Riyad Makayev / Analiz

İki liderin görüşmesinden sonra Suriye konusunda önemli mesajlar verildi. Trump ve Putin'in görüşmesinin ardından Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü konusunda iki ülke arasında mutabakata varıldığı gibi duymaya doyamadığımız cümleler sarf edildi. Ayrıca, Suriye'de çözüme askeri tedbirlerle ulaşılamayacağı belirtilerek, tüm taraflara Cenevre barış görüşmelerine katılma çağrısı yapıldı. Ortak bildiride, DEAŞ'la ortak mücadelenin, terör örgütü Suriye'den tamamıyla temizlenene kadar süreceğinin altı çizildi. Yani ezber konuşmalar ve kamuoyunun duymak istediği cümleler kuruldu. Gerçekten ABD ve Rusya arasında neler konuşuluyor ve Ortadoğu`yu neler bekliyor? Beraber bunu bir analiz etmeye çalışalım.

ABD Başkanı Trump ve Rusya Devlet Başkanı Putin`in arasında sağlanan mutabakata benzer bir mutabakat Obama ve Putin arasında da sağlanmıştı ama sonra savaş daha da şiddetlenerek devam etti. Suriye`nin problemi DEAŞ değil, Esed rejimidir. DEAŞ`ın başkenti sayılan Rakka`nın düşmesiyle Suriye`deki problemin bittiği gibi lanse edilmesi çok manidardır. Daha önce Cenevre ve paralelinde yürütülen Astana görüşmeleri Suriye sorununu çözememiştir. Sadece Suriye oyununun içinde olan oyuncuların etki alanlarını belirlemiştir. Asıl problem çözümsüz durmaktadır. Oyun o kadar karışmıştır ki, artık sadece Suriye ile sınırlı değildir. Oyunun içinde artık Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Irak, Türkiye, İran, Yemen, Lübnan da vardır. Yani, oyuncular olarak değil problemin unsurları olarak yer almaktadırlar.

Batı ve Rusya bu ülkelere karşı çok kurnazca bir oyun oynadı. Bu ülkelerden her biri direk veya dolaylı olarak Suriye savaşının içindedir. Aynı zamanda birbiriyle de ciddi sorunlar yaşamaktadırlar. Türkiye, Suriye, Kuzey Irak ve BAE ile sorun yaşıyor. Arabistan, Katar, Suriye, Yemen, İran ve Lübnan ile sorun yaşamakta. İyi analiz edersek tüm bu sorunların arkasında ABD ve Rusya`nın olduğunu görürüz. Birilerini ABD yönlendiriyor ve diğerlerini Rusya. ABD ve Rusya ise kendi aralarında büyük sorunlar yaşıyor gibi gözüküyor. Bu Ortadoğu`da yaklaşan daha büyük bir savaşın ön çalışmalarıdır. Yani soğuk savaştan sonra tek başına Dünya liderliğine soyunan ABD işi istediği gibi götüremeyince Rusya`yı yeniden ortak almış gibi gözüküyor. Rusya`nın Suriye`ye girmesi de bu planın bir parçası olabilir. İslam ülkeleri kendi aralarında bölge lideri kavgaları verirken ABD ve Rusya arsayı çoktan böldü şimdi Arabistan`da, Katar`da, Suriye`de ve diğer İslam ülkelerinde ılımlı İslam projesi adı altında reformlara başlıyor. İlk etap bitti, şu anda ikinci etapın zamanı.

Suriye, ılımlı İslam projesi için ABD ve Rusya için çok önemli bir karargah. ABD ve Rusya`nın mutabakat sağladığı konular zaten hep vardı. ABD kendi görevini yaptı, Rusya kendi görevini. Büyüyen Türkiye`nin önüne bir set dikildi, PKK yetmeyince artı PYD/SDG sorunu yaratıldı. Arabistan İsrail ile işbirliği yapacak konuma getirildi. BAE ve Katar arasında yüz sene devam edecek sorunlarüretildi. İran Sünni dünyasıyla karşı karşıya getirildi. İstedikleri an fitilini çekerek yeni bir savaşı başlatacaklar. Rus askeri uzamanlar ise şimdi aynı ABD askeri uzmanların ağızıyla konuşmaya başladılar. Bundan sonra, ABD ve Rusya “terörist yetiştiren!” Ortadoğu ülkelerini kendi aralarında savaştıracaklar; radikal düşünceye sahip her kimse yok edilecek; ABD ve Rusya ile işbirliği yapanlara gereken askeri ve silah desteği sağlayacak; bölgedeki Emirler, Şeyhler, Prensler, İnsani Yardım Vakıfları ve silahlı kuvvetler güçsüz bırakılarak olası “terör örgütlerine!” sağlanan destek kesilecek; İslam`da reformlar yaparak ılımlı İslam bölgeye yerleştirilecek. Niyetleri böyledir. Bugün bunu yaşamaktayız. Konu İslam ve Müslüman olunca gayr-i müslimleri tek olarak görmekte fayda vardır.