Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, sahabeler şehri Diyarbakır'ın sembol ismi olan İyaz Bin Ganem'in adının verildiği caddenin ismini ölmüş ve daha önce PKK'den hüküm giymiş olan "Dr İlhan Diken"in adının verilmesine  karar vermişti.

Tepkilere neden olan kararın ardından harekete geçen Diyarbakır Valiliği de "mevzuat hükümlerine aykırı" olduğundan ve "kamu vicdanını yaralayacak nitelikte" bulunduğundan dolayı kararı reddetmişti.

Ancak gelen tüm tepkilere ve valiliğin bu red kararına rağmen gece yarısı baskın yapar gibi İyaz Bin Ganem Caddesi'ne gelen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi personeli, küstah kararlarını devreye sokarak tabelayı değiştirdi.

HDP'li belediyenin sahabe düşmanlığı

Kayyum döneminde, merkez Sur ilçesinde yeni açılan bir caddeye Diyarbakır'ın İslam ile şereflenmesine vesile olan İslam komutanı İyaz bin Ganem'in isminin verildiği cadde, HDP'li belediye tarafından değiştirildi.

Belediye Meclisi, Karar Numarası 155 olan Sur ilçesi cadde isim değişikliği teklifini 62 üyenin oyu ile kabul etti.

Meclis üyeleri; Mehmet Akdoğan, Ceylan Aslan ve Ronda Bat'ın 19.06.2019 tarihli yazılı önergesi doğrultusunda, Sur ilçesi sınırlarında bulunan Kıtılbıl Mahallesi, Hayati Avşar Caddesinden, Dicle Üniversitesi Öğrenci Yurdunun yanından AZC-3.Etap Vadi Evlerine doğru çıkan 24 metre genişliğindeki İyaz Bin Ganem adı verilmiş olan caddenin, adının "Dr İlhan Diken" olarak değiştirilmesine karar verildi.

Caddeye, 5 yıl önce ölen ve 1992 yılında PKK'ye "yardım ve yataklık" suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası alan doktor İlhan Diken'in adının verilmesi kararlaştırıldı.

HDP'li Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin, Diyarbakır'ın sembol ismi olan İyaz Bin Ganem'in isimin değiştirilmesi kararı vatandaşlar tarafından tepkiyle karşılandı. Her fırsatta İslam'a ve Müslümanların kutsalına saldıran HDP'li belediye geçtiğimiz günlerde de 4 camimin imar planında değişiklik yaparak bitme aşamasında olan camilerin yıkımı için karar almıştı.

İyaz Bin Ganem kimdir?

Diyarbakır’ın fethinde komutanlık yapan sahabi İyâz b. Ganem (r.a.), Bedir, Uhud ve Hendek başta olmak üzere Peygamberimizin (sav) bütün gazvelerine iştirak etmiş bir mücahid sahabedir. Hz. Ebubekir’in halifeliği yıllarında irtidad olaylarının bastırılmasındaki başarısından dolayı komutan olarak Irak’a gönderildi. Daha sonra Suriye topraklarının genel komutanı sahabi Ebu Ubeyde b. Cerrâh (r.a.) onu Dımaşk’ın (Şam) fethinde (635) süvari birliklerinin kumandanlığına getirdi. Ebu Ubeyde şehadetinden önce İyâz’ı yerine vekil bıraktı. İyâz b. Ganem komutanlığındaki İslam orduları Halep, Humus, Rakka, Urfa, Habur, Malatya ve Nusaybin’i fethetti. Sırada bölgenin en büyük şehri olan o zamanki adıyla Âmid (Diyâr-ı Bekr) vardı.

Mekke’nin fethinden 9 yıl sonra 639 yılında Halife Hz. Ömer Diyarbakır’ın fethi görevini sahabenin seçkin komutanı İyâz b. Ganem’e verdi. İslam tarihine damgasını vuran Halid b. Velid de ordunun sol kanadına kumanda etmekle görevlendirildi.

İyâz b. Ganem sekiz bin kişilik bir kuvvetle harekete geçti. Ordusunda bine yakın sahabe vardı. Diyarbakır şehrinin melikesi Bizanslara bağlı Meryem ed-Dariye idi. İyâz b. Ganem, şehrin melikesine teslim olması için mektup gönderse de, Meryem ed-Dariye şehri teslim etmeyi reddetti. Diyarbakır surlarının verdiği savunma imkânıyla Bizans askerleri şehri savundular. Şehir kuşatması uzun sürdü.

Halid b. Velid, bir gece yüze yakın seçkin savaşçıyla birlikte şehre sızdı ve Fetih Kapısı ismini alan kapıyı açmayı başardı. Böylece İslam ordularının şehre girişini sağladılar. Kapıyı açmak için Bizans ordusunun nöbetçi askerleriyle yapılan savaşta içlerinde Halid b. Velid’in oğlu Süleyman b. Halid’in de olduğu 27 sahabe şehid düştü. Bu şehidlerin mezarları hâlen İçkale’de bulunan Hz. Süleyman Camisi bitişiğindeki şehitlikte bulunmaktadır.

Şehir fethedilirken Diyarbakır’daki Kürt halkı mukavemet göstermedi ve silahları toplatıldı. Bizans askerleri ise teslim olmak zorunda kaldı. Diyarbakır surlarında artık Roma’nın paçavrası değil, İslam ordularının tevhid sancağı dalgalanıyordu. Diyarbakır şehrinin merkezinde olan ve şehrin en büyük mabedi olan Martoma Kilisesi de fethin sembolü olarak camiye çevrilerek Ulucami adını aldı.

Diyarbakır’ın fethi sonrası Bizans’ın despotluğunda baskı ve zulüm altında yaşayan halka iyi muamele edildi ve İslam dinine girmeleri konusunda bir baskı yapılmadı. İslam dininin üstünlüğünü gören Hristiyan olsun Mecusi olsun Diyarbakır halkı İslam ile müşerref oldu.

Diyarbakır’ın fatihi İyâz b. Ganem’e (r.a.); Hz. Ömer’den Şam’a geçmesi ve idareyi eline alması için bir mektup alınca yola koyuldu. Fakat Humus’a vardığında vefat etti ve Halid b. Velid’in kabri yanına defnedildi. (İLKHA)