DİYARBAKIR - Humus`taki saldırıya tepkiler tüm dünyada olduğu gibi Türkiye`de de devam ediyor. Peygamber Sevdalıları Platformu Genel Koordinatörü Av. Abdulğani Orhan, Mevlit Kandilinde hiçbir kutsal değer tanımayan azınlık Suriye yönetiminin camilerde toplanan Müslümanları bombalayarak kanlı ve çirkef tarihine kara bir sayfa daha eklediğini söyledi.
 
Bu Rejim Daha Fazla Yaşamaz
Şimdiye kadar zorbalıkla ve kanla beslenen bu rejimin daha fazla yaşayamayacağının anlaşıldığına dikkat çeken Orhan, "Bu rejim daha önce Hama şehrini yerle bir etmesi ile şahısların değişmesi ile değişmediğini ispatlamıştır. Masum yüzlü bir çehre görüntüsü veren oğul Esad ve bağlı oldukları Nusayri azınlık İslam toplumuna karşı hiçbir zaman iki yüzlülükten kurtulamamıştır. Bu rejim artık ikiyüzlülüğün kendisini kurtaramayacağı bir hale gelmiştir." dedi.
 
Müslümanlar Kur`an-i Esaslara Göre Yönetilmesi Zamanı Geldi
Emperyalist batı ülkelerinin, Amerika`nın ve kukla Arap krallıklarının bu rejime karşı isyanı desteklemeleri kendilerinin bu mazlum Müslüman halkı desteklemelerini engellemeyeceklerini ifade eden Orhan, "Emperyalistlerin ve kukla devletlerin rejime isyan eden Müslüman kardeşlerimizi destekleyen tavırları insani olmayıp siyasal çıkar dengesi gözetilerek yapıldığı açıktır. Bizim Müslüman halkı desteklememiz emperyalist ve kukla devletlerin yanında yer aldığımız anlamına gelmez. Sadece Suriye`de değil bütün dünyada Müslüman halkların despot ve zalim rejimlerden kurtulması ve iman ettiği Kur` an-i esaslara göre yönetilmesi zamanı gelmiştir." diye konuştu.
 
Allah Dışında Kimseden Korkmuyorlar
Artık Müslümanların Allah dışında kimseden korkmayacağı İslami devlet sisteminin tüm dünya Müslüman halkları açısından görünür hale geldiğini belirten Orhan, Arap baharının bunun somut örneği olduğunu söyledi. Orhan sözlerine şöyle devam etti: "Artık Müslümanları baskı altında tutacak batı taklitçisi ve batı uşağı rejimler tek tek yok olacaktır. Fakat bu aşamada Müslüman halkların batının tuzaklarına gelmeyecek bilinçli hareket metotlarını takip etmesi gerekmektedir.Suriye`deki rejim aleyhtarı ayaklanma ve gösterilerin İslami eksenli olduğu gelen haber ve görüntülerden net olarak anlaşılmaktadır. Suriye`nin çevresindeki iyi niyetli olduklarını iddia eden tüm devletlerin özellikle Türkiye`nin Suriye halkının kanının dökülmesini engellemek için samimi olmadıkları anlaşılmaktadır."

Kanlı Senaryodan En Çok İsrail`in Keyif Alıyor
Şu an yok olacakları korkusuyla rejimi ayakta tutmaya çalışan azınlıkların ve isyan eden Müslüman halk kitlesini korkulan en kötü durumla baş başa kaldıklarını ifade eden Orhan, bu kanlı senaryodan en çok İsrail`in keyif aldığına dikkat çekildi. Orhan, "Eğer Türkiye Amerika kuklası Arap birliği teşkilatının oyununa gelip rejimle diyalogu tamamen koparmamış olsaydı, Müslüman halkla rejim arasında uzlaşmaya götürecek ara bulma çalışmalarında belli bir mesafe kat ederdi ve kanın durmasında bir nebze başarılı olabilirdi." dedi.
 
Suriye Rejimini Lanetliyoruz
Çıkmaz sokakta bulunan Suriye idaresinin halkın idaresine geçme durumu, Türkiye`nin erken diyalog kesme politikası ile kanlı olarak devam edecek gibi gözüktüğünü belirten Orhan, Suriye Müslüman halkının arabulucu olarak güvene bileceği Türkiye`nin yanlış politikalar sonucu sadece kan dökülmesine seyirci konumuna geldiğini söyledi. Orhan, "Her gün Türkiye yetkilileri bu kan dökücü rejimi kınarken aslında Suriye Müslüman halkının diyalog kapısı olmayı onlara silah sağlayan kapı olmaktan daha çok önemsemesi gerekirdi. Kendi Müslüman halkını katleden, yok eden Suriye rejimini lanetliyor, Suriye`de yaşayan tüm azınlıklara İslami yönetimin kendilerini yok etmeyeceği güvenini aşılamak gerektiğini bu kanlı tablonun sürmesinin İsrail ve emperyalist batının çıkarına olduğunu tüm Müslümanların bu bilinçle hareket etmeleri gerektiğini kamuoyunun dikkatine sunuyoruz." dedi.
(M. Salih Keskin - İLKHA)