İşgalci ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan "Yüzyılın Anlaşması" şer planı ile ilgili konuşan STK temsilcileri, söz konusu planı "Asrın işgali" olarak tanımladılar.

İşgalci ABD'nin bu cüretkârlığının, İslam ümmetinin parçalanmışlığından kaynaklandığını kaydeden STK'lar, vahdet ve birlikteliğin sağlanması ile bir güç oluşturulması gerektiğini söylediler.

 

"Onlar güçlerini Müslümanların dağınıklıklarından alıyor"

Umut Kervanı Adana Şube Başkanı Abidin Serin, terör şebekesini devlet olarak tanımadıkları gibi sözde barış anlaşmasında geçen maddeleri ve onların başkentlerini de tanımadıklarını ifade ederek, "israilin niyetinde Türkiye'nin Fırat ve Dicle arasını kontrol altına almak da var ki bu da 'Arz-ı mev'ut' yani sözde vaad edilmiş topraklardır. israilin bu şekilde cüretkâr davranması onun gücünden kaynaklanmıyor. Amerika'nın gücünden de kaynaklanmıyor. Onlar güçlerini Müslümanların dağınıklıklarından alıyor." ifadelerini kullandı.

"Mezhep ve ırk çatışmaları israil ve Amerika'ya güç kazandırıyor"

Müslümanların, Tâlût ve Câlût kıssalarından ibretler çıkarmaları gerektiğinin önemine işaret ederek sayı azlığından değil de ihtilaflar içerisinde olduğumuzdan dolayı düşmanın galip geldiğini belirten Serin, "Müslümanlar bir buçuk milyardan fazla olmasına rağmen 10 milyonluk bir terörist grubu ile başa çıkamıyor. Aslında başa çıkamama da değil. Çünkü Müslümanlar birbirleriyle uğraşıyorlar. İçinde bulunduğumuz mezhep ve ırk çatışmaları, israil ve Amerika'ya güç kazandırıyor. Ve maalesef birileri de bize sürekli Amerika'nın, Rusya'nın, Çin'in ve israilin devrilmez güçler olarak anlatmaya çalışıyor. Oysa yenilmez tek güç var, o da Allah-u Teâla'dır." diye konuştu.

"Allah'ın yardım etmesinin şartı, Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaktır"

Allah Azze ve Celle'nin inananlara yardım etmesinin, Müslümanların vahdeti ile mümkün olacağını dile getiren Serin, "Allah'ın yardım etmesinin şartı, Allah'ın ipine toptan sımsıkı sarılmak ve ayrılmamaktır. Önce Müslümanların bir araya gelmesi lazım. Bu işbirlikçi yöneticilerden kurtulması lazım. Müslümanlar İslam düşmanları ile baş edebilecek durumda. Rabbimiz Müslümanlara birlik beraberlik içerisinde hareket etmeyi nasip etsin." ifadelerini kullandı.

"Kudüs'ün, Allah-u Teâla tarafından belirlenmiş bir statüsü vardır"

İTTİHADUL ULEMA Adana Temsilcisi Orhan Erkuş, Kudüs'ün Mekke, Medine ve İstanbul'dan farksız olduğunu ifade ederek Mescidi Aksa'nın alelade bir mescit olmadığına belirtti.

Erkuş, "Hazreti Ömer, Kudüs'ün anahtarını almıştır. Allah-u Teâla tekrardan Kudüs'ün anahtarını nasip eylesin. Unutulmamalı ki, Kudüs Müslümanlarındır. Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa dediğimiz zaman, aklımıza İngiltere'nin, Fransa'nın, israilin ve ABD'nin toprakları değil, bizatihi ümmetin toprağı olduğu hatıra gelmelidir. Kudüs'ün, Allah-u Teâla tarafından belirlenmiş bir statüsü vardır. Çünkü Kur'an orayı anlatırken, bize, etrafının bereketli ve mübarek olduğunu söyler. Topraklarımızı gasp edenlerin israiloğulları olduğunu unutmamamız lazım. Burada, Peygamberlere vermiş olduğu sözü tutmayan, Peygamberleri katleden, gözü doymayan bir hırsla her tarafa saldıran Yahudilerden bahsediyoruz." dedi.

