TARİHTE BUGÜN / DOĞRUHABER / İSTANBUL / 21 EKİM

1805   Amiral Nelson komutasındaki İngiliz filosu, İspanya'nın güneybatısında Trafalgar'da Napolyon'un Birleşik Fransız- İspanyol Donanmasını yendi. Amiral Nelson da savaşta öldü.

1860   Osmanlı`da İlk özel siyasi gazete Tercüman-ı Ahval çıkmaya başladı. Sahibi Yozgatlı Çapanoğlu Agah efendiydi.. Türkiye'de ilk gazeteler yabancılar tarafından çıkarılmıştır. Fransız Büyükelçiliği 1797'de İstanbul'da Gazette Française de Constantinople, İzmir'de 1824'te Charles Tricon Smyrnee ve Alexandre Black Spectateur, Oriental isimli Fransızca gazeteleri çıkarmışlardır. İlk Osmanlıca devlet gazetesi Takvim-i Vekayi, 11 Kasım 1831'de Sultan İkinci Mahmud'un emriyle yayınlanmış, önceleri hem resmi, hem de özel haberlere yer verirken, daha sonra yalnız resmi haberleri yazarak Osmanlı Devletinin resmen ortadan kalkış tarihi olan 4 Kasım 1922 tarihinde son sayısını yayınlayarak kapanmıştır. İlk özel Osmanlıca gazete, 1840 Ağustosunda William Churchill tarafından Ceride-i Havadis adıyla çıkarılmış, bunu agah Efendinin 21 Ekim 1860 tarihinde çıkardığı Tercüman-ı Ahval ve Şinasi'nin 27 Haziran 1862'de yayınladığı Tasvir-i Efkar gazeteleri takip etmiştir. İlk günlük Osmanlıca gazete ise; 1864'te Alfred Churchill tarafından Ruzname-i Ceride-i Havadis adıyla çıkarılmıştır.

1879   Thomas Edison, karbon filamanlı elektrik ampulünü icat etti. Karbon filamanlı ampulü ilk icat eden Joseph Wilson Swan olup hemen ardından aynı yöntemle Edison da bu keşfi yapmış ve bu nedenle patent hakkı için doğan anlaşmazlıkları mahkemeye taşınmıştır. Daha sonra ikili anlaşarak Edison-Swan şirketini kurmuş ve bu alanda daha birçok ilklere imza atmışlardır.

1925 : 1926 yılı bütçesinde gelir 218 milyon TL olarak hesaplandı. Bu rakamlar bir imparatorluğun bakiyesi olan bir devlet için hazin bir tablonun göstergesiydi ve halkın sefalet içinde yaşadığını belirtiyordu. Bu sefalet tablosu savaştan çıkmış bir ülke için normal karşılansa da asıl sorunun savaş olmadığı on yıllar geçemsine rağmen aynı sefaletin devam ediyor oluşuyla anlaşılacak ve Cumhuriyet`in halkın ekonomik refahını sağlayamadığı ve bunun için de gerekli çabayı sarfetmediği görülecekti.

1935   Almanya, Milletler Cemiyeti'nden resmen ayrıldı. Hitler liderliğindeki Nazi Almanyası, dünyadan kopuş anlamına gelen bu adımı atarken aslında dünyaya hakim olma niyetini de dışa vuruyor ve dünyayı çok büyük bir savaşın beklediğini haber veriyordu.

1938   Japonlar, Çin'in Kanton şehrini işgal etti. 1937`den beri Çin`le savaşan Japonya uzakdoğuda ve Pasifik`te yayılmacı bir politika izlemiş, II. Dünya Savaşı`nda Mihver Devletleri`nin yenilgisiyle ABD ve Avrupa tüm güçlerini Japonları durdurmak için sarfetmiş ve Japonya, tarihinin en ağır mağlubiyetini alarak durmuştur.

