DOĞRUHABER

Temiz Toplum Derneği Genel Başkanı Bilal Ay’dan “toplumun manevi iklimini bozan” sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili önemli açıklamalar geldi.

“DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜYLE AÇIKLANAMAZ”

Nüfusun yüzde 67’sinin sosyal medya kullanıcısı olduğunu ifade eden Bilal Ay, “Bu oran yaklaşık 55 milyon kişiye denk geliyor. Çocukları da düşündüğümüz zaman neredeyse herkes bu mecrada. Bu kadar geniş bir kitleyi etkileyen bu alanda, toplumumuzun manevi iklimini bozan, ahlaki ve manevi değerlerimize uymayan paylaşımlar yer alıyor. Bu kesinlikle kabul edilebilir bir durum değil. Düşünce özgürlüğü gibi kavramlarla açıklanabilir bir durum da değil” şeklinde konuştu.

“MANEVİ ÇÖKÜŞE SEBEP OLUYOR”

Sosyal medyayı 55 milyon kişinin dolaştığı bir pazara benzeten Ay, “Sergilenen bazı ürünler gerçekten uygunsuz. Ancak burada ‘beğenmiyorsanız almayın, okumayın’ denebilecek bir durum söz konusu değil. Birincisi bu gönderiler insanın önüne kelimenin tam manası ile düşüyor. İkincisi ise gerçekten, çocuklarımız bu tehditle burun buruna. Önemine binaen tekrar ediyorum. Bu tür paylaşımlar, alakasız kıyaslar, yanlış bilgiler, gerçeğe uymayan içerikler içerse de, ahlaki ve manevi çöküşe sebep oluyor. Yani bireye, aileye, topluma, ülkeye zarar veriyor. Biz bunu asla ve asla kabul edemeyiz. Bu duruma sessiz kalamayız” diye konuştu.

“BU YANLIŞTAN ACİLEN DÖNÜLMELİ”

Maneviyat eksikliğinin başlı başına üzerinde durulması gereken bir şey olduğunun altını çizen Bilal Ay, “Bununla birlikte, toplumdaki birçok olumsuzluk da maneviyat eksikliğinden kaynaklanıyor. Uyuşturucu, alkol bağımlılığı, hırsızlık, gasp, şiddet gibi sıralayabileceğimiz pek çok olumsuzluğun altında ahlaki ve manevi eksiklik yatıyor” ifadelerini kullandı. Sosyal medyanın denetlenebilir bir alan olduğunu ifade eden Temiz Toplum Derneği Genel Başkanı Bilal Ay, “Bugün bir devlet yetkilisine, toplum önünde olan bir şahsiyet aleyhine eleştiri sınırlarını aşan bir paylaşımda bulunulsa, hemen adalet sistemi devreye giriyor. Yayınlar ivedilikle kaldırılıyor. Duruma göre ceza davaları açılıyor. Burada ise, değerlerimiz aleyhine olan bu durum karşısında en küçük bir olumsuz ifade dahi kabul edilebilir değilken derin bir sessizliğin hüküm sürüyor olmasına dernek olarak karşı çıkıyoruz. Bu yanlıştan acilen dönülmeli. Bu tarz yayınlara hem izin verilmemeli hem de gerekli hallerde adli cezalar verilmeli” dedi.