Irak'ın başkenti Bağdat ile orta ve güney kentlerde devam eden hükümet karşıtı gösterilerde bilanço her geçen gün ağırlaşıyor. Cuma gününden bu yana süren gösterilerde güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu 74 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 4 bin kişi yaralandı.

Irak'ta yıllardır kronikleşen işsizlik, yolsuzluk ve kamu hizmeti yetersizliği gibi sorunlar nedeniyle halk ilk olarak 1 Ekim'de sokaklara çıkarak hükümeti protesto etmeye başladı. Yaklaşık bir hafta süren bu gösterilere Erbain Törenleri dolayısıyla verilen ara sonrası Iraklılar geçen cuma günü yeniden Bağdat'taki Tahrir Meydanı'nda toplanarak protestolarına devam etti. Orta ve güney kentlerde de halk Bağdat ile eş zamanlı olarak sokaklara çıktı.

Gösterilerin merkezi konumundaki Tahrir Meydanı, 4 gündür hükümeti protesto eden sloganlarla yankılanıyor. Bağdat ve diğer kentlerdeki protestolara 2 gündür üniversite öğrencilerinden de yoğun katılım söz konusu.

Iraklı göstericiler her ne kadar Tahrir Meydanı'nı protesto alanı olarak belirlese de 2003'ten sonra ABD öncülüğünde kurulan düzenin merkezi konumundaki hükümet binalarının yer aldığı Yeşil Bölge'yi de zorluyor. Protestocuların Yeşil Bölge'ye girme girişimleri, güvenlik güçlerinin sert müdahaleleriyle akamete uğratılıyor.

Hükümet güçleri, günlerdir göstericileri yoğun şekilde kullandığı ses bombası ve göz yaşartıcı gaz bombalarıyla dağıtmaya çalışırken göstericiler ise tüm bu müdahalelere karşı alanı terk etmek istemiyor. Tahrir Meydanı'nda atılan ses bombalarının yankısı başkentin birçok noktasından duyulabiliyor. Gösteri alanında ayrıca gönüllü olarak görev yapan tıbbi müdahale ekipleri de yer alıyor. Ekipler, yoğun şekilde atılan bu gaz bombalarından etkilenenlere olay yerinde müdahale ediyor. Durumu ağır olanlar, ambulanslarla çevredeki hastanelere sevk ediliyor.

"Vatan istiyorum" pankartları
Tahrir göstericileri sık sık "halk rejimi devirmek istiyor" sloganları atıyor. Meydanda özellikle "vatan istiyorum" yazılı çok sayıda pankart açılması dikkati çekiyor. Iraklılar, vatanlarında özgür ve güvende olmadıklarını düşünüyor ve bunun için de özellikle ABD ile İran'ın ülkenin iç meselelerine müdahalesine karşı olduklarını ifade eden sloganlar atıyor.

İran'a en yoğun tepki Şiilerin yoğun olarak bulunduğu güneydeki kentlerde dile getiriliyor.

Ülkeyi ve siyasi iradeyi sarsan bu gösterilere iktidar ve muhalefette bulunan bazı Iraklı liderlerden de destek mesajları geldi.

Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, 25 Ekim gösterilerini desteklediğini açıkladı ve tabanına "gösterilere katılmaları" çağrısı yaptı. Hükümetin istifasını isteyen Sadr, güvenoyunun çekilmesi için meclisteki siyasi gruplara da seslendi.

Sadr'ın bu çağrısına olumlu yanıt yine kendisine bağlı meclisin en büyük grubu Sairun Koalisyonu'nden geldi. Sairun Koalisyonu, artık mecliste muhalefet cephesine geçtiğini duyurdu.

Eski Başbakan Haydar el-İbadi de protestoculara karşı uygulanan şiddet nedeniyle hükümeti sert şekilde eleştirmeyi sürdürüyor.

Parlamentoda muhalefet cephesinde bulunan Ulusal Hikmet Akımı (Şii) lideri Ammar el-Hekim de gösterilere destek açıklamaları yapıyor.

Eski Başbakanlardan İyad Allavi ve diğer bazı siyasi liderler de ülkedeki gösterilere yönelik destek açıklamaları yaparken büyük bölümünü gençlerin oluşturduğu protestocular ise eylemlerinde siyasi partilerin yer almasını istemiyor.

Sistani'nin yaşananlara bakışı
Şiilerin en büyük dini merci Ali es-Sistani de 25 Ekim öncesi gösterileri destekleyen mesajlar verdi.

Sistani, cuma günkü mesajında, göstericilere müdahale edilmemesini isterken, göstericilere de kamu ve özel mülklere zarar vermemeleri çağrısında bulundu.

Başbakan istifa etmemekte direniyor
Ülkenin birincil gündemini oluşturan ve hayatı adeta durma noktasına getiren gösteriler büyüyerek devam ederken, Başbakan Adil Abdulmehdi'den ise "beklenen" istifa haberi henüz gelmedi.

Meclis toplanamamıştı
Meclis ise cumartesi günü gösterileri görüşmek istese de Bağdat'ı terk eden pek çok milletvekilinin hazır bulunamayacağı sebebiyle toplanamamıştı. Mecliste bugün gösterilerin ele alınacağı özel bir oturum düzenlenmesi bekleniyor.

Göstericiler tarafından atılan slogan ve taşınan pankartlarla istifası istenen Başbakan Abdulmehdi'nin daha önce açıkladığı reform paketlerinin sokakta karşılığı olmadığı görülüyor.

Bilanço ağırlaşıyor
Ülkede 2003 sonrası yaşanan en büyük gösteri dalgası olduğu ifade edilen son protestolarda bilanço her geçen gün ağırlaşıyor.

Irak Bağımsız Yüksek İnsan Hakları Komiserliği, son 4 günde Bağdat ve diğer kentlerde düzenlenen gösterilerde 74 kişinin öldüğünü, aralarında güvenlik güçlerinin de bulunduğu yaklaşık 4 bin kişinin yaralandığını açıkladı.

Ülkede 1 Ekim'de başlayıp yaklaşık bir hafta süren gösterilerde de 157 kişi hayatını kaybetmiş, 6 binden fazla kişi yaralanmıştı.

Kaynak : AA