İstanbul

Arap Meclisi, mahkeme salonunda hayatını kaybeden, Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin şehadetinin 40. gününde anma töreni düzenledi.

Törende konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Arap Meclisi Başkanı Dr. Moncef Marzouki'nin Tunus Cumhurbaşkanı Baci Kaid es-Sibsi'nin vefatı nedeniyle törene katılamadığını belirterek, Sibsi'ye Allah'tan rahmet, Tunus halkına başsağlığı diledi.

Yılmaz, şunları kaydetti:

"1960'ta yaşadığımız darbe girişiminden sonra o zaman ki Başbakanımız Adnan Menderes, bazı bakanlarıyla birlikte darbeciler tarafından idam edilmişti. Şimdi o darbecileri kimse hatırlamıyor ama Menderes'i herkes minnetle, şükranla hatırlıyor. Bugün artık hem geçmiş darbeleri yapanlar hem de 15 Temmuz'da darbeyi başaramayanlar mahkemelerde yargılanıyor. Geldiğimiz bu noktadan sonra hiçbir kesim, yeni bir darbe girişimine de cesaret edemeyecektir. Çünkü bunun hesabını çok ağır bir şekilde bu milletin soracağını herkes biliyor."

Yılmaz, meşru bir yönetimi ve Mısır halkının iradesini temsil eden Mursi'ye bir yıl sonra darbe yapıldığını, hatırlatarak, darbenin arkasındaki güçleri bildiklerini, bir kez daha lanetlediklerini ve kınadıklarını söyledi.

Milletin iradesine karşı darbe yapıldığını, darbelerin milli değil, gayrimilli olduğunu ifade eden Yılmaz, "Darbeciler kendi halklarına karşı son derece sert ve zalim, dış dünyaya karşı da son derece yumuşak ve boyun eğer pozisyondadırlar. Aslında dış dünyada itibarları yoktur. Kendi halklarının kalbinde de itibarları yoktur. Bunları, çeşitli ülkelerin tarihlerinden de biliyoruz. Sonuçta darbeciler kaybedecek, millet kazanacaktır. Bunu her seferinde de görüyoruz. Sabırla ve birlik içinde buna karşı mücadele etmek durumundayız." diye konuştu.

Mursi'nin 7 yıla yakın süre hukuksuz şekilde özgürlüğünden mahrum bırakıldığını, avukatları ve ailesiyle istisnai durumlar dışında görüştürülmediğini aktaran Yılmaz, Mısır halkının bütün bu hukuksuzluklara ve insan hakları ihlallerine şahit olduğunu kaydetti.

"Adaleti savunmaya, mazlumlardan yana olmaya devam edeceğiz"

Bu darbeyi yapanların birtakım uluslararası çevrelerde ve ülkelerde kırmızı halılarla karşılandığını anlatan Yılmaz, aynı ülkelerin özellikle Türkiye'deki ortama dönük olumsuz algılar yaratma çabası içinde olduğunu dile getirdi.

Yılmaz, bu darbelere karşı uluslararası kuruluşların nasıl durduğunun görülmesi gerektiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dünya beşten büyüktür.' sözünü hatırlatmak istiyorum. Bu sözün ifade ettiği gerçek şu, daha adaletli bir uluslararası düzene ihtiyacımız var. Ülkelerde daha demokratik, daha özgürlükçü bir düzene ihtiyacımız olduğu gibi uluslararası alanda da daha adil bir düzene ihtiyacımız var. Gücün haklı olmadığı ama haklı olanın güçlü olduğu, sadece belli ülkelerin kaygılarının geçerli olmadığı, bütün insanlığın hakim olduğu bir uluslararası düzene ihtiyacımız var. Bu anlamda da Türkiye olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde dünyada adaleti savunmaya, mazlumlardan yana olmaya ve gücün daha fazla paylaşılmasını savunmaya devam edeceğiz. Bu birilerini kızdırsa da Türkiye'ye yönelik sürekli bir baskı oluşturmalarına neden olsa da ısrarla bu tutumumuzu devam ettireceğiz."

"Mursi bilinçli, tedrici ve aşamalı bir şekilde şehit edildi"

Yılmaz, Mursi'nin vefatının şaibeli olduğunu, bilinçli, tedrici ve aşamalı bir şekilde şehit edildiğini söyledi.

Mursi'nin vefatı konusunda uluslararası birtakım çabalar sergileneceğinden memnuniyet duyduğunu ifade eden Yılmaz, şunları aktardı:

"İnşallah uluslararası hukuk platformlarında bu konu daha fazla gündeme gelecektir ve karşılık bulacaktır. Bunun da ötesinde Mısır mahkemelerinde de bununla ilgili suçlu olanların yargılanmasını ve hesap vermesini de temenni ediyorum. Türkiye olarak bu konuda da haklı davası olanların yanında olmaya devam edeceğiz. Bu dava sadece Mısır halkının, Türkiye'nin davası değil, bütün insanlığın meselesidir. İnsanlık olarak bir sınavdan geçiyoruz. Tüm dünyada onurlu, adaletten, özgürlükten, hukuktan yana olan insanların bu konuyu sahiplenmesi gerekiyor. Şehit Mursi'nin anma günü vesilesiyle şunu tekrarlamamız gerekiyor. Bazı ölüler vardır ki, dirilerden daha diridirler. Mursi de şehit oldu ama 'yaşıyor' dediğimiz birçok insandan daha diri ve etkilidir. Aslında onun naaşından korkanlar bunu gösteriyorlar. Naaşını toplumdan kaçıranlar, onun gücünü bir anlamda kabul etmiş oluyorlar. Aslolan şehit Mursi'nin fikirlerine, davasına, Mısır halkına ve geleceğine sahip çıkmaktır. Kardeş mısır halkının acısının yürekten paylaşıyoruz. Şehit Mursi, sadece Mısır ve İslam dünyasının değil, insanlık onurunu ayakta tutmaya çalışanların şehididir."

