“Danıştay saldırısına ilişkin kamera kayıtlarının silinerek delillerin karartıldığı” iddiasına ilişkin 6`sı tutuklu 10 sanığın yargılandığı davanın 2`nci duruşmasında, Danıştay saldırısı sırasında OYAK Savunma ve Güvenlik Sistemleri (SGS) Genel Müdürü olan tutuklu sanık Orhan Çoban dinlendi.
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi`nce büyük salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar Orhan Çoban, Mustafa Tarık Özyılmaz, Yavuz Selim Kavaklıoğlu, Serkan Akyıldız, Barış Demirtaş ve Metin Almalı ile tutuksuz sanıklar Murat Ünal, Murat Kaplan, Celalettin Yüksekkaya ve Erdem Acun katıldı.

OYAK`TAN DANIŞTAY GENEL SEKRETERİ`NE AĞIR SUÇLAMA

Orhan Çoban, 17 Mayıs 2006 tarihinde gerçekleşen Danıştay saldırısı hakkında şok açıklamalarda bulundu. Orhan Çoban, Danıştay Başkanlığı`nın güvenliğinden OYAK Savunma ve Güvenlik Sistemleri`nin (SGS) sorumlu olmadığını, Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı ve Danıştay Savcısı`nın (Mehmet Engin Çakmak`ın) sorumlu olduğunu açıkladı. Çoban, Danıştay binasının içinde kameraların bulunmadığını, Alparslan Arslan`ın keşif görüntülerinin Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı tarafından izlenebileceğini ve kaydedebileceğini açıkladı.

“DANIŞTAY GENEL SEKRETERİ, KEŞİF GÖRÜNTÜLERİNİ İZLEYEBİLİR VE KAYDEDEBİLİRDİ”

Orhan Çoban, Danıştay saldırısını gerçekleştirdiği iddia edilen Alparslan Arslan`ın, saldırıdan bir gün önce (16 Mayıs 2006) Danıştay binasının önünde keşif yapması, aynı gün öğleden sonra silahlı iki kişi tarafından Danıştay binasına götürülmesi ve ardından da Danıştay binasında dolaştığına yönelik görüntülerin geri döndürülemez şekilde silinmesi hakkında konuştu.
Orhan Çoban, “16 Mayıs 2006 tarihinde saat 16.00`da hard disk OYAK SGS tarafından alındı. 16 Mayıs saat 16.00`ya kadarki keşif görüntüleri Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı, (Mehmet Engin Çakmak) ve 3 Genel Sekreter Yardımcısı tarafından monitörlerden incelenebilirdi. Sistem arıza yapsa bile istense görüntüleri bilgisayarlara kaydedebiliyor. Kurduğumuz sistemden görüntüleri izleyen Danıştay görevlileri, saldırgan olup olmadığını tespit edebilirdi. Tespit etmemişler. Biz mi suçluyuz?” diye sordu.

ÇOBAN: “KAMERALARIN KURULMA YERLERİNİ DANIŞTAY BELİRLEDİ”

Çoban; Danıştay binasının içinde, asansörlerde, koridorlarda, daire başkanlarının odasının dışında ve içinde kameralarının bulunmadığını söyledi.
Danıştay Başkanlığı`nın isteği üzerine 7 kameranın Danıştay Hizmet Binası`nın önünde bulunan otoparkta; 1 kameranın da Danıştay Ana Hizmet Binası`nın önünde kurulduğunu hatırlatan Orhan Çoban, “Danıştay Hizmet Binası`nın önündeki otoparkta bulunan 7 kamera araçların fiziki zararlarını tespit etmek için kuruldu. Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı; söz konusu kameralardan araçları izleyerek mesaiye erken ve geç gelenleri tespit ediyordu. Bir kamera ise ana hizmet binasına kuruldu. Kameraların kurulma yerleri Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı tarafından söylendi” dedi.

“DANIŞTAY BAŞKANLIĞI`NIN GÜVENLİĞİNDEN DANIŞTAY SORUMLUDUR”

Danıştay Başkanlığı`nın kurulan cihazın arızalı olduğunda kayıt cihazının Danıştay Genel Sekreteri`nin odasında; Genel Sekreter Yardımcısı ve Genel Sekreter Yardımcısı tarafından incelendiğini kaydeden Orhan Çoban, “Kayıt cihazı arızalı da olsa görüntüler izlenebilir. Kurduğumuz sistemin birinci önceliği de güvenlik değil... Personelin işe geliş gidişini takip etmek için sistem kuruldu. Danıştay Başkanlığı`nın güvenliğinden Danıştay sorumludur. Danıştay davet ettiklerinde cihazı kontrol etmektedir” diye konuştu.

