DOĞRUHABER / HABER MERKEZİ

Suriye`de yüzbinlerce insan katledildi. Milyonlarca insan yerinden, yurdundan edildi. Bugüne kadar dertleri insan hakları ve mazlumlar olmayan Batı, Suriye`de yeni oyunlar peşinde. Kullanılan yüzlerce kimyasal silaha sesini etmeyen ABD öncülüğündeki Batı, Doğu Guta`da kullanılan kimyasalı bahane ederek Suriye`de bazı noktaları bombaladı. Saldırıdan Baas müttefiki Rusya`nın haberdar edilmesi ve de boş arazi ve üslerin bombalanmış olması danışıklı dövüş olarak yorumlandı. ABD, İngiltere ve Fransa'nın Beşşar Esed rejimi güçlerini hedef aldığı saldırıda, Suriye'nin başkenti Şam ile Hama, Humus, Dera ve Süveyda illerindeki askeri noktalar bombalandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın duyurduğu saldırıda ilk etapta Şam'daki Cumhuriyet Muhafızları, Dumeyr Havaalanı, Şam Uluslararası Havalimanı çevresi, Cemeyre Bilimsel Araştırmalar Merkezi, Kasyun Dağı'ndaki hava savunma sistemleri, Kisve ve Kalamun bölgelerindeki askeri noktalar vuruldu. ABD, İngiliz ve Fransız güçleri ayrıca rejimin kontrolünde bulunan Hama ilinde havaalanı, Humus ilinin Kuseyr bölgesinde Hizbullah güçleri, Dera`da 89. Tugay olarak bilinen İran yanlısı milis güçleri ve bazı askeri noktalar, Suveyda ilinde Halhala Havaalanı ve Dera ilinin İzra bölgesindeki hedeflere saldırı gerçekleştirdi. Bu arada Beşşar Esed rejimi medyası hava savunma birliklerinin saldırılara karşılık vererek bazı füzeleri havada imha ettiğini iddia etti.

ABD BAŞKANI TRUMP: ESED'İ VURMA TALİMATI VERDİM

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, ABD'nin Suriye rejimine yönelik kararını ilan etti. ABD Başkanı Trump, Amerikan kuvvetlerine 'Suriye diktatörü Esed'in kimyasal silah kapasitesiyle ilgili yerlere saldırı yapılması talimatını verdiğini' açıkladı, operasyona katılan İngiltere ve Fransa'ya teşekkür etti.

İNGİLTERE BAŞBAKANI MAY: BU, KOLAY ALDIĞIM BİR KARAR DEĞİL

"Bu akşam İngiliz Silahlı Kuvvetleri`ne, eş güdümlü ve hedefli darbelerle Suriye rejiminin kimyasal silah kapasitesini azaltması ve bunu kullanmaktan caydırması için yetki verdim." ifadesini kullandı.

Harekatın amacının Suriye rejimini caydırmak olmasının yanı sıra karşılığını görmeksizin kimyasal silah kullanabileceğine inanan başkalarına da açık bir mesaj olduğunu iddia eden May, "Bu, Başbakan olarak Silahlı Kuvvetlerimizi muharebeye sürme konusundaki ilk kararım. Bu, kolay aldığım bir karar değil." değerlendirmesinde bulundu.

MACRON: SALDIRI KİMYASAL TESİSLERE YAPILDI

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçen hafta Suriye'nin Duma kasabasına düzenlenen kimyasal saldırı ile "kırmızı çizginin aşıldığını" iddia etti. Kimyasal saldırının arkasında Suriye rejiminin olduğunu iddia eden Macron, ABD ve İngiltere ile gerçekleştirdikleri saldırının Suriye rejiminin kimyasal silah üretim tesisleri ile sınırlandırıldığını söyledi.

SURİYE'YE İLK DALGA SALDIRI SONA ERDİ

ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye rejimine karşı yürütülen ilk dalga saldırının sona erdiğini açıkladı.

GEÇEN YILDAN İKİ KAT FAZLA MÜHİMMAT KULLANILDI

Saldırının orantılı ancak ağır olduğunu anlatan ABD Savunma Bakanı Jim Mattis da "Bu yıl (geçen yılki saldırıya göre) iki katından biraz üzerinde fazla silah kullandık ama bu silahları kimyasal silah hedeflerine münhasır kullandık." iddiasında bulundu.

SURİYE'DE VURULAN HEDEFLER

Saldırıda ilk etapta başkent Şam'daki Cumhuriyet Muhafızları, Dumeyr Havaalanı, Şam Uluslararası Havalimanı çevresi, Cemeyre Bilimsel Araştırmalar Merkezi, Kasyun Dağı'ndaki hava savunma sistemleri, Kisve ve Kalamun bölgelerindeki askeri noktalar vuruldu. ABD, İngiliz ve Fransız güçleri ayrıca rejimin kontrolünde bulunan Hama ilinde havaalanı, Humus ilinin Kuseyr bölgesinde Hizbullah güçleri, Dera'da 89. Tugay olarak bilinen İran yanlısı milis güçleri ve bazı askeri noktalar, Suveyda ilinde Halhala Havaalanı ve Dera ilinin İzra bölgesindeki hedeflere saldırı gerçekleştirdi. Bu arada, Beşşar Esed rejimi medyası hava savunma birliklerinin saldırılara karşılık vererek bazı füzeleri havada imha ettiğini öne sürdü.