1945   Fransa'da kadınlar, ilk kez oy kullanma hakkı elde etti.

1950  Çin askerleri Tibet'i işgal etti. Tibet  Orta Asya'da Tibet halkının anavatanı olan bölge. Ortalama 4.900 metrelik yükseltisiyle "Dünyanın Çatısı" diye tanınır. Kuzeyinde Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi ve Qinghai, doğusunda Sichuan, güneyinde Hindistan, Nepal ve Bhutan vardır. Başkenti Lhasa'dır. Tibet`de özgürlük mücadelesi veren halk Tibet`in özgür bir krallık olduğunu ve Çin tarafından işgal edildiğini savunmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti ise bu bölgeyi ele geçirerek politik bir özerklik verdiğini belirtmekle birlikte Tibet'in yalnızca 1913-1950 yılları arasında Çin'in politik nüfuzundan çıktığını, bölgenin tarihi olarak Çin'e ait olduğunu düşünmektedir. Tibet'in kendi kültür ve zenginliklerinin "kültürel bir soykırım"a tabi tutulduğu da iddialar arasındadır. Çin hükümeti ise bu "kültürel soykırım" iddialarının gerçek dışı olduğunu savunmaktadır. 1959'da Çin yönetimine karşı bir isyan başlatan Dalay Lama, başarısız olmasının ardından Hindistan'a kaçtı. Günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti ile Sürgündeki Tibet Hükümeti arasında Tibet'in ne zaman Çin'in bir parçası olduğu ve Çin'in Tibet'i egemenliği altına alma geçerliliği konusunda anlaşmazlıklar bulunmaktadır.

1970 : 2 Amerikalı General ile 1 Türk Albayını Erzurum'dan Kars'a götüren U-8 tipi Amerikan uçağı rotayı şaşırarak Sovyet topraklarına indi. Diplomatik temaslar sonunda geri alındı. Sovyetler, Türkiye ve Amerika'yı protesto etti. Sovyetler Birliği hükümeti de herhalde iki general ve bir albayın rotalarını şaşırmaları mazeretine inanmadılar ama bunun için de bir savaş çıkarmanın alemi yoktu.

1979 : Kızılay Kan Merkezi tarafından dağıtılan hastalıklı kanlar yüzünden 30 kişinin öldüğü açıklandı. Can kurtarması gereken bir kurumun ölüme sebebiyet vermesi lakaytlığına düşmesi o zamanlar sorgulanmayan veya sorgulanamayan bir durumdu.

1985   Alman gazeteci ve yazar Günter Wallraff'ın Türk işçisi kimliğiyle yaşadıklarını anlattığı ''En Alttakiler'' (Ganz Unten) adlı yapıtı piyasaya çıktı. Araştırmacı yazar Günter Wallraff, Türk işçi Ali Levent Sığırlıoğlu`nun kılığına girerek sosyal merdivenin en alt basamağında yaşadı.
Gazeteci Wallraff, araştırma röportajlarıyla çok tanınıyordu. Örneğin daha önce yazdığı bir kitapla Bild Gazetesi`nin yazılarıyla insanları yönlendirdiğini ortaya çıkarmıştı. 21 Ekim 1985`te de Türk işçisi Ali Levent Sığırlıoğlu`nun kılığına girerek kiralık işçi olarak çalıştığı dönemi anlatan “En Alttakiler” kitabı yayınlandı. Bu kitapta siyah peruk ve koyu renk lenslerle bir Türk işçisi kılığına giren Wallraff, sanayi montaj firmasındaki iki yıllık hayatını hikaye ediyor.O dönem, tam Almancası “kiralık firma” olarak çevrilen bazı kuruluşlar kendilerine kaydolan işçileri başka firmalara kiralıyorlardı. Wallraff ve mesai arkadaşları birçok firmanın yanısıra Thyssen`in fabrikalarını da temizliyorlardı. Çoğu yabancı olan işçiler için 24 saatlik vardiyalarda, insan sağlığı için çok gerekli olan kask ve maske gibi sağlık araç ve gereçlerin olmaması hiç de yadırganacak bir olay değildi. Thyