İMO Başkanı Necati Şahin, Nurten Topaloğlu’nun 5 Kasım tarihi itibariyle belgesinin onaylandığını ve mesleki engelinin kalmadığını söyledi.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Genel Merkezi’nin, Bursalı Yüksek İnşaat Mühendisi Nurten Topaloğlu’na başörtülü fotoğraf  gönderdiği için ‘Serbest inşaat mühendisliği belgesi’ (SİM) vermemesini Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) 1995’te aldığı yönetim kurulu kararına dayandırdığı öğrenildi. TMMOB’un sakallı mühendislere de SİM belgesi vermediği ortaya çıktı. Nurten Topaloğlu’na önceki gün itibariyle ‘belgen onaylandı’ müjdesi gelirken, belgenin fotoğrafsız olduğu bildirildi.

Yaşanan sıkıntıyı yasalara bağlayan İMO Bursa Şube Başkanı Necati Şahin, “TMMOB yönetim kurulu bir karar almış; 1995 yılında sakallı ve türbanlı resimlere kimlik verilmemesini kararlaştırmış. Ömer Faruk Tümer diye bir arkadaşımız var. O da sakalından dolayı kimlik alamadı” dedi. Şahin, üyelerinin mesleğini icra etmesi için ısrarcı olduklarını, Ankara genel merkez ve TMMOB temsilcileri ile sıkça görüşerek konuyu çözdüklerini kaydetti. Necati Şahin, “Nurten kardeşimizin söylediği her şeyin yanındayız. 5 Kasım 2012 Pazartesi tarihi itibariye Nurten kardeşimizin sicil durum belgesi imzalandı. Bize göre 21. yüzyılda bu konular konuşulmamalıdır. Bizde başı açık kapalı durumu yok. Bu, insanların tercihleridir. Kimse kimseye ipotek koyamaz. Nasıl pasaportta nüfus cüzdanında kabul ettiyse o şekilde olmalıdır” şeklinde konuştu.

BELGE FOTOĞRAFSIZ MI?
Şahin, Nurten Topaloğlu’na gelecek belgenin durumuyla ilgili olarak da “Belge geçerli. Fotoğrafı dahil mi, değil mi belli değil. Burada ‘şekilci’ değiliz” dedi.

AYRIMCILIK ÜZÜNTÜ VERİCİ
Nurten Topaloğlu ise kendi firmasını kurduktan sona bu belgeye ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Başvuru sürecinde sıkıntı yaşadığını vurgulayan Topaloğlu şunları kaydetti: “Burada insan hakları ihlali söz konusu. İnsanları kılık kıyafetiyle ilgili ayrımcılığa sevk etmek suçtur. Kimliğim türbanlı değil. O zaman yeni mezun olduğum için okulda problemler vardı. O zaman çok fazla önemsemedim. Ama bundan sonra bu konuda taviz vermeyeceğim.”

Kamil Koç’ta namaz sıkıntısı sürüyor...
Daha önce namaz kılmak isteyen yolcularına yönelik olumsuz tutumuyla toplumun tepkisini çeken Kamil Koç’ta değişen bir şey yok! İstanbul’dan Isparta’ya giden Yard. Doç. Abdullah Demir, hem gidiş hem de dönüş yolunda namaz sıkıntısı yaşadı. Demir, özellikle sabah namazı vakitlerine hiç riayet edilmediğini söylerken, firma kendini yasal mevzuatla savundu.

Otobüs firmalarının namaz kılan yolcularına yönelik olumsuz tutumu sürüyor. Daha önce namaz kılmak isteyen yolcularına yönelik olumsuz tutumuyla toplumun tepkisini çeken Kamil Koç firmasının namaz kılmak isteyen yolcularına yönelik tavrında bir değişiklik olmadığı anlaşıldı. Süleyman Demirel Üniversitesi’nce Isparta’da düzenlenen bir sempozyuma gitmek üzere İstanbul’dan geçtiğimiz Çarşamba gecesi saat 22.00 aracına bilet alan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Yardımcı Yard. Doç. Abdullah Demir, Kamil Koç’un namaz mağdurları arasına katıldı.

MOLAYA 2 SAAT, NAMAZA VAKİT YOK
İstabul-Isparta yolculuğu için saat 22.00’de İstanbul’dan hareket eden otobüs, sırasıyla 15 dakika Gebze’de, İzmit’te yarım saat, Sakarya Otogarı’nda 10 dakika bekledikten sonra Bozüyük’te 30 dakikalık mola verdi. Sabah saat 5.00 sularında Afyon otogarına giriş yapan otobüste Abdullah Demir, muavine sabah namazını kılmak istediğini söyleyince muavinden “Hemen gidiyoruz, vaktimiz yok” cevabını aldı.

Namaz skandalı dönüş yolunda da yaşandı. Gidiş-dönüş biletini beraber aldığı için dönüş yolunda da Kamil Koç firmasını kullanmak zorunda kaldığını anlatan Yard. Doç. Abdullah Demir, 2 Kasım Cuma günü arkadaşıyla birlikte saat 22.00’de Isparta’dan hareket eden otobüse bindi. Sandıklı’da 15 dakika bekleyen otobüs, daha sonra Afyon’a gelmeden yarım saatlik mola verdi. 15 dakika Afyon Otogarı’nda yolcu alımı için bekleyen otobüs, daha sonra da 15 dakika geç gelen bir yolcuyu bekledi. Otobüs daha sonra Kütahya’da 10 dakika bekledikten sonra Bozöyük’te 30 dakikalık bir mola verdi. Otobüs 5:30 sularında Sakarya Otogarı’na giriş yaptı. Araç şoförüne namaz kılmak istediğini söyleyen Demir, ret cevabı aldı. Demir, yaşananları şöyle anlattı: “Benim tuvalet ihtiyacım olsaydı; ki vardı, bu molayı verecektiniz değil mi? Varsa git dedi. Neden namaz için beklemiyorsun dedim. Bu cümleye bir şey diyemedi ancak gitme tehdidi yaptı. Ben de şoföre, “hemen geleceğim gidersen git” dedim. Ben de önce tuvalete daha sonra namaza gittim. Nihayet bütün bu işlemler 7 dakika’da gerçekleşti ve araca geldik. Tabii ben koltuğa vardığımda 2-3 dakika sonra araca binenler de olmadı değil.”

NAMAZ KONUSUNDA UYARILIYORLAR MI?
Otobüs firmalarında namazla alakalı yaşanan sıkıntıların bir an önce bitirilmesini isteyen Yard. Doç. Abdullah Demir, “Namaz meselesi olunca hem gidişte hem de gelişte muavin ve şoförlerin kabalıkları ayyuka çıktı demem abartılı değil. Diğer zamanlarda olumsuz bir tavır gördüğümü söyleyemem. Sanki özellikle namaz meselesiyle ilgili uyarılmışlar gibime geldiğini söylemek durumundayım. Gidiş ve dönüşteki bonkörce duraklama ve mola süreleri dikkate alındığında namaz için yapılan cimriliği sergileyenleri kamuoyu vicdanına bırakıyorum. Ayrıca gidiş dönüş biletim olmasaydı dönüşte Kamil Koç’u tercih etmeyecektim. Bundan sonra da tercih etmeyi düşünmüyorum” diye konuştu. (Yeni Akit)