TEKNOLOJİ SERVİSİ

Elektrikli araçlara olan ilgi her geçen gün artıyor. Bu alandaki araştırma ve geliştirme çalışmaları devam ettikçe elektrikli araçların tek bir şarjla katettikleri mesafe yani menzilleri artarken, bataryaları tekrar şarj etmek için gerekli şarj istasyonları da yaygınlaşıyor. Elektrikli araç dendiğinde akla gelen ilk markalardan biri Tesla. Hollanda`daki Holthausen isimli bir doğal gaz şirketi, hidrojen enerjisinin geleceğin yakıt teknolojilerinden biri olduğuna dikkat çekmek için Tesla Model S`ye yakıt hücreleri yerleştirdi. Böylece aracın menzili yaklaşık iki kat arttı. Proje, Hesla olarak isimlendirildi.

Tesla Model S`nin 100D modeli tam dolu batarya ile yaklaşık 600 km yol katedebiliyor. Tesla Supercharger istasyonlarında bataryaların %80`i 30 dakika içinde dolabiliyor. Bu hızlı şarj istasyonlarından dünya genelinde şu anda yaklaşık 7500 adet var. Holthausen şirketi, Hesla`nın menzilinin hem elektrik bataryalarından hem de hidrojenden aldığı enerji sayesinde 1000 km`ye ulaştığını açıkladı.

Hidrojen Geleceğin Enerji Kaynağı Olabilir Mi?

Yakıt hücreleri kullanılan hidrojen enerjili araçlarda hidrojenin oksijenle tepkimesi sonucu enerji elde edilir. Hidrojen araç içindeki yakıt tankında gaz, sıvı ya da katı halde depolanabilir. Hidrojen enerjili araçların yakıtı bittiğinde tank kısa sürede tekrar doldurulabilir. Ancak bu teknolojiyle ilgili en önemli zorluk hidrojenin nasıl depolanacağı.

Maliyet, uygulanabilirlik ve güvenlik açılarından en uygun depolama teknolojisinin geliştirmesine yönelik araştırmalar devam ediyor. Hidrojen günümüzde çoğunlukla doğal gazdan elde ediliyor. Gelecekte ise suyun güneş ve rüzgâr enerjisi kullanılarak hidrojen ve oksijene ayrıştırılmasıyla hidrojen üretilebileceği düşünülüyor.