DİYARBAKIR - Kur`an-ı Kerim`in ve Peygamber Efendimizin hayatının okullarda seçmeli ders olarak okutulmasını ön gören yasanın meclisten geçti. Sivil Toplum Kuruluşları yeni eğitim modelini değerlendirdiler.

Tesettürün Olmaması Önemli Bir Eksikliktir
İkra Eğitim Derneği Genel Başkanı Av. Abdulgani Orhan, Kur`an-ı Kerim`in ve Peygamber Efendimizin hayatının okullarda seçmeli ders olarak okutulmasını ön gören yasanın meclisten geçmesinin önemli bir gelişme olduğunu, ancak yeni eğitim modelinde başörtüsünün olmamasını önemli bir eksiklik olarak gördüğünü söyledi.

"28 Şubat`ın son kalıntısını da ortadan kaldırdık" şeklindeki sözlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Orhan, "Çünkü 28 Şubat`ın en önemli kalıntısı başörtüsüdür ve bu halen tam olarak çözülmüş değil. Oysa başörtülüler eğitim ve öğretimin her kademesinde rahatça okuyabilmeli ve çalışmalıdır. Kur`an-ı Kerim`in ve Peygamber Efendimizin hayatının okullarda seçmeli ders olarak okutulması önemli bir gelimedir, ancak bu derslerin ehil insanlar tarafından verilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan beri Avrupa`yı örnek alıyor ve şuan Avrupa`nın birçok ülkesinde karma eğitim kaldırıldı. Ancak Türkiye, ülkelerin terk ettiklerine yapışıp bırakmıyor. Toplumsal yozlaşmayı tetikleyen karma eğitim terk edilmediler. Türkiye, Müslümanların çoğunlukla olduğu ve yaşadığı bir ülke, bu nedene çoğunluğun talepleri göz ardı edilmemesi lazım." diye konuştu.

Mevcut Eğitim Sistemi Dünyevi Temeller Üzerine Kuruludur
Eğitim Bir Sen Diyarbakır Şube Başkanı Yunus Memiş, mevcut eğitim sisteminin dünyevi temeller üzerine kurulduğunu ve sadece üniversite odaklı olduğunu ifade ederek, mesleki ve teknik başarısının çok düşük olduğunu söyledi. İlkokul ve ortaokul binalarının birbirinden ayrılması gerektiğine değinen Memiş, 7 ile 14 yaşlarındaki çocukların ihtiyaçlarının farklı olduğunu, ilkokullarda okuyan çocuklara kişisel beceriler kazandırılmasını gerektiğini söyledi.

Açık Öğretim Okulları Açılmalı
Memiş sözlerini şöyle sürdürdü: "Her aile, kendi çocuğuna vereceği din bilgisini, bilincini kendisini belirlemelidir. Ayrıca aileler okul dışında da çocuğuna istediği dini eğitimi verebilmelidirler. Bizim özellikle önemsediğimiz konulardan bir tanesi de açık öğretim okullarıdır. Çünkü birçok aile belirli bir yaştan sonra çocuğunu hafızlık eğitimi için medreselere gönderiyor. Bu nedenle bu ailelerde çocuklarını rahat bir şekilde açık öğretim okullarına gönderebilmelidirler. Ancak bu şekilde özgür bir eğitimden söz edebiliriz."

 

Karma Eğitimden Vaaz Geçilsin!
28 Şubat uygulaması olan karma eğitimden vaaz geçilmesi gerektiğini ifade eden Memiş, bunun nedenini şu şekilde açıkladı: "Amerika`da 200 devlet okulu kız-erkek ayrı eğitim görmesi için başvuruda bulunulmuş. Avrupa da toplumsal olarak yozlaşınca karma eğitimden vaaz geçti. Türkiye`de toplumsal yozlaşmayı önlemek adına bu karma eğitimden vaaz geçilmelidir. Yeni eğitim sistemindeki Kur`an-ı Kerim eğitimi toplumsal yozlaşmayı engellemek adına güzel bir adımdır. Türkiye`de kız öğrenciler başlarını örttükleri için zaman zaman provokatörlükle suçlandılar. Bugün bir mini etekli eğitim görebiliyorsa, devlet kurumlarda çalışabiliyorsa bir örtülü de çalışmalı ve eğitim görmelidir."

Kur`an Eğitimini Önemsiyoruz
Din eğitimini, Kur-an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin hayatının okullarda ders şeklinde okutulmasını önemsediklerini ve desteklediklerini belirten Memiş, hükümetin de korkmadan, çekinmeden bunun alt yapısını biran önce hazırlamasını talep etti. (M. Salih Keskin - İLKHA)