21'inci yüzyılın vazgeçilmezleri arasında yer alan internet, insan hayatını etkisi altına alarak bireylerin sosyal birer varlık olmaktan çıkıp münferit bir hale gelmesine sebep olan nedenlerin başında geliyor.

Güvenli bir sosyal medya ve internet kullanımı için dikkat edilmesi gereken hususlara dair İLKHA'ya önemli açıklamalarda bulunan Bilgisayar Teknikeri ve Web Yazılımcıları, internette silinen veya bırakılan izlerin asla kaybolmayacağının idrakiyle hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.

Güvenli bir hesap için güçlü bir şifre kullanımının önemli bir unsur olduğunu vurgulayan uzmanlar, indirilen programların telefon bilgilerine erişimine asla izin verilmemesi gerektiğinin altını çiziyorlar.

İnternette yapılan alışverişlerde sanal kart kullanımının daha güvenli olduğunu ifade eden uzmanlar, paylaşılan her verinin hem hukuki hem de uhrevi boyutunun olduğu düşüncesiyle sosyal medya ve internet kullanılması tavsiyesinde bulunuyorlar.

21'nci yüzyılda gelişen teknolojinin getirileri olmakla beraber götürülerinin de olduğuna değinen Bilgisayar Teknikeri ve Web Yazılımcısı Ayşe Gördağ, "21'inci yüzyılda yaşıyoruz. Gelişen teknolojiyi görüyoruz hayatımızın her alanında mutlaka karşımıza çıkıyor. Birçok getirileri var olmakla beraber kötü yazılımlarla birlikte hayatımızda yer alıyor. Kötü yazılımlara karşı korunma yöntemlerimiz var. Bu yöntemlerin başında gelen şey güvenliği sağlayacak şifrelerdir. Bu şifreleri özellikle birden fazla karakter halinde değişik karakterler (büyük, küçük sayı veya özel)kullanarak güçlü bir şifre oluşturmalıyız. Bu bizim en büyük korunma yöntemlerimizdendir. Güçlü şifre, verilerimizi korumak için iyi bir yöntemdir. Bu şekilde şifreleme sosyal medya kullanımda da çok önemlidir." dedi.

"İnternette silinen veya bırakılan izler asla kaybolmaz"

"Güvenmediğimiz sitelere girmemeliyiz. Bazen virüs yazılımlarını gönderen insanlar kişisel bilgilerinize ulaşmak için bize diyem atıyor." diyen Gördağ, "Link veya herhangi bir virüs bulaşmıştır mesajlar gönderiliyor. Bu mesajları engellemek için diyemlerde asla bu mesajları açmamalıyız. Çünkü açtığımız takdirde kişisel verilerimize ulaşıyorlar. Bunun da önüne geçmemiz için böyle yapmalıyız. İnternette silinen veya bırakılan İzlerin asla kaybolmayacağını biliyoruz. Mesela, bir bilgi silmek istiyorsunuz, bir fotoğraf paylaştınız, 'Ben sildim.' O benim açımdan silindi fakat başkası için silinmediğini bilmeliyiz. Belli bir araştırma dâhilinde o fotoğrafın geri geldiğini görüyoruz. Bu da demek oluyor ki sosyal medyada bıraktığımız her iz, bize tekrardan dönebiliyor. Hem ahlaki boyutta hem uhrevi boyutta. Yani ahlaki olmayan bir siteye girdiğiniz zaman bu ileride karşımıza çıkabilir. Bu dünyada çıkmazsa bile ahirette mutlaka karşımıza çıkar. Bunu da dikkate almalıyız." ifadelerini kullandı.

"İnsanların kişisel bilgilerine saldırılar hem maddi hem de manevi olarak arttı"          

Teknolojinin her geçen gün daha da gelişmesi ile birlikte kişisel bilgi ve verilerin daha da tehlike altına girdiğini dile getiren Bilgisayar Teknikeri ve Web Yazılımcısı Ferit Gölgül ise "Günümüzde gelişen teknoloji ile beraber internet ve bilgisayar alanında birçok gelişmeler oldu. Bu gelişmeler hayatımızın hemen hemen her noktasında çok büyük faydalar ve rahatlıklar getirdi. Ulaşım alanında, tıp alanında, iletişim alanında, eğitim ve benzeri alanlarda hayatımıza birçok yenilik ve birçok rahatlık getirdi. Tabii bu rahatlığın yanında birçok risk ve güvenlik açığı da getirdi. Birçok dolandırıcılık yöntemi bu sayede gelişti. İnsanların kişisel bilgilerine saldırılar hem maddi hem manevi olarak arttı. Uygulamalar, insanların hayatını kolaylaştırdı. İnsanların hayatını kolaylaştıracak birçok program ve teknolojik cihaz üretildi. Bu teknolojik cihazlar insan hayatını kolaylaştırdığı gibi birçok maddi manevi güvenlik açığı da meydana getirdi." şeklinde konuştu.

