DİYARBAKIR- Dünya Su Günü nedeniyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Salonunda, "Su ve Gıda Güvenliği Sempozyumu" düzenlendi. Moderatörlüğünü Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Abdullah Sevinç'in yaptığı sempozyumda Diski Genel Müdür Vekili Fahrettin Çağdaş, Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Arş. Gör. Neşen Üzen, Jeoloji Müh. Odası Diyarbakır Şubesinden Ali Cihat Parlak ve Dicle Ünv. Ziraat Fakültesinden Prof. Dr. Öner Çetin birer konuşma yaptı.

Yaşamsal Sorunu Ciddiyetle Ele Almak Durumdayız
Sempozyumda su sorunun küresel ölçekte bir sorun olarak karşımızda durduğunu söyleyen Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Abdullah Sevinç, daha sonra şu ifadeleri kaydetti: "Bizler bu yaşamsal sorunu ciddiyetle ele almak durumdayız. BM gezegenimiz üzerindeki su kaynaklarının giderek artan baskılara ve suyun önemine vurgu yapmak amacıyla her yıl 22 Mart'ı Dünya Su Günü olarak ilan etmiştir. 2012'nin ana teması ise su kaybı ve suyun yanlış kullanımı gıda kaybı ve demektir vurgusuna dikkat çekmiştir. Bu amaçla yerelden evrensele bir ufuk açmaya çalışacağız."

Diyarbakır'da Kayıp ve Kaçak Sur Oranı Yüzde 49
Sempozyumda bir konuşma yapan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir suyun ticari bir meta olmasına karşı olduklarını ve kamunun yasal düzenlemede suyu bir ticari meta olmaktan çıkarması gerektiğini söyleyerek şu ifadeleri kaydetti: "Belediye olarak Diyarbakır'a verdiğimiz su miktarının 64,6 milyon metreküptür. Faturalandırdığımız su miktarı ise 32 milyon metreküptür, bu rakam ile ilk defa yüzde 50 oranını aştık. Daha önceki yıllarda faturalandırılan kısmın daha düşük rakamlara tekabül etmişti. Bu noktada kayıp ve kaçağın yüzde 49′larda olduğunu görüyoruz."

Diski Genel Müdür vekili Çağdaş ise, 'Su İdarelerinin Dünü, Bugünü ve Yarını' hakkında bir konuşma yaparak, "Bizim kullandığımız, aldığımız, ürettiğimiz suyun gezegenimiz ve bizim dışımızdaki canlıların önemi de ortada. Tüm bu politikaları belirlerken hangi yöntemleri esas alacağız. Su politikalarında da demokrasi de olmazsa olmaz parametrelerdendir. Suların yüzde 97'si okyanuslarda ve tuzlu denizlerde tuzlu su olarak alınmaktadır. Yani direk olarak canlı yaşamın kullanacağı şartlarda değildir. Tatlı su olarak su kaynağımız; yüzde 3 tür. Tatlı suların yüzde 87 si maalesef buzullarda topraklarda atmosferde ve ye altında kullanılamaz durumdadır. Bunun oranı tüm tatlı sur içerisinde 0.3 gibi bir rakamdır. Asya ortalaması 143 lt, Türkiye 111 lt, Diyarbakır ise günlük 98 lt'dir. Su kaynakları şu alanlar için kullanılır: Tarımsal, endüstriyel, kentsel, rekreasiyonel ve çevresel faaliyetler." ifadelerini kullandı.

İnsanlar Hala Suyu Bilinçsiz Bir Şekilde Kullanmaya Devam Ediyor
Doğa Koleji öğrencilerinden Sude Eken, büyük medeniyetlerin genellikle büyük nehir ve büyük göllerin çevresinde kurulduğuna dikkat çekerek, " Bu suyun hayatı, başlangıcı ve devamının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. İnsanlar hala suyu bilinçsiz bir şekilde kullanmaya devam ediyor. Artık her yerde insanlar su kullanımı hakkında bilinçlendiriliyor. Diyarbakır Koleji öğrencileri olarak bu bilinçlendirmeyi çok iyi bir şekilde yaptığımızı düşünüyor ve çaba sarf ediyoruz. Doğa öğrencileri olarak 'Herkes Komşusunu Bilinçlendirsin' kampanyası ile yaklaşık 8 bin aileyi bilinçlendirdik." şeklinde konuştu.

Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Görevlisi Neşen Üzen, ise 'Günümüzde Su Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar' konulu konuşmasında, günümüzde suyun önemi her gün gittikçe artmaktadır diyerek şu istatistiği bilgileri verdi: " Su; canlılığı sürdürmenin en önemli kaynağı olup insanoğlu günde 2 lt su içmek zorundadır. Su enerji için de çok önemli olup dünya enerjisinin yüzde 19'unu sudan karşılanmaktadır. Dünyamızda 1,4 milyar kişi yeterli içme suyundan yoksundur. 2.3 milyar kişi sağlıklı su bulamamaktadır ve yılda 7 milyon kişi su ile ilgili hastalıklardan ölmektedir."

Su ve toprak kaynaklarının verimli kullanılması ile su tasarrufu sağlayacak tedbirler önemlidir diyen Üzen daha sonra şu önerilerde bulundu: "Arazi tapulaştırmaları, modern sulama tesisleri, yönetimlerin yaklaşımı önemli bir araçtır."

Jeoloji Müh. Odası Diyarbakır Şubesinden Ali Cihat Parlak ise, Diyarbakır'ın yüzey ve yer altı suları durumu ve potansiyeli üzerinde durarak, "Fırat Havzası yüzey suyu potansiyeli 385 hm küp, Dicle havzası yüzey suyu potansiyeli 652 hm küp, toplam ise 6905 hm küptür. Diyarbakır ili dâhilinde yüzey sularlı üzerinde DSİ tarafından sulama ve enerji amaçlı barajlar ve göletler planlanmıştır."

Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Prof Dr Öner Çetin ise, kuraklık ve kuraklıkla mücadele stratejileri üzerinde durarak, "Canlıların yaşamı üzerinde önemli derecede olumsuz etkisi olan çevresel sorunların yaşanmasına yol açan ve her an afete dönüşebilen bir doğa olayı olan kuraklığın meydana gelişi iklim dalgalanmalarına bağlı yetersizliği son yıllarda etkisi görülen iklimsel değişme ile bağlantılı bulunmaktadır." dedi. (Osman İçli-İLKHA)