Muhsin Şenol-DOĞRUHABER

İç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeli muhacirler sürekli yalan haberlerle ve algı oyunlarıyla medyada gündem yapılıyor. Kardeşlik bilinciyle 8 yıldan beri 4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapılırken birileri de boş durmayarak kardeşlik ortamına zarar vermek için sürekli kara propaganda yapıyor. Özellikle İstanbul’da yaşayan Suriyelilerin sayısının fazla olması bu tip yalan haberlerin de artmasına sebep oluyor. Şimdilerde ise İstanbul’da kayıtlı olamayan Suriyelilerin ve kaçak göçmenlerin geri gönderilmesi konuşuluyor. Geri gönderme işlemleri sırasında yaşanan bazı aksaklıklar provokatörlerin de ekmeğine yağ sürüyor. Sosyal medyada kimi siyasetçi ve gazetecilerin ‘Suriyelileri istemiyoruz’ provokasyonu bazı yerlerde fiili müdahaleye kadar vardı. Baasçı bir karikatüristin bayrak üzerinden yaptığı bir kışkırtma da ırkçı çevreler tarafından kullanıldı.

SOSYAL MEDYADA ALGI OYUNLARI

Suriyelilere yönelik algı operasyonlarının odak noktası genellikle sosyal medya. Bu mecralarda adı sanı belli olmayan kişilerin yaydığı yalan haberler hızla yayılarak Avrupa’daki göçmen karşıtlığına benzer bir şekilde Suriyelilere yönelik nefret propagandasına dönüşüyor. Irkçı bazı gazetecilerin de kışkırtmasıyla yalan haberler sanki gerçekmiş gibi servis ediliyor. Suriyeli mültecilerin karıştığı bazı olaylar abartılarak ve bağlamından koparılarak haber yapılıyor ve 8 yıldan beri süre kardeşlik ortamının bozulması isteniyor. Bazıları bilinçsizce bu tip haberlere destek verirken aslında kaos simsarları bu haberlerle kardeşliğimizi hedef alıyorlar.

SİYASİLERDEN KAOS ÇIĞIRTKANLIĞI

Partilerinden kovulan veya partilerinde yer etmek isteyenlerin hedefi de Suriyeliler. Suriyeli düşmanlığıyla kendine medyada yer edinmek isteyen kimi eski siyasetçiler de yalan haberlerin kaynağını oluşturuyor. Nefreti körükleyerek artan ırkçılıktan nemalanmak isteyen eski ve aktif siyasetçiler sorumsuzca paylaştıkları haberlerin doğru olup olamamasını önemsemiyor. Sorumsuzluk ve art niyetin birleştiği yerde kimi provokatif olaylarla galeyana gelen kitleler ise yazılanlardan etkilenip kimi zaman olayları fiziki şiddete kadar götürebiliyor. Son örneğini İstanbul İkitelli’de yaşadığımız Suriyelilere yönelik linç girişimi olaylarının boyutlarını gözler önüne serdi. Suriyeli bir çocuğun başka bir çocuğa seslenmesiyle başlayan olaylar whatsapp guruplarının ve sosyal medya trollerinin çarpıtmasıyla tecavüz olarak gösterildi. Ardından yaşanan olaylarda Suriyelilerin dükkânları yağmalandı evlerine saldırıldı. Olayların ardından birçok kişi gözaltına alındı bazıları ise tutuklandı.

GERİ GÖNDERMELER PROVOKATÖRLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRDÜ

İçişleri Bakanlığının İstanbul’da kayıtlı olmayan Suriyelileri kayıtlı oldukları yerlere geri göndermeye başlaması ve kaçak olarak Türkiye’ye giren Afganistanlı, Pakistanlı ve Bangladeşli göçmenleri sınır dışı etmeye başlaması ise provokatörleri tekrar harekete geçirdi. Bazı gazetelerin özellikle bu konuyu işlemesi ve yalan haberleri servis edilmesi olayı bir mülteci düşmanlığına itti. Yine sosyal medyada Suriyeli istemiyoruz, Suriyeliler defolsun gibi ırkçı etiketler açılarak mülteci düşmanlığı körüklenmek istendi. Geri göndermelerde yaşanan bazı sıkıntılar ise fotoğrafın eksik yanını tamamalar nitelikte oldu. Bazı mültecilerin ellerinin plastik kelepçeyle bağlanması ve geri gönderme merkezlerinin fiziki durumunun kötü olması organize kışkırtma planın ikinci dayağını harekete geçirdi. Baas yanlısı bir karikatürist Türkiye bayrağındaki hilali bir canavara benzeterek mültecileri kıskancına alıyormuş gibi gösterdi. Sosyal medyada yalan haberler yapılarak da bütün Suriyelilerin Türkiye’den gönderildiği imajı oluşturulmak istendi.

BASIN AÇIKLMASINI PROVOKE ETMEK İSTEDİLER

Mülteci haklarını savunan Sivil Toplum Kuruluşları da yaşanan olayları protesto etmek için İstanbul Fatih’te bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında konuşmacılar, yükselen milliyetçi popülizme karşı hükümetin dik durması gerektiğini ve kardeşlik atmosferinin ırkçılar tarafından yıkılmaya çalışıldığını belirtiler. Basın açıklaması sırasında provokatör bir grup basın açıklamasının yapıldığı alana gelerek ırkçı sloganlar attığı görüldü. Polis provokatörlere müdahale ederek 7 kişiyi gözaltına aldı. Ayrıca Türkiye’ni en çok okunan internet ve yazılı medyası arasında yer alan basın kuruluşları da basın açıklamasını Suriyelilerin yaptığı yalanını uydurarak basın açıklamasını haber yaptı. Provokasyonların cezasız kalmasından cesaret alanlar ise organize kışkırtmalarına devam ediyor.  

ARAPÇA TABELA KARARI IRKÇI ÇEVRELERİN PERVASIZLIĞINI ARTIRDI

İçişleri Bakanlığının Arapça tabelalara yönelik menfi tutumu Türkiye’deki ırkçı kesimlerin daha pervasızca hareket etmesine neden oldu. Arapça tabelaların sökülmesi ve yüzde 25’e yüzde 75 kararı bazı çevrelerde bayram havası estirdi. Arap dünyasında ise Türkiye karşıtı çevreler bu girişimi “Türkiye’de Arap düşmanlığı” şeklinde kullandılar.