Kudüs'ün Selahaddin-i Eyyubî tarafından fethedilişinin yıldönümü münasebetiyle HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanlığınca düzenlenen "Kudüs ve Selahaddin" konulu panel devam ediyor.

Panelin birinci oturumda söz alan Beytülmakdis Öncüleri Başkanı (Ruvad) Dr. Fethi Abdulkadir, Kudüs’ün tarihi, önemi ve Hazreti Ömer dönemindeki fetih konusu üzerine bir konuşma yaptı.

Çoğu Müslüman gencin Filistin'in nerede olduğunu bilmediğini belirten Abdulkadir, "Batı Şeria Filistin'in ortasında görülüyor. Ürdün, Mısır, Suriye görülüyor. Batı Şeria'nın yanında Kudüs var. Eski Kudüs kentinin içinde Mescid-i Aksa vardır. İsra ve Miraç olayı burada yaşanmıştır. Çoğu kişi Kubbetü's Sahra'nın Mescid-i Aksa olduğuna inanıyor. Mescid-i Aksa bütün surların tamamıdır. Yani bu surların neresinde namaz kılınırsa Mescid-i Aksa'da namaz kılma sevabı vardır. İçinde Müslümanlara ait yaklaşık 200 tarihi eseri var." dedi.

"Kudüs'ü gerçek manada sahiplenemedik"

Mescid-i Aksa'nın sadece Araplarca değil herkes için mübarek kabul edildiğini söyleyen Abdulkadir, "Yine 'bereketli kıldığımız belde' diye Kur'an-ı Kerim'de geçiyor. Mukaddes ve mutahhar bir bölgedir. Mescid-i Aksa'nın önemine değinecek olursak bu bölgede yaşanan savaşlar, sıkıntılar ana esası Kudüs ve Mescid-i Aksa'dır. Onlar sadece Kudüs'ü değil Müslümanların mukaddesatlarını da işgal etmek istiyorlar. Bütün alanlarda ele geçirmek istiyorlar. Bu, Yahudilerin büyük bir projesidir. Protestan Hristiyanları Yahudilerle anlaşmalarıyla Mescid-i Aksa'da Süleyman Mabedini inşa etmek istiyorlar. Doğrudur, bunlar onların hikâyeleridir. Bu hikâyelerini uygulamaya çalışıyorlar. Biz hak ehliyiz ve Kudüs'ü gerçek manada sahiplenemedik, sarılamadık. Ama onlar bunu yapıyorlar." diye konuştu.

"Mescid-i Aksa'yı ikiye ayırmışlar"

Siyonist işgalci çetelerin tek hedeflerinin Mescid-i Aksa'yı yıkmak ve Süleyman Mabedini yapmak olduğunu vurgulayan Abdulkadir, şunları söyledi:

"Zamansal ve mekânsal kısıtlamalar var. Mescid-i Aksa'da Yahudilere bazı vakitler ayırıyorlar. Sık sık Mescid-i Aksa'ya baskınlar düzenliyorlar. En tehlikeli olan ise mekânsaldır. Yahudilerin Mescid-i Aksa'da kalıcılığını sağlamak için bir kısım Yahudilere taksim ediliyor. Bu en tehlikeli adımdır. Mescid-i Aksa'yı ikiye ayırmışlar. Bunu gerçekleştirmişler. Mescid-i Aksa düşmanlıkları son senelerde daha da kendini belli ediyor."

"Asıl hedef Mescidi Aksanın yıkılmasıdır"

Kudüs davasının sadece Filistinlilerin değil bütün Müslümanların meselesi olduğunu dile getiren Abdulkadir, "Yahudilerin birinci hedefi Mescid-i Aksa'nın altında Süleyman Mabedi inşa etmektir. Mescid-i Aksa'nın altında kazılara başladıkları günden beri kazılar yapıyorlar. Yahudilere ve Süleyman Mabedine ait bir şey bulamadılar. Anlaşılıyor ki iddia ettikleri şeyler hurafedir ve aslı astarı yoktur. Asıl hedef ise Mescid-i Aksa'nın yıkılmasıdır. Kazılar yaparak Yahudiler için havralar oluşturuyorlar. Bu Mescid-i Aksa'da meydana gelen hasarların onarılmasına da izin vermiyorlar. Bazı Tevrat rivayetleri bulmak için yaptıkları kazılar var. Bu kazılardan dolayı bozulmalar meydana gelmiş. Mescid-i Aksa'nın altında 72'den fazla tünel kazmışlar. Şu an David Freedman adlı ABD büyükelçisi bu tünelin açılışını yapıyor. Şu an tünelin açılışını yaptılar. Bu tünel Yahudi projesidir. Bir Yahudi kenti oluşturmanın ilk adımıdır. Kudüs'ün altında yaptıkları kazılara yeraltı Kudüs adını vermişlerdir." Şeklinde konuştu.

