İTTİHADUL ULEMA üyelerinden Molla Sinan Ünel, yılbaşı kutlamaları ve devlet eliyle teşvik edilen 'Milli Piyango'nun, Müslümanların hayatında yerinin olmadığını belirtti.

Yılbaşı kutlamalarının Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Batı taklitçileri tarafından topluma enjekte edildiğini, hiçbir semavi dinde yılbaşı kutlamalarının olmadığını belirten Ünel, yaklaşık bir asırdır bu melanetlerin İslam toplumuna bulaştırıldığına dikkat çekti.

Allah'ın içki, kumar ve fuhşu yasaklamasının çeşitli hikmetlerinin olduğunu ifade eden Ünel, bu haramların işlenmesinden dolayı toplumda ve ailede huzurun kalmadığını söyledi.

Kumarın devlet tarafından 'Milli Piyango' adıyla meşrulaştırılmaya çalışıldığını vurgulayan Ünel, sorumluluk sahibi herkesin 'Milli Piyango'nun haram olduğunu insanlara anlatması gerektiğinin altını çizdi.

Müslümanların "Emri bil maruf ve nehyi anil münker" sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini belirten Ünel, bu yapılmadığı takdirde Müslümanların Allah katında sorumlu olacağını hatırlattı.

Ünel, "Halkının yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede, özellikle aralık ayının sonlarına doğru alışveriş merkezlerinde hareketlilik olduğunu ve esnafın da ciddi manada hazırlıklar yaptığını görüyoruz. Bu hazırlıkların; örfümüzde, inancımızda, dinimizde ve geleneğimizde yeri yoktur. Tamamen Batı ve emperyalist güçler tarafından içimize sızdırılmış olan bu hazırlıkların ve çeşitli kutlamaların yapılması bizleri üzüyor. İslam akidesinde, halkın örf ve geleneğinde asla böyle bir kutlama yoktur. Sadece İslam dininde değil, diğer hiçbir semavi dinde de yoktur. Çünkü o gece yaşanan melanetlerin herhangi bir dinde olması mümkün değildir. Yıl başı kutlamaları, Hristiyanlara isnat edilmesine rağmen Hazreti İsa'nın getirdiği dinde böyle bir uygulama yoktur. Onun için biz böyle bir geceyi kabul etmiyoruz ve bütün Müslümanların bu geceye, bu nazarla bakmasını öneriyoruz.  Allah'tan, bütün Müslümanları, bu gibi haram eğlencelerden muhafaza etmesini temenni ediyoruz." diye konuştu.

 

"Yılbaşı kutlamaları Cumhuriyetin ilanı ile birlikte içimize sızdırıldı"

Yılbaşı kutlamalarının içimize nasıl sızdırıldığı ile ilgili bilgi veren Ünel, "Yılbaşı kutlamaları Cumhuriyetin ilanı ile birlikte içimize sızdırıldı. Batı'nın teknolojisini ve ilmini öğrenmek için Batı'ya giden insanlar, maalesef birçok alanda olduğu gibi Batı'nın kokuşmuş, batmış, çürümüş ve tamamen gayri ahlaki olan kültür ve yaşam tarzlarını da içimize sızdırdı. Nihayetinde bir asra yakındır Müslümanların yaşadığı bir toplumda bu haram eğlenceler yaşanıyor. Her sene 31 Aralık'ta, maalesef bu gece kutlanmaya devam ediyor. Bizi üzen şey, bu melanet ve rezilliklerin yaşanması için şehrin en güzel mekânlarının ve alanlarının bu melanetlere tahsis edilmesi ve devlet tarafından güvenliğinin sağlanmasıdır." şeklinde konuştu.

"İçkinin içildiği, kumarın oynandığı bir toplumda güvenden bahsetmemiz mümkün değildir"

Allah tarafından içki ve kumarın yasaklandığına değinen Ünel, "Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerimde, 'Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bunlardan kaçının; umulur ki kurtuluşa eresiniz.' (Maide-90) buyuruyor. Allahu Teâlâ yılbaşı gecesi işlenen melanetlerden içki, kumar ve fuhşun şeytanın birer pisliği olduğunu bildiriyor. Ayetin devamında ise şeytanın amacını bize bildiriyor; 'Şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister.' (Maide -91). Biz bugün bunu görüyoruz ki içki içen ve kumar oynayan bir insanın ne aile ne de toplumsal huzura bir faydası vardır. İçkinin içildiği, kumarın oynandığı bir toplumda güvenden, huzurdan, istikrardan ve kardeşlikten bahsetmemiz mümkün değildir." şeklinde konuştu.