NATO'DAN ABD, İNGİLTERE VE FRANSA'YA DESTEK

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg yaptığı yazılı açıklamada, ABD ile İngiltere ve Fransa'nın Beşşar Esed'e yönelik saldırısını desteklediğini belirterek, "Bu saldırı rejimin Suriye halkına tekrar kimyasal saldırı düzenleme gücünü zayıflatacaktır." dedi. Müttefiklerin daha önce de rejimin Suriye'de kimyasal silah kullanmasını kınadığını hatırlatan Stoltenberg, bu tür saldırıların uluslararası kuralların ve anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu kaydetti. Stoltenberg, açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kimyasal silahların kullanılması kabul edilemez ve sorumlular hesap vermelidir. NATO, kimyasal silahların kullanımını uluslararası barışa bir tehdit olarak görmektedir ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne (CWC) bağlı kalınması önem arz etmektedir."

TÜRKİYE'DEN SURİYE OPERASYONUNA YÖNELİK İLK AÇIKLAMA

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Duma saldırısı karşısında tüm insanlığın vicdanına tercüman olan bu operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz" denildi.

KALIN: SURİYE REJİMİNİN CEVAPSIZ BIRAKILMASI DÜŞÜNÜLEMEZDİ

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Esed rejimine karşı düzenlediği saldırılarına ilişkin "7 Nisan'da Duma'da kimyasal saldırı gerçekleştirdiği anlaşılan Suriye rejiminin cevapsız bırakılması düşünülemezdi." dedi.

AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÜNAL: OPERASYON BİZİMLE PAYLAŞILDI

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Suriye rejimine yönelik operasyona ilişkin, "Böyle bir tepki gösterileceği açıklamalardan görülüyordu ve bizimle de bir bilgi paylaşımı oldu." dedi.

AB'DEN AÇIKLAMA

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, Duma'daki kimyasal saldırının ardından Esed rejimine karşı ABD, İngiltere ve Fransa'nın düzenlediği hava harekatına AB'nin destek verdiğini açıkladı. Sosyal medya hesabından bir mesaj paylaşan Tusk, "ABD, Fransa ve İngiltere tarafından düzenlenen operasyon, Suriye rejiminin Rusya ve İran`la birlikte, en azından bir bedel ödemeden, bu insani trajediyi sürdürmeye devam edemeyeceğini gösterdi." ifadesini kullandı. Tusk, "AB, müttefiklerin, yani haklının yanında yer alacaktır." açıklamasında bulundu. ABD, İngiltere ve Fransa'nın Esed rejimine yönelik saldırısı kapsamında başkent Şam yakınında bir kimyasal silah araştırma merkezi, Humus'un batısında yer alan bir kimyasal silah deposu ile kimyasal silahlarla ilişkili bir komuta merkezinin vurulduğu bildirilmişti.

ABD SALDIRISINA AVUSTRALYA'DAN DESTEK

Avustralya Dışişleri Bakanlığı`nın internet sayfasından, Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull, Dışişleri Bakanı Julie Bishop ve Savunma Bakanı Marise Payne imzalı yayımlanan ortak açıklamada, Suriye'deki rejim hedeflerinin vurulmasına destek verildi. Açıklamada, ABD, Fransa ve İngiltere tarafından başlatılan harekatı "Suriye rejimi tarafından 7 Nisan'da Duma'da yasa dışı kimyasal silah kullanımına sert tepki" olarak değerlendiren Avustralyalı liderler, "Avustralya, ölçülendirilmiş, orantılı ve hedeflenmiş bir tepkiyi gösteren bu saldırıyı desteklemektedir." ifadesini kullandı.

KANADA'DAN DESTEK

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Suriye`ye karşı başlatılan hava saldırıları üzerine yaptığı açıklamada, "Kanada, geçtiğimiz hafta Doğu Guta`da düzenlenen saldırıda kimyasal silah kullanımını en güçlü şartlarda kınamıştı. Kanada, ABD, İngiltere ve Fransa'nın, Esad rejiminin kendi halkına karşı kimyasal silah saldırıları başlatma imkanlarını bozmak için harekete geçme kararını destekliyor.`` dedi.

RUSYA'DAN TEPKİ

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Önce Suriye halkı için Arap Baharı kullanıldı, ardından DEAŞ, şimdi de ABD'nin akıllı füzeleri. Uzun yıllar terörist saldırıları altında ayakta kalmaya çalışan egemen devletin başkentine darbe vuruldu." ifadelerini kullandı.

BM'DEN SURİYE'DE İTİDAL ÇAĞRISI

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD, İngiltere ve Fransa'nın, Suriye'ye yönelik hava saldırısı düzenlemesi üzerine uluslararası hukuka uygun hareket edilmesi, itidal gösterilmesi ve gerginliği artıracak her türlü eylemden kaçınılması çağrısında bulundu.