"Kudüslüleri hicrete zorluyorlar"

Kudüs için her Müslümanın elinden geleni yapması gerektiğini belirten Abdulkadir, "Polisler eşliğinde baskınlar yapıyorlar. Her seferinde bu baskınları düzenliyorlar. Arap baharından çok korktular. Tunus'ta ilk başlayan Arap baharından sonra Arap ve İslam toprakları Filistin'in özgürlüğünü istedi. Bu, Yahudileri çok korkuttu. Kudüs ile ilgilenen her Müslümanın güç yetirebildiği kadar Kudüs için elinden geleni yapmalıdır. Kubbetu's Sahra'nın önünde bekliyorlar bir süre. Çünkü onlar kapının kendi mabetlerine girişin ibadet olduğunu kabul ediyorlar. Yahudi polislerin koruması altında giriyorlar. Mescid-i Aksa'ya girerken gizli bir şekilde terennüm şeklinde namaz kılıyorlar. Aynı şekilde Mescid-i Aksa'ya baskın yaptıklarında evlilik, nikâh etkinlikleri, kutlamaları yapıyorlar. Mescidi Aksa'nın taşlarından ve topraklarından çalmaya çalışıyorlar. Onun kutsal olduğunu kabul ediyorlar. Müslümanları Mescid-i Aksa'da namaz kılmalarını engelliyorlar. İlmi dersleri engelliyorlar. Mescid-i Aksa için çalışan dernekleri engelleyip diskalifiye etmeye çalışıyorlar. Komisyon ve dernekleri hedef alıyorlar. Kudüslüleri hicrete zorluyorlar. Allah-u Teâlâ'nın takdir ettiği zaman Mescid-i Aksa'da olacak bir deprem Mescid-i Aksa'nın tamamen yıkılmasına neden olabilir. Çünkü kazılar büyük bir alana yayılmıştır." ifadelerini kullandı.

"Mescid-i Aksa ne manaya geliyor, bunun bilinmesi gerekir"

Kudüs'ün bütün Müslümanların davası olduğunu söyleyen Abdulkadir, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bütün Müslümanlar bu mesele konusunda Allah-u Teâlâ karşısında mesuliyet sahibidir. Her Müslüman, Mescid-i Aksa'nın Müslümanları ilgilendiren bir mesele olduğunu bilmelidir. Filistin'de yaşananlar Yahudilerle İsmailoğluları arasındaki bir davadır. Mescid-i Aksa'nın özgürleştirilmesi her Müslümanın görevidir. Bu bizim kalbimize bir akaid olarak yerleşmelidir. Bu konuda bilinçlendirme çalışmaları yürütmeliyiz. Müslümanları bilinçlendirmeliyiz. Mescid-i Aksa ne manaya geliyor? Bunun bilinmesi gerekir. Ayetleri ve hadisleri anlamak, kavramak gerekir. Müslümanın Allah-u Teâlâ'nın birliğine iman eden her Müslüman'ın Mescid-i Aksa'nın önemini idrak etmesi gerekir. Müslümanlar olarak Filistinli kardeşlerimizin mücadelesini desteklemeliyiz. Onları yalnız mı bırakacağız? Ayetleri ve hadisleri göz önüne aldığımızda Kudüs'ün anlamı ortaya çıkıyor."

"Basını Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü için kullanmalıyız"

Konuşmasının devamında Abdulkadir, "Öncelikle basın alanlarını Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü için kullanmalıyız. Filistin davasını gerçek anlamda aktaracak silah basındır. Müslümanların Kudüs ve Mescid-i Aksa ile yanlış bilgilerin sebebi basındır. Amerika ve Yahudilerin verdiği bilgiler yalandır. Basın gerçek bilgileri vermeyince Müslümanlar Mescid-i Aksa'yı tanımıyorlar. Arap ve İslami derneklerden bazıları Mescid-i Aksa'yı savunmalarını söylemelerine rağmen mesafe kat edemediler. Mescid-i Aksa konusunda Türkiye'nin konumu farklıdır. Türkiye destek veriyor. HÜDA PAR'ın bu konudaki anlayışı ve desteği de anlamlıdır." dedi. (Mehmet Fatih Akgül, Ramazan Casuk-İLKHA)