"Allah, bütün Müslümanların bu kötülüklerden uzaklaşmasını emrediyor"

Kumarın toplumda yol açtığı yaralara dikkat çeken Ünel, "Bugün kumarın yuvaları yıktığını, birçok insanın kumar borcundan dolayı bunalıma girip intihar ettiğini, kadınların dul, çocukların yetim kaldığına şahitlik ediyoruz. Toplumsal huzura, aile huzuruna, bireyin kendi sağlığına zararlı olan bu illetlerin Yüce Rabbimiz tarafından yasaklanması boşuna değildir. Günümüzde maalesef birçok Müslümanın da bu geceyi kutladığını ve hazırlıklar yaptığını görüyoruz. Bu durum bizleri derinden üzmektedir.  Allah'a, ahiret gününe iman eden Müslümanların, bu yasaklara uymaması, bizlerin Allah'ın dininden ne kadar da çok uzaklaştığımızın bir göstergesidir. Kumarın devlet eliyle meşru görülmesi ve piyasaya sürülmesi, birçok yer ve alanda bunun reklamının yapılması insanı düşündüren ve üzen bir vakadır." dedi.

"Emri bil maruf ve nehyi anil münker hepimizin üzerine farz kılınmıştır"

Ünel, "Bu konularda herkes kendi üzerine düşen vazifeyi yerine getirmesi gerekir. Rabbimiz 'Emri bil maruf ve nehyi anil münker'i hepimizin üzerine farz kılmıştır. İyiliği emretmek ve kötülükten men etmek bütün Müslümanların vazifesidir. Dolayısıyla içki ve kumar melanetlerinin yılbaşı gecesinde işleniyor olması bu gecenin neye hizmet ettiğini ve neyi amaçladığının en büyük göstergesidir. Yaşadığımız ülkede başta yetkililer olmak üzere, kanaat önderleri, seyda ve âlimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi oluşumların bu konuya dikkat çekmesi lazımdır. Bize ait olmayan bu geleneğin bu toplumun gündemden çıkması için ellerinden geleni yapmaları gerekir. Aksi takdirde biz duyarsız ve ilgisiz kalırsak, biz o gece bir kutlama yapmasak bile, bir tavır ortaya koyamadığımız ve bunu engelleyemediğimiz için bunun mesuliyetini ve vebalini taşıyacağız." ifadelerini kullandı.

"Milli Piyango'nun kumar olduğunu insanlara anlatmamız lazım"

Ünel, şu ifadelerle sözlerine son verdi:

"Başta kendi nefsimizi, ailemizi, çevremizi ve ulaşabildiğimiz herkesi o gecenin tehlikesine karşı uyarmamız lazım. O gecedeki kutlamaların dinimizde yerinin olmadığını söylememiz lazım. Bizzat devlet eliyle teşvik edilen 'Milli Piyango'nun, kumar olduğunu, Allah'ın yasakladığı bir haram olduğunu, oradan elde edilecek kazancın kimseye faydasının olmayacağını ve ahirette bize vebal kazandıracağını, akıbetinin kötü olduğunu insanlara anlatmamız lazım. Ancak bu şekilde üzerimize düşen görevi yerine getirmiş oluruz. Peygamberimiz buyuruyor, 'Kim bir kavme benzerse onlardandır.' Hiçbir semavi dine ait olmayan, hiçbir peygamberin uygulaması olmayan, tamamen Rabbimiz tarafından yasaklanan, birçok haramın işlenmiş olduğu bu gecenin Müslümanın hayatında yeri yoktur. Bu geceyi kutladığımız takdirde, bu geceyi kutlayan zihniyetle aynı kefeye gireceğimizi ve aynı akide üzerinde olacağımızı da unutmayalım. Bu hepimizin bir sorumluluğudur. Rabbim cümlemizi bu haramlardan muhafaza eylesin." (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)