Terörist başı Binyamin Netanyahu ile emperyalist ABD Başkanı Trump'un tek taraflı olarak imzaladıkları ve iplerini zalimlere kaptırmış bazı Müslüman idarecilerin de destek verdiği "Yüzyılın şer" planına her kesimden tepkiler gelmeye devam ederken bir tepki de Mavi Marmara Gazisi Muhittin Yıldırım'dan geldi.

Siyonist abluka altındaki Filistinli Müslümanlara yardım götürmek için yola çıkan Mavi Marmara Gemisi, 31 Mayıs 2010 tarihinde Gazze'ye yakın uluslararası sularda işgalci israil askerlerinin saldırısına uğramıştı.

İşgalci siyonist askerlerin helikopter ve hücum botları ile çıktığı gemide insani yardım gönüllüsü 10 Müslüman şehit olmuş, onlarcası yaralanmış, alıkonulmuş ve işkence görmüştü.

Gazze Özgürlük Filosu'na düzenlenen saldırının üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen Mavi Marmara olayı dünya gündeminden hiç düşmedi.

Mavi Marmara olayının canlı şahidi ve gazisi Yıldırım, o gece, gemide siyonist teröristlerin gözlerindeki korkuya şahit olduğunu dile getirdi.

Filistin davasını yakından takip ettiğini, Filistinlilerin hem katledildiğini hem de topraklarını terk etmek zorunda bırakıldıklarını dile getiren Yıldırım, kendilerini oraya bağlayan neler varsa hepsinin imha edildiğini aktardı.

Terör rejiminin, Müslümanlara karşı çok boyutlu bir şekilde savaştığını dile getiren Yıldırım, "Batılılar önceden bir karar almak istediklerinde, İslam âleminin ne diyeceğini düşünür ve ona göre hareket ederlerdi. Şu an geldiğimiz noktada, Kudüs'ün israilin başkenti olarak kabul edilmesi, Filistinlilerin yok sayılması ve bunların işgalci Amerika tarafından ilan edilip destelenmesi ve artık İslam âleminin dikkate alınmadığını gösteriyor. Bunun en büyük nedeni ise başımızdaki idareciler ve bizim de dağınıklığımızdır. Vahdeti sağlayamayışımız, düşmanlarımızın elini güçlendiriyor. israil ve Batılı devletler bizim aleyhimize kararlar alıp uygulamaya da geçebiliyorlarsa ve biz de bir tepki ortaya katamıyorsak bu durum, sorunun bizde olduğunu gösteriyor." şeklinde konuştu.

"En büyük sorunumuz dünyevi hesaplardır" 

Müslümanlar olarak güçlü olmanın yolunun kıble bilincini diri tutmakla olacağını belirten Yıldırım, "Biz ilk kıblemizi dolayısıyla yönümüzü kaybettik. Eğer biz, burada kıldığımız namazların bilincinde değilsek Kudüs ve Mescid-i Aksa'da namaz kılamayız. Ümmet olarak Filistinli kardeşlerimizle beraber olmak istiyoruz fakat buradaki kardeşlerimize dâhi sahip çıkamıyoruz. Efendimiz (Sallahu Aleyhi Vesellem) bir hadis-i şerifinde, ahir zamanda öyle bir gün gelecektir ki obur ve iştahlı insanların mükellef bir sofraya üşüşmesi gibi kafirlerin Müslümanların üzerine üşüşeceğini, sayımızın çok fakat kalbimizde dünya sevgisinin olacağını bildiriyor.  Hakikaten en büyük sorunumuz makam, mevki ve dünyevi hesaplardır." diye ifadelerde bulundu.

"Terör rejimi Müslümanlardan çok korkuyorlar"

Mavi Marmara gemisinde yaralandığını ve işgalci siyonistlerle göz göze geldiğini belirten Yıldırım, "Onların ne kadar zavallı ve korkak olduğunu gemideki tüm kardeşlerimiz fark etti. Onlar özellikle Müslümanlardan çok korkuyor. Kalplerimize yerleşen dünya sevgisi, onların çok büyük olduğu yanılgısına bizi sevk ediyor. Haritaya baktığımızda terör şebekesinin, ümmetin kalbine saplanmış bir hançer olduğunu görebiliyoruz.  Bazı Müslüman yöneticiler, o hançerin daha da derinlere batması için çaba harcıyor." dedi.

İslam tarihine bakıldığında, o dönemin aileleri çocuklarını Allah için yetiştirdiklerini, ilimleri ile âlim ve amil bir insan olmaları derdini taşıdıklarını belirten Yıldırım, ebeveynlerin tekrardan evlatlarını İslami bir eğitim ve bilinçle yetiştirmeleri gerektiğini belirtti. (İLKHA)