Aralık 2010`a kadar OYAK Güvenlik`in genel müdürlüğünü yaptığını belirten Çoban, Danıştay`daki cihazın söküldüğü ve yerine yenisinin takılmadığı suçlamasının hatalı olduğunu ileri sürdü. İddianamede keşfin 5. katta yapıldığının anlatıldığını söyleyen Çoban, “Bizim kurduğumuz kameralar ise otopark ile binanın ana giriş kapısını gösteriyor. Katlarda, koridorlarda ve salonlarda kamera yoktur. Bu nedenle keşif görüntülerini sildiğimiz iddiaları doğru değil” dedi.
Danıştay binasında kendi firmalarından çalışan hiçkimsenin bulunmadığını kaydeden Çoban, “Sistemi kurduktan sonra teslim ettik. Bundan sonra bizim yetkimiz Danıştay çağırdığında bakım ve onarım yapmak. Başka hiçbir sorumluluğumuz yok. Olay failleri ve mağdurlarıyla hiçbir ilgimiz yok. Sosyal ilişkimiz bulunmamaktadır. Sadece OYAK ve Danıştay`ın ticari ilişkisi vardır” diye konuştu.


Danıştay`ın kendilerinden 8 kamera ve bir kayıt cihazı istediğini belirten Çoban, bilirkişi raporunda hard diskte arıza olmadığının bildirildiğini hatırlattı. Çoban, “16 Mayıs 2006`daki görüntülerin bilinçli şekilde silindiği belirtiliyor. Cihazda arıza olduğu açık. Arıza olduğu gerekçesiyle Danıştay bizi çağırıyor. Teknisyenimiz gidiyor inceliyor. Şefine danışıyor. Bizim görevlilerimiz ve üretici firmanın görevlileri ‘Arıza var` diyor. Ama sadece bilirkişi ‘Arıza yok ve görüntüler silinmiş` diyor. Bu kadar insan yalan mı söylüyor?” ifadelerini kullandı.

16 Mayıs`taki görüntülerin silindiği iddialarını yalanlayan Çoban, “Cihaz kayıt yapmamıştı. Dosya oluşturmuş ama kayıt yapmamış. Olsa olsa boş dosyalar silinmiştir” ifadelerini kullandı.

“ANKARA`DAKİ MAHKEME VE YARGITAY GÖRÜNTÜLER İÇİN TELEON DAHİ AÇMADI”

Danıştay saldırısına ilişkin iddianamenin 11 Temmuz 2006 tarihinde Özel Yetkili Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi`ne gönderildiğini hatırlatan Orhan Çoban, “Ne Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, ne de davayı İstanbul`a bağlayan Yargıtay 9. Ceza Dairesi görüntüleri istememiştir. (Mahkeme ve Yargıtay) Telefon açılarak görüntülerle ilgili bilgi bile sorulmamıştır” diye konuştu.

“SÖZLEŞMEMİZDE BAŞKA HARD DİSK TAKILMASI İSTENMİYOR”

16 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay`ın güvenliğini sağlayan hard diskin arızalı olduğu iddiasıyla alındığını söyleyen Orhan Çoban, “Danıştay Başkanlığı ile sözleşmemizde hard disk değiştiğinde aynı cihazın takılması şartı var. Şirketin elinde aynı hard disk bulunmamıştı. Aralık 2005 tarihinde sistem kurulurken, ‘Hard disk bozulursa başka hard disk kullanmayın` deniliyor. Bu yüzden hard disk takılmadı” dedi.

“SİSTEM CİHAZI GENEL SEKRETER YARDIMCISININ KİLİTLİ DOLABINDA”

OYAK`ın kurduğu sistemin personelin işe gidişini sağlamak için olduğunu savunan Orhan Çoban, “Güvenlik için olsaydı, polis merkezi ve sivil savunma görüntüleri izleyebilirdi. Görüntüleri Danıştay`daki 3 genel sekreter yardımcısı ve bir genel sekreter izleyebiliyor. Sistem cihazı da Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı`nın kilitli dolabı içerisinde. Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı`nın dolabını açmak mümkün değil” şeklinde konuştu.

9-11 MAYIS 2006 TARİHİNDE DE KAYIT YAPILMAMIŞ

Orhan Çoban, 3 Mayıs ile 16 Mayıs arasındaki arızaları anlattı. Çoban, “İddianamede ilk arızanın 3 Mayıs`ta olduğu söyleniyor. Oysa 13 Şubat`ta da arıza oldu. 3 Mayıs`taki arızaya personel olmadığı için müdahale edemedik. 5 Mayıs`ta müdahale yapıldı. 8 ve 9 Mayıs`ta da arıza meydana geldi. Müdahale edildi. 9 Mayıs`taki müdahalede harddiskin değiştirilmesine karar verildi ve 11`inde değiştirildi. 16 Mayıs`ta tekrar arıza verdi. Teknisyen gitti ve yerinde tamir edilemediğini belirledi. Şefine danışarak Danıştay görevlilerinin de izniyle cihazı alıp getiriyor” şeklinde konuştu.

“ANAHTAR KODUMUZ GELİYOR, KOD GELİYOR, SİSTEM ÇALIŞIYOR”

OYAK Güvenlik SGS`nin malzemeleri yurtdışından (İsrail) aldığını kaydeden Orhan Çoban, “Anahtar kodumuz geliyor, kod geliyor, sistem çalışıyor. Bazen sistemin çalışması için birkaç gün geçiyor. Biz Danıştay`a kurduğumuz sistemin onarımından sorumluyuz, diğer olaylardan Danıştay sorumludur” dedi.
Çoban, “Danıştay binasının içinde katlarda, merdivenlerde ve daire başkanlarının bulunduğu koridorda kamera yok” dedi.

Kenan Kıran / Yeni Akit