"Rabbimiz Hayber ruhunu tekrardan bize nasip etsin"

Diyarbakır, İstanbul ve Sakarya'da yapılan programların işgal rejimine bir zararının olmayacağını, sadece kendimizi tatmin etme amaçlı olduğunu söyleyenlerin görüşlerine kesinlikle katılmadıklarını ifade eden Erkuş, "Kudüs mübarektir, Kudüs bereketli topraklardır. Allah orayı bereketli kıldığı gibi oraya sahip çıkan insanları da değerli kılacak ve izzetli hale getirecektir. Şu anda bizim elimizden gelen israili tel'in etmektir. Onların kalbine korkuyu salmaktır. Allah-u Teâla, Kudüs'ü fetheden gücü de ümmete nasip eylesin. Rabbimiz, Kudüs etrafında bir olmayı, beraber olmayı, bir araya gelmeyi Hayber ruhunu tekrardan bize nasip etsin inşallah." değerlendirmelerinde bulundu.

İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) Adana Şube Başkanı Mahmut Eraslan, terör rejimine seslenerek, "Sen kimin malını kime veriyorsun?" diye tepki gösterdi.

"Mutlak surette Kudüs, Filistin'in başkentidir"

Eraslan, işgal rejimini dağdan gelip bağdakini kovmaya yeltenen dünya çapındaki terör grubu olarak niteledi.

Zalimlerin, İslam topraklarında rahat hareket edip kendi ajandaları doğrultusunda plan ve projeler yaptığını, ama asıl problemin, Müslümanların dağınıklığından kaynaklandığını belirten Eraslan, "Kim kiminle anlaşıyor?  Hangi masada oturmuş? Kiminle istişare edilmiş, kiminle görüşülmüş? Hangi haktan, hangi hukuktan bahsediyoruz. Dolayısıyla altını kalınca çizelim ki; bu topraklar Müslümanlara aittir ve mutlak surette Kudüs, Filistin'in başkentidir. Beyin gerisinde, arz-ı mev'ud planları çerçevesinde aslında Sadece meselenin Filistin olmadığını da biliyoruz." şeklinde konuştu.

"Birlikteliği sağladığımızda kaçacak yer arayacaklar"

Kur'an ve Sünnet çerçevesinde Allah'ın vadettiği, Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)'in de işaret ettiği birliktelik sağlandığı takdirde, siyonist ve emperyalistlerin kaçacak yer arayacaklarının müjdesini hatırlatan Eraslan, "Şu an gücümüz zayıf, sayımız çok. Aslında bir araya gelsek haddinden fazla gücümüz var. Bizim dağınıklığımızdan maalesef faydalanıyorlar. Ama onların bilmesi gereken bir şey var ki, o da hiçbir zaman Kudüs'ün, israil'in başkenti olmayacağıdır. Kudüs, Filistin'in ebedi başkentidir. Ümmetin mabedi olan ilk kıblemiz de oradadır." dedi.

"Mescid-i Aksa'nın konumuna uygun hareket etmemiz ve bir olmamız gerekiyor"

Müslümanların toparlanmak ve birlikte hareket etmek mecburiyetinde olduğunu belirten Eraslan, "Mescid-i Aksa'nın konumuna uygun hareket etmemiz ve bir olmamız gerekiyor. Selahaddin-i Eyyübi dönemindeki harekete baktığımızda orada çok güzel bir vurgu var. Buranın tekrar kurulması noktasında onun söylediği gibi gençler namazda bir araya geldiği zaman, üzerimizdeki bu ölü toprağını atacağız Allah'ın izniyle. Toparlanacağız, bu rezaleti kabul etmeyeceğiz ve Müslümanlar olarak eğer Kudüs bizi birleştirmeyecekse ne birleştirecek ki? Kudüs ve Filistin davası etrafında birleşeceğiz. Kudüs, sadece Filistinlilerin meselesi de değil, ümmetin meselesidir." diye konuştu.

Bir sivil toplum örgütü olarak siyasilerin de bu konuda tavır takınmaları gerektiğini söyleyen Eraslan, "Savaşlar masada başlayıp bitiyor. Askerler ise cephede çarpışıyor ama siyasi otorite dur dediğinde anında duruyor. O halde bu iş masada bitecek ve siyasi irade güçlü olacak. Bugün dünya liderleri daha cesur açıklamalar yapmalı. Artık şu Amerikan korkusunu atmalı ve Allah'tan korkmalı. Zaten Allah 'Onlardan değil benden korkun.' diyor. Siyasi irade artık kendisini bu noktada daha somut bir şekilde ortaya koymalı, açıklama yapmalıdır." dedi. (İLKHA)