"İnternet kullanımı bilinçli bir şekilde yapılmalı"

"Gelinen süreçte artık tamamen internetin hayattan çıkarılıp atılamayacağını belirten Gölgül, internet kullanımının bilinçli bir şekilde yapılması gerektiğine işaret etti.

Gölgül, şunları söyledi: "Ben interneti artık kullanmayacağım, bilgisayarı veya telefonu, tableti kullanmayacağım.' diyecek bir durumda değiliz. Çünkü hayatımızın hemen hemen her noktasında derinden bir etkilenme söz konusudur. Şu an bizim yapmamız gereken, gelişen güvenlik açıklarına ve risklere karşı bilinçlenmek ve buna karşı önlemler almaktır. Rahatlığımız için veya günlük işlerimizi yapabilmemiz için birçok program geliştirildi. Tabii bunun yanında kötü niyetli kişiler tarafından bu uygulamaların bize zarar verebilecek türleri de üretildi. Biz, bunlara 'virüs' diyoruz. Öncelikle bilgisayar, telefon veya tablet kullanırken bu cihazlarımızı güvenlik kodu ile şifrelemeniz gerekiyor. En büyük güvenlik önlemi, bence güvenlik kodudur. Çünkü dışarıdan herhangi bir müdahaleye, istenmeyen ellerin idaresine karşı cihazı büyük bir güvenlik sağlıyor. İstemediğimiz hiç kimse cihazımızı açıp da kişisel bilgilerimize ulaşamıyor. "

"İndirdiğiniz programların telefonunuzdaki bilgilere ulaşmasına izin vermeyin"

Cep telefonu, tablet ve bilgisayarlara program yüklerken çok dikkatli olunması gerektiğini belirten Gölgül, "Onun dışında internetten indirdiğimiz uygulamaların istediği izinler var. Telefon, bilgisayar veya tablette bir uygulama indirdiğimiz zaman uygulamalar bizden izin istiyor. Kameraya, ses cihazlarına, mikrofona veya rehbere ulaşılabilir. Bazı cihazlarda biz, bu izinleri kontrol edemiyoruz. Şöyle bir bilinçte olmamız gerekiyor. Bir oyun indiriyorsak oyun bizden rehberimize ve mikrofonunuza erişim izni istiyorsa demek ki bu uygulama kötü amaçlı bir uygulamadır. Bu tür izinler isteyen uygulamaları hiç indirmemek en doğrusu olacaktır. Çünkü biz O uygulamayı indirip bu izinleri verdiğimizde bizim bilgimiz olmadığında arka planda sürekli bu uygulamalar bu kişiler bilgilerimize ulaşacaktır. Mikrofonunuzu kullanıp ses kaydı yapabilecek. Çünkü bu izinleri kendimiz veriyoruz. " dedi.

"Harici depolama alanlarını sürekli tarayın"

"Cihazlarınızda kullandığınız harici depolama alanlarını sürekli tarayın." diyen Gölgül, "Bunun dışında biz cihazlarımız için flaş bellekler kullanıyoruz. Bu flash bellekleri bilgisayardan bilgisayara, cihazdan cihaza taktığınız için çok çabuk bir şekilde virüs kapabiliyor. Dolayısıyla her tarafta kullandığımız flash belleklerimizi taramadan, testten geçirmeden bilgisayarımıza ve telefonlarımıza takmayalım. Çünkü daha önce birçok defa denenmiştir ki bu flaşlardan bilgisayarlara virüs bulaşıyor ve hem maddi hem manevi zararlar getirebiliyor." ifadelerini kullandı.

