ENES DURMAZ- DOĞRUHABER

Vicdan Hareketi, Suriye zindanlarında bulunan kadın ve çocukların acilen özgürlüklerine kavuşmaları için 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Sultanahmet Meydanı’nda buluştu. Ayrıca Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak konuya ilişkin basın açıklamaları yapıldı. Türkiye’den ve dünyanın 110 ülkesinden yaklaşık 2 bin STK’nın katkısıyla yapılan eylemde katılımcılar, Suriyeli tutuklu kadınları temsilen ellerini oyalı yazmayla birbirine bağlayarak tüm dünyaya “sessiz çığlık” yükseltti. Programda ayrıca Suriye’de tutsak kalan ve özgürlüğüne kavuşan Suriyeli kadınlar yaşadıkları zulümleri anlattı.

110 ÜLKEDE SURİYELİ MAHPUS KADINLAR İÇİN MEYDANLARDAYIZ

Sultanahmet Meydanında Vicdan Hareketi adına basın açıklamasını okuyan Av. Gülden Sönmez, “Bugün 8 Mart 2019 Dünya Kadınlar Günü’nde bombaların altındaki Suriye dahil 110 ülkede meydanlardayız. Bugün dünyanın dört bir yanında Suriyeli mahpus kadınlar için meydanlardayız. Buradan Suriye hapishanelerinde acı içinde özgürlük bekleyenleri ve meydanları doldurarak onlar için vicdanları ayağa kaldıranları selamlıyoruz. Biliyoruz ki; mazlumlar ve ezilenler için vicdanın haykırışından daha güçlü bir imkan yok. Vicdan Hareketi tüm çocuklar yaşasın diye; dili, inancı, ırkı fark etmeksizin tüm kadınlar korunsun diye oluşmuş uluslararası bir inisiyatiftir. Vicdan Hareketi insan hayatını korumayı hedefleyen ve herkes için onurlu bir yaşam isteyen bir merhamet hareketidir.” ifadelerini kullandı.

BU KİRLİ SAVAŞLARA İSYAN EDİYORUZ

“Geçtiğimiz yıl bugün, dünyanın dört bir yanından kadınlar olarak başlattığımız Vicdan Konvoyu ile 10 binin üzerinde kadın Suriye sınırına gitmiştik.” diye konuşan Sönmez, “Bu yıl ise dünyanın tüm meydanlarında kadın erkek bir aradayız. Bizler, dünyanın birçok ülkesinden gelen insanlar olarak, hukuksuzca tutulan, cinsel saldırıya ve işkenceye maruz kalan Suriyeli kadınların özgürlüğü için sesimizi yükseltiyoruz. Kadınlar olarak isyan ediyoruz. Tecavüzün, savaşlarda kadınlara yönelik işkencenin ve her türlü zulmün silah olarak kullanılmasına isyan ediyoruz. Bu kirli savaşlara isyan ediyoruz. Çocukların çırpınarak ölmesine isyan ediyoruz. Hapislerde tutulan mazlum her kadın insanlığın geleceğine dair umudumuzu biraz daha kaybettiriyor. İnsanlığımızdan utanıyoruz. İnsanlığımızı kaybediyoruz. Suriye savaşı sırasında sayısız savaş suçu işlendi. Uluslararası sözleşmeleri etkili olarak uygulaması gereken devletler, uluslararası yargı mekanizmaları ve uluslararası toplumun bütün bileşenleri sivil insanların, kadın ve çocukların korunmasından sorumludur. Kadınlar ve çocuklar korunmalı, hiçbir şekilde esir tutulmamalı, taraflarca herhangi bir şekilde pazarlık konusu ve unsuru yapılmamalıdır. İnsan hayatının ve onurunun korunması temel prensiptir. Bu prensibin ve sorumlulukların yerine getirilmesi ancak İNSANLIK VİCDANININ harekete geçmesiyle mümkün olabilecektir.” dedi.

SADECE VE SADECE ADALETTEN YANA MAZLUMDAN YANA TAVIR ALIYORUZ

Sönmez, “Bu nedenle, bunca acıya, bu kadar ölüm ve zulme ARTIK YETER diyoruz. Dünyanın her yerinden vicdanların sesi olarak, şehirlerin meydanlarından Suriye’ye sesleniyoruz. Suriye Rejimine ve ortaklarına sesleniyoruz;

• Hemen, şimdi tecavüzü savaş silahı olarak kullanmayı bırakın.

• Hemen, şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun.

• Hemen, şimdi tüm Suriyeli kız kardeşlerimizi serbest bırakın. Bırakın evlerine dönsünler, bırakın ailelerine kavuşsunlar. Yeryüzünün dört bir yanındaki insanlık ailesinin her bir ferdini merhamete çağırıyoruz.

Suriye Rejiminin hapishanelerindeki cesur ve onurlu kadınlara sesleniyoruz. “Yeryüzünde vicdanlı bir insan kalmadı mı bize yardım edecek?” diyen kadınlara sesleniyoruz. Sesimizin size ulaştığını biliyoruz. Buradayız ve özgürlüğünüz için bütün gücümüzle kadın-erkek hep beraber çalışıyoruz. Pes etmeyeceğiz. Sizden asla vazgeçmeyeceğiz. Biz şahitleriz ve şahitlik ediyoruz. Mazlumun mazlumiyetine, zalimin zulmüne ve sessiz seyredenlerin mesuliyetine şahitlik ediyoruz. Sadece ve sadece adaletten yana, mazlumdan yana tavır alıyoruz. Biliyoruz ki bu aynı zamanda insanoğlunun geleceğine ve bugün zulmeden zalimlerin masum çocuklarına dahi insani sorumluluğumuzdur.” şeklinde konuştu.

SURİYE ZİNDANLARINDAKİ SON KADIN VE ÇOCUK ÖZGÜR OLUNCAYA DEK AYAKTAYIZ!

Görevini yapmayanlara, eksik yapanlara da şahitlik ettiklerini ifade eden Sönmez, son olarak şunları söyledi; “Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı vb. tüm uluslararası organizasyonlara, bu savaşın bir parçası olan tüm devletlere, uluslararası insan hakları örgütlerine, yasaları gereğince savaş bölgelerindeki sivillere karşı sorumluluk taşıyan uluslararası Kızılhaçlar ve Kızılaylara ve uluslararası insani yardım teşkilatlarına sesleniyoruz. Haydi tüm imkanlarınızı seferber ediniz. Masum bir insana özgürlüğünü vermek yeryüzündeki en kıymetli insani yardımdır. Haydi, şimdi ve daha fazla gecikmeden… Ve sesimizi duyan herkesi bu hareketi desteklemeye, karar alıcı kişi ve kurumlara mektuplar göndermeye, web sitemizdeki imza kampanyasına katılmaya ve yaymaya, her türlü çabaya ve duaya davet ediyoruz. İnsanoğlunun merhameti ve vicdanının ortak sesi; kitle imha silahlarını susturacak, hapishane kapılarını kıracak en büyük güçtür. Çünkü İNSANIZ! Ve herkes İçin insanca yaşam istiyoruz. Suriye zindanlarındaki son kadın ve çocuk özgür oluncaya dek AYAKTAYIZ!”