Mustafa Karakaş / Araştırma

80`li yıllar ABD`nin İslam dünyasını şekillendirdiği yıllardı. Bu yıllarda Ortadoğu`da ABD müdahalesi ile darbe yaşamayan ülke yok gibidir.
Şüphesiz darbe öncesinde Türkiye`de artan şiddet olaylarında solun silahı bir yöntem biçimi olarak kullanmasının etkisi tartışılmaz ama ülkeyi bir darbenin eşiğine taşımada derin devletin de kirli faaliyetleri olmuştu

12 EYLÜL BİR AMERİKAN PROJESİDİR

12 Eylül darbesi ile ilgili dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter`a  “Bizim çocuklar başardı” sözleriyle bilgi verenin Amerikan İstihbarat Teşkilatı (CIA) ajanı Paul Henze olduğu bilgisini de eklediğimizde 12 eylül darbesinin tıpkı 15 temmuz girişimi gibi bir Amerikan projesi olduğu netleşir.

6. Süleyman Demirel hükümetinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin feshedildiği, sendika ve dernek faaliyetlerinin durdurulduğu partilerin lağvedildiği, parti liderlerinin askeri üslerde gözetim altında tutulduğu ve yargılandığı, genel sıkıyönetimin ilan edildiği bu darbede sağdan ve soldan insanlar asılarak sözde huzur tesis edilmeye çalışıldı. Evren`in deyimi ile “netekim darbe ile birlikte çatışmalar bıçak gibi kesilmişti.”

1 milyon 683 bin kişinin fişlendiği, 650 bin kişinin gözaltına alınıp 230 bin kişinin yargılandığı; 7 bin kişi için idam istendiği, 517`sine idam cezası verildiği ve 50 kişinin asıldığı darbenin asıl amacı yeni bir anayasa yapmak ve halka kabul ettirmekti. Zira Evren`in deyimi ile “eski anayasa bu halka bol gelmişti”

ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ?

12 Eylül darbecileri halkın yeni süreçte kendilerinden yana olması adına korkunç işkencelerde bulundular ve idamlarda da pervasız davrandılar. 1980-84 yıllarında 50 kişi idam edildi. Bunların 18`i sol, 8`i sağ görüşlü ve 23`ü de adli suçtan hükümlüydü. İdama mahkûm edilen Erdal Eren, idam kararı Yargıtay tarafından iki kere iptal edilmiş olmasına rağmen 13 Aralık 1980`de idam edilmişti. Henüz 16 yaşını yeni bitirmiş olan Erdal Eren için Kenan Evren: “asmayalım da besleyelim mi” ifadelerini kullanmakta bir beis bulmamıştı.

BİR SAĞDAN BİR SOLDAN

12 Eylül`de asılan Mustafa Pehlivanoğlu`nun meselesi ise korkunç bir trajedidir. İdam kararını veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan daha sonra anlattığı anılarında, asılan solcu Necdet Adalı`ya denge olsun diye sağcı Mustafa Pehlivanoğlu`nun idam edildiğini belirtmişti.

Evren bu durumu şöyle ifade eder: “Tarafsız olduğumuzu göstermek için yaptık. Sağ-sol demesinler diye taraf olmadığımızı göstermek için bir sağdan bir soldan, bir sağdan bir soldan, bir sağdan bir soldan...”

HALKA DAYATILAN ANAYASA:12 EYLÜL

ABD, faşist bir anayasa ile halkın kontrol altına alınmasını emretmişti. Bundan 34 yıl önce 7 Kasım 1982`deki halk oylaması ile 1982 Anayasası, yüzde 8.63 ‘hayır` (1.626.431 seçmen) oyuna karşılık, yüzde 91.37 ‘evet` (17.215.559 seçmen) oyuyla kabul edildi. Bu anayasaya hayır demek bedel ödemek demekti.

Batman`ın Kozluk ilçesinin Zilan (Yeniçağlar) köyü darbecilerin anayasasına hayır deyince bunun bedelini ağır bir şekilde ödediler. Köy meydanına toplanan ahaliden yaşlı olanların sakalları birbirine bağlatılarak yürütülmüş ve henüz dört günlük damat olan köy imamı Abdulvasi Yaz`ın dudaklarında sigara söndürmüşlerdi. Abdulvasi Yaz`ın dudaklarına köylüye yaptığı hayır propagandasının bedeli ödetiliyordu

KÜRTLER 12 EYLÜL ANAYASASINI İSTEMİYOR

Günümüzde demokrasi söylemini diline pelesenk eden CHP seçmeninin yoğun olarak yaşadığı batı illeri, darbe anayasasına hayır diyemezken 12 Eylül cuntasının anayasasına en fazla hayır diyebilen tek il Bingöl olmuştu. 12 Eylül Anayasa referandumuna hem katılımın en az olduğu hem de en fazla hayır oyu çıkan illerin sıralamasına bakıldığında, bunların tamamına yakınının Kürtlerin yaşadığı şehirler olduğu net görülecektir. O gün de bugün de Kürtlerin mesajı nettir: 12 Eylül anayasasını istemiyoruz