"Cep telefonu numaranızı doğrulama olacak şekilde kaydedin"

Kullanılan cihazlara gelen sahte mailler ile birçok hesaba ulaşım sağlanabildiğini dile getiren Gölgül, sözlerine şöyle devam etti:

"İnternette özellikle son zamanlarda gelişen bir reklam virüsü olayı var. Bir haber sitesine veya farklı bir sosyal medya hesabına girdiğimizde hemen yeni bir sayfa açılıyor. Cihazınızda 5 virüs tespit edildi, temizlemek için tıklayınız gibi uyarılar çıkıyor. Bunlar sahte mesajlar, sahte uyarlardır. Eğer ki oradaki linke tıklanırsa o temizleme süreci güya başlatılırsa asıl o zaman cihaza virüs bulaşıyor. Ve bütün bilgileriniz, hatta sosyal medya şifreleriniz ele geçiyor. Sosyal medya hesapları da artık birçok kişisel bilginizi barındırdığı için bunları da şifreleme yöntemlerini çok sıkı bir şekilde güvene almanız gerekiyor. Öncelikle tahmin edilemeyen zor bir şifre olması gerekiyor ve mutlaka sosyal medya hesabınızda cep telefonu numaranızı cep telefonu ile doğrulama olacak şekilde kaydetmeniz gerekiyor. Çünkü şifre ne kadar zor olursa olsun o şifreler kırılabiliyor. Mail hesapları kırabilir ama cep telefonuna gelen şifreniz değişiyorsa bu çok zor bir şekilde kırılır. Kesinlikle telefon numaranızı eklemenizi öneriyorum."

"Çalınan hesaplardan para talep edilebiliyor"

Sosyal medya hesapları üzerinden elde edilen kişisel veriler ile kişilerden para talep edildiğini veya gayri ahlaki paylaşımlar yapılabildiğini belirten Gölgül "Daha önce birçok tanınan kişilerin hesapları çalınıp bunun üzerinden para talebinde veya başka kişilere hakaretler gibi olaylar gerçekleşti. Bundan dolayı özellikle sosyal medyada çıkan virüsler, virüslü mesajlar ve virüslü uyarılar ve size gelen mesajlar, bunlara dikkat etmeniz lazım. Gelişen teknoloji sayesinde artık oradaki linke tıklamasanız bile bazen sadece mesajı açmanız halinde bile bilgileriniz alınabiliyor, şifreniz kırılabiliyor. Bunlara dikkat etmeniz lazım. Özellikle karışık, anlamadığınız türden mesajlar gelirse hiç mesajı açmayın, direk mesajı silin veya bu tarayıcıda böyle uzun bilemediğimiz terimler olursa o sayfayı direk kapatın. Veya yeni bir sekme açtığınızda, 'Virüs bulaştı, temizlemek için tıklayın.' gibi uyarılar geldiğinde de hiçbir şekilde tıklamayın, direk o sayfayı kapattın."

"Alışverişte sanal kart kullanın"

İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde sanal kart kullanımının daha güvenli olduğunu dile getiren Gölgül, "Özellikle bankacılık işlemlerinde daha dikkatli olunması gerekiyor. Çünkü genelde hepimiz internette alışveriş yapıyoruz ve bunun için kredi kartı kullanıyoruz. Kredi kartı ile yaptığınız alışverişlerde kart bilgileriniz çalınabiliyor. Bunun önüne geçmek için sanal kart kullanılmasını tavsiye ederim. Sanal kart kullandığınız zaman limitini kendiniz belirliyorsunuz. Alışveriş yapacağınız zaman mesela limiti 50 TL yapıyorsunuz ve 50 TL çektikten sonra o kartın şifreleri, bilgileri çalınsa bile o kartla bir şey çekilemiyor. Bu işlemi internet bankacılığına girip kolayca bir sanal kart belirlemeyip limit koyabilirsiniz." diye konuştu.

"Gece yatarken interneti açık bırakmak güvenlik açısından risklidir"

Gölgül, son olarak şunları kaydetti:

"Gece yatarken özellikle cihazları internetten açık bir şekilde bırakıyoruz. Bu da tehlikeli bir işlemdir. Hem enerji tasarrufu açısından hem de güvenlik açısından risklidir. Çünkü sabaha kadar İnternetimiz boş boş harcanıyor, orada bitiyor. Bu zararlı yazılım kişisel verileri bu sırada çalabiliyor. Telefonumuza, 'istedi' işlemi yapabiliyor. Onun için internete Hatta özellikle de şarjda cihazınızı gece sabaha kadar bırakmak doğru değildir. Hem bataryanın şişmesine ve yanmasına sebep oluyor hem de interneti açık bıraktığınız zaman da internetin çabucak bitmesine sebep oluyor." (Cemil Özdaş - İLKHA)