El Halil'deki Hadise Fabrikası'nda çoğunluğu Zateri ailesinden 10 kişilik işçi grubu, inek ve keçi derilerini el emeği ve geleneksel yöntemlerle işliyor.

Fabrika'nın idaresini yürüten Rami Zateri (35), mesleğini ve bölgedeki dericiliği anlattı.

Zateri, bazı aletler kullanılsa da hala geleneksel yöntemlerle tabaklama yaptıklarını söyledi. Fabrikanın 1940'ta kurulduğuna işaret eden Zateri, "Eski dönemlerden bu yana dericilikte çağdaş makineler, derilerin temizlenmesinde yararlanılan kimyasallar kullanılmaya başlandı." dedi.

Ayakkabı üretiminde kullanılmak için hazırlanan derilerin tabaklanması için birçok aşamadan geçtiğini dile getiren Zateri, şunları söyledi:

"Kasap ya da kesimhaneden alınan deriler bozulmaması için önce tuzlanır. Ardından yıkanır ve kimyasal kullanılarak kıllarından temizlenir. Sonra ütülenen deriler talebe göre boyanır."

Kentte ailesine ait 12 deri fabrikası olduğunu söyleyen Zateri, çalıştırdıkları fabrikanın kendisi ve amcalarına ait olduğunu, bu anlamda atadan kalma bir meslek olduğu için dericiliğin kendileri için hem geçmiş hem bu gün hemde gelecek anlamına geldiğini dile getirdi. 

İthal ayakkabılar

Zateri, ithal ayakkabılarla rekabet endişesini dile getirerek, "İthal ayakkabılarla rekabete güç yetiremeyen El Halil'deki ayakkabı fabrikalarının çoğu kapandı. Bu durum kentteki deri fabrikalarını da olumsuz etkiliyor." diye konuştu.

Fabrikada yalnızca ayakkabı için üretim yapılmıyor. Kemer, çanta ve mobilya üretiminde kullanılan her türlü deri ihtiyacına fabrikada çıkan ürünlerle cevap veriliyor.  

Derinin doğallığı "dokunmakla" anlaşılır

İşletmenin sahiplerinden Talal Zateri, (55) 40 yıldır çalıştığı dericilikte mesleğin geçirdiği teknolojik gelişimlere de tanıklık etmiş.
Talal, insanlık tarihiyle eş zamanlı olduğunu ifade ettiği tabaklama işlemini, "Hayvan derilerini çözülme ve bozulmaya kabil organik maddelerden bozulmayan maddelere dönüştürme" mesleği olarak tarif ederek, bu işlemle derinin yumuşak hale geldiğini ve güçlendiğini söyledi.

Talal, Eline inek derisini alarak derinin özelliklerini şöyle sıraladı:

"Bu deriyi yıllarca kullanmak mümkündür. Yanmaz, suya ve ısıya karşı dayanıklıdır. Yüksek kaliteli bir deridir. Deri ayakkabı kokmaz, ayaklar için de rahattır ve temizlenmesi de kolaydır. Diğer maddelerden üretilenlere göre deri ayakkabı daha uzun yaşar. Doğal deriyi diğerlerinden yalnızca dokunarak anlamanız mümkündür."

Çetin rekabetten şikayet eden Talal Zateri, son 10 yıl içinde El Halil kentindeki ayakkabı imalathanelerinin yüzde 80'inin kapandığına dikkati çekerek, "Bu şekilde devam ederse kentteki tüm ayakkabı imalathaneleri ve tabakhaneler kapanacak." uyarısındabulundu.

İşgal rejiminin kısıtlamaları

El Halil kentinde deri endüstrisi yalnızca ithal ayakkabının yaygınlaşmasından kaynaklanan zorluklarla karşı karşıya değil. Sektörü zorlayan bir diğer unsur şüphesiz İsrail'in genel anlamda ticarete ve dericiliğe getirdiği kısıtlamalar.

Deri sektöründe kullanılan bazı kimyasalların güvenlik endişelerinden dolayı girişine izin vermeyen Siyonist yönetim, bu maddelerin girişi için özel izin alınmasını şart koşuyor.
İthal ayakkabıların yaygınlaşması ve İsrail yönetiminin kısıtlamaları bu şekilde devam edecek olursa, Batı Şeria'nın sanayi merkezi El Halil kentinde geleneksel dericiliğin yok olması kaçınılmaz bir son olarak görülüyor.