Bir portre...

Ramazan aylarında gönlümüzü şenlendiren teravih namazlarında; her selam verişten sonra belirli bir makam içerisinde salavat-ı şerife getiririz. Bayram namazlarında namaz sonrası ve hutbe aralarında defaatle teşrik tekbiri getiririz. Hani o segah makamında gönülden dile gelen Salat-ı Ümmiyelerle gönüller vecde gelir. Belirli bir makam ve beste düzeni olan, musiki yönü olan bu tekbir ve salavatın kim tarafından bestelendiğini hiç merak ettiniz mi?

Buhurizade Mustafa Itri, İslam musikisinin büyük bestekârlarındandır. Asıl adı Mustafa olmasıyla beraber; çiçekçilikle uğraştığı için kendisine “Itri” dendiği söylenmektedir. Eserlerinde hep bu ismi kullanmıştır. Buhurizade adının aile adı olup olmadığıyla ilgili kesin bir bilgi yoktur. 1640 yılında İstanbul`da dünyaya gelen Itri, iyi bir musiki eğitimi almıştır. Bunun yanında Arapça, Farsça, eğitimi alır. İrfan bağından soluklanır. Aynı zamanda hat sanatları öğrenir. Talik yazılarında Siyâhî Ahmet Efendi`den icâzet alır.Musiki de ise üstadı Hafız Post`tur. Musikide binden fazla bestesi olmasına rağmen, tamamı günümüze ulaşmamıştır. “Nevakâr” adlı eseri en başarılı eseri olarak kabul edilmektedir. Bu eser Hafız-ı Şirazi`nin bir gazeli üzerine bestelenmiştir.

Itri şairdir aynı zamanda. Divan şiirleri yazmaktadır. Naatlar, gazeller, nazireler yazmıştır. Fakat bestelerinde kendi şiirlerini çok az kullanmıştır. Nâbî, Bakî, Nef`î gibi üstadların şiirlerini bestelemeyi tercih etmiştir. Kendisine ait bir divanı vardır ama bu divan zaman içinde kaybolmuştur.

Yaşadığı süre zarfında dört padişah gören Itri, 4. Mehmed zamanında Osmanlı Esirciler kethüdalığına getirilir. Bu tayin Mustafa Itri`nin isteğiyle olmuştur. Esirlere kötü davranılmasının önüne geçmek maksadıyla böyle bir istekte bulunması ince gönüllü olmasındandır. Bu görevi aldıktan sonra esirlerle birebir görüşmüş; İstanbul`a getirilen esirlerin geldikleri ülkelerdeki müzik kültürü hakkında bilgi edinmek, içlerinden müziğe yeteneği olanları da yetiştirmek istemiştir. 50 yaşına geldiğinde vazifesinden emekli olan Itri, eserleri ile tanınmaya devam etmiş. Bayram namazlarında okunan Segâh Kurban Bayramı Tekbiri, mukaddes emanetlerin ziyareti sırasında okunan Segâh Sal-ât-ı Ümmiye, Mâye Cuma Salâtı, Dilkeşhâveran Gece Salâtı, üç yüz yıldır etkilerinden bir şey yitirmemiş ölümsüz eserlerdir.

Gökkubbe altında hoş bir sada bırakan büyük İslam sanatkârı Itri 1711 yılında vefat etmiştir. Yenikapı haziresine defnedilmiş, Hâk yolunda geçen bir ömür, hayırla geçen bir ömür Hakk`ın rahmetine kavuşmuştur.