Yılmaz, Mursi ve arkadaşlarının ödediği bedelin boşuna olmadığını, fedakarlıklarının bir gün karşılığını bulacağını sözlerine ekledi.

"Mursi şehadetiyle işkence altındaki Mısırlıların sesini haykırmıştır"

AK Parti Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay da Muhammed Mursi'nin şehadetinin, onun ölmesine sebep olanların gerçek yüzünü ifşa ettiğini ve Mısır'ın durumunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Ümmetin geldiği bu durumunda prensipler ve ilkeler doğrultusunda çözülmesi gerektiğine işaret eden Aktay, "Özgürlük, adalet sloganları altında halklarımız ayağa kalmıştı. Bizler Muhammed Mursi nin, vefatının 40. günü dolayısıyla düzenlenen anma töreni vesilesiyle bu sorunlarımızı ve sloganlaştırdığımız bu meseleleri nasıl hayata geçirebiliriz, bu konuda etraflıca düşünmek zorundayız." dedi.

Videoda Muhammed Mursi'nin nasıl bir cinayete maruz kalarak şehadete eriştiğini gördüklerini aktaran Aktay, şu değerlendirmede bulundu:

"Cemal Kaşıkçı'nın öldürülüşüne de benzemektedir. Tüm devletler insanlarını korumak zorundadır ancak bazı devletler kendi elleriyle vatandaşlarını öldürmektedirler, haklarını gasbetmektedirler. Bu anlamda Mursi şehadetiyle bu gerçekleri öğretmiştir. On binlerce Mısırlı bugün işkence altında hapishanelere doldurulmuş durumdadır. Mursi şehadetiyle bu gerçeği de haykırmıştır. Şu an dünyada Müslümanların tamamı milli irade ve demokrasi arzularını dile getirmektedirler. Makaleler neşredilmekte, konferanslar düzenlenmektedir. 'Neden Müslümanlar demokrasi istememektedir?' sorusu sürekli terennüm edilmektedir. Oysa ki şimdi Mursi'nin şehadeti bu soruları soranların da gerçek yüzlerini ortaya koymaktadır. Müslümanların demokrasi içerisinde yaşanmasını arzu etmiyorlar. Biz kendi demokrasimizle, irademizle, onurumuzla, gururumuzla, kendi topraklarımızda insan hakları çerçevesinde yaşamak istiyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her zaman dürüst ve samimi bir şekilde Mısır davası şehitlerine sahip çıkmıştır. Bütün dünya mazlumlarına dayanışma içinde olmuştur. Mursi'nin kaybı sadece Mısır halkı ya da dünya Müslümanları için bir kayıp değildir, tüm dünya için bir hüzün sebebi, üzüntü kaynağı olmuştur."

Türkiye-Filistin Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan ise Mursi'nin mücadelesinin sadece bir demokrasi mücadelesi olmadığını, Hz. Adem ile başlayan ve kıyamete kadar devam edecek olan hak ile batılın mücadelesinin bugünkü halkası olduğunu belirtti. ursi'nin ölmediğini, diri olduğunu ifade eden Turan, "Belki bedenen aramızdan ayrılmıştır ancak hem davaları hem de bıraktıkları güçlü mesajları aynen devam etmektedir. Bizler de o davanın temsilcileri olarak yolumuzu aydınlatan şehitlerin yolunda gitmenin kararlılığındayız." diye konuştu.

"Bu kahraman insanın hayatını koruyamadık"

Mısır'daki Devrimin Yarını Partisi Lideri Dr. Eymen Nur da Mursi'nin hayatını kurtarmak için yapmaları gerekenleri yapamadıklarını düşündüğünü ifade ederek, "Bu kahraman insanın hayatını koruyamadık." dedi.

Anma töreninin sadece bir taziye değil, gelecek inşası olduğunu dile getiren Nur, şöyle konuştu:

"Bütün vatanseverler, onurlu insanlar ve başta Mursi, ne yaparsak bizden razı olur, bunun cevabını aramak gerekir. Mursi'nin binlerce kişinin hayatını, özgürlüğünü korumak için yaptığı fedakarlıklara karşı bizler ne yapabiliriz? Mısır hapishanelerini dolduran insanları nasıl koruyabiliriz? Çünkü kan akmaya devam etmektedir. Gün içerisinde 2 gencimiz hayatını kaybetti. Bu zalimlerin, faşist rejimin zulüm mekanizmasından insanlarımızı nasıl kurtarabiliriz, bunun cevabını aramalıyız."

"Mursi'nin davası, uluslararası dava haline getirilmeli"

Nur, Mursi'nin ölümüne ve Mısır'da yaşananlara ilişkin kurulması planlanan komisyona ilişkin de "Tüm Mısırlıların davasını üstelenecek bir uluslararası komisyon olmalı. Halk ve STK temsilcilerinin de burada yer alması ve katkı yapması arzusundayız. Mursi'nin ve Mısırlı tutsakların davalarını, uluslararası bir dava haline getirmek üzere güçlü bir komisyon kurulmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Nobel Barış ödüllü Yemenli aktivist Tevekkül Karman, Mursi'nin ölümünün araştırılması gerektiğinin altını çizerek, uluslararası insan hakları kuruluşlara, "Herkesin kabul ettiği kuralları dünya demokrasisine yeniden bizlerin hatırlatması mı gerekiyor? Sisi rejiminin bugün hala devam ettiği işkence ve katliamları görmezden gelmeye devam mı edecekler? Suskunluğu tercih edenleri bir kez daha ifşa etmek istiyoruz." şeklinde seslendi.

Kaynak, AA