Güvenlik soruşturmasıyla ilgili yapılan düzenleme hakkında MAZLUMDER Adıyaman Şubesi tarafından dernek binasında yapılan ve Şube Başkanı İbrahim Halil Kıran tarafından okunan açıklamada, "Anayasa Mahkemesinin 'Güvenlik Soruşturması' hakkındaki iptal kararından sonra, aynı hususta yeni bir yasa teklifi yapılmış ve bu teklifin Cumartesi günü Meclis gündemine geleceği belirtilmiştir." ifadeleri yer aldı.

"Mağdur olduğunu iddia edenlerin açtığı davalar 6 ay süreyle durdurularak yeniden soruşturulacak"

Güvenlik soruşturmasıyla arşiv araştırması zorunluluğu getirildiğine değinen Kıran, "Bilindiği üzere OHAL kapsamında çıkarılan 676 sayılı KHK ile devlet memurluğuna girişte güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması yapılması zorunluluğu getirilmişti. Bu düzenlemeyle devlet memurluğu için ilgili maddedeki şartların yanında, sınav ve mülakatlarda başarılı olmak yetmemekte, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasından da başarıyla geçmek gerekmekteydi. Söz konusu düzenlemenin iptal edilmesiyle birlikte gündeme yeni bir teklif gelmiştir. Yeni teklif, memur alımlarının tamamına devletin güvenliği açısından kritik olan gizlilik derecesindeki kurumlarına alımları düzenleyen 4045 Sayılı Kanun kapsamında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması şartı getirilmiştir. Mevzuat değişikliği sonrası mağdur olduğunu iddia eden kişilerce açılmış davaların 6 ay süreyle durdurularak yeniden güvenlik soruşturması yapılmasına, 4045 Sayılı Kanun kapsamında Değerlendirme Komisyonu kurularak, çalışma usulleri ile güvenlik soruşturmasındaki kıstaslara ilişkin düzenlemeleri içermektedir." dedi.

"Daha önce fişleme yapan güvenlik görevlilerinin bir kısmı sonradan terör örgütü üyeliğinden yargılandı"

Geçmişte insanların hukuksuz bir şekilde istihbari raporlarla mağdur edildiğini belirten Kıran, "Belirtmek gerekir ki devlet memurluğuna alımlarda idarenin; yasal, meşru ve objektif kıstaslara dayanması yerinde bir uygulamadır. Ancak sübjektif kıstaslar, duyuma, tahmine dayanan tespitler ya da asıl kişi dışında akrabalara ilişkin şahsilik ilkesiyle bağdaşmayacak veriler üzerinden güvenlik soruşturması, arşiv araştırması yapılarak kişilerin hayatlarına müdahale edilmesi meşru değildir. Geçmişte sübjektif ve keyfi yaklaşımlar öyle bir noktaya varmıştı ki, sivil toplum faaliyetlerinde bulunan kişilerin inancı veya etnik kökenine bakılarak mağduriyetler oluşturulmuştu. Hatta fişleme yapan güvenlik görevlilerinin bir kısmı terör örgütü üyeliği ile yargılanırken, tuttukları istihbari raporlarla bazı vatandaşların mağdur edildiği anlaşılmıştı ya da bir kurum tarafından işe alınmamış bir vatandaş başka bir kurum tarafından uygun bulunup işe başlatılabilmişti." şeklinde konuştu.

 

"İnsanların sadakat ve bağlılık derecelerini ölçecek bir alet yoktur"

Mahkemedeki yargılamanın durdurulması için belirlenen 6 aylık sürenin hak arama hürriyetinin ihlalini artıracağına vurgu yapan Kıran, "Yasa teklifiyle, Anayasa Mahkemesince iptal edilen güvenlik soruşturması, arşiv araştırması uygulaması tekrar canlandırılarak ve tahkim edilerek, sadakat ve bağlılık gibi sübjektif kıstaslar getirilmektedir. İnsanların sadakat veya bağlılık derecelerini ölçecek bir alet olmadığına göre kim, neye göre karar verecektir? Teklifte yer alan 'örgütle eylem birliği' ifadesi de farklı yorumlanmaya müsaittir. Örgütlerin suç ve zulüm içeren fiillerine iştirak etmemiş ama güncel meseleler hakkındaki beyanlarına benzer beyanlarda bulunmuş insanlar bu uygulamayla 'örgütle eylem birliği' içerisinde görülebilecektir. Yine bir örgütün görüşlerine benzer beyanlarda bulunanların, er- geç o örgütün işlediği suçları işleyeceği düşünülebilecektir. Bu ise niyetleri ve insanların geleceklerini yargılamak anlamına gelir ki, 'adil yargılanma hakkına ve masumiyet karinesine' aykırıdır. Teklifte bu soruşturmaların güvenlik birimleri ile mülki idare amirleri tarafından yapılacağı belirtilmekte ise de personelin bu iş için nasıl ehil hale getirileceği ve objektif kıstaslarla hareket edip edemeyecekleri de belirsizdir. Ayrıca teklifte, mahkemedeki yargılamanın durdurulması için belirlenen 6 aylık sürenin de hak arama hürriyetinin ihlali mahiyetinde olup zaten aylarca hak aramak için bekleyen kişileri daha uzun süre mağdur edecektir." dedi.

Açıklamasının sonunda Kıran, "MAZLUMDER olarak; Meclis gündemine gelmesi beklenen bahse konu güvenlik soruşturması düzenlemesi gündemden çıkarılmalı ve kanunlaşmasının önüne geçilmelidir. Ayrıca işe alımlarda sübjektif kıstaslar yerine, hukuki, meşru ve objektif kıstasların kabul edilmesini, suç ve cezanın şahsiliği ilkesinin de her koşulda esas alınmasını beklediğimizi ifade ederiz." şeklinde konuştu. (Cemil Özdaş-İLKHA)