulamanın dağıtımına son verildi. Andorid tarafından ise konuyla ilgili henüz herhangi bir adım atılmadı.

Clearview AI gibi yüz tanıma teknolojilerinde öncü bir şirketin yaşadığı bu veri sızıntısı, bu teknolojilerin güvenilirliği konusundaki tartışmalarını da tekrar gündeme getirdi. Kullanıcıların güvenliğini sağlamayı hedefleyen yüz tanıma sistemlerinde verilerin sunucularda depolanması, bu tip veri sızıntıları ve izinsiz erişimler sonrasında güvenlik sorunları oluşturabiliyor. Ayrıca ortaya çıkan kişisel verilerin de siyasi seçimler gibi kritik durumlarda kullanılabilme ihtimali, bu konudaki tehlikenin de artmasına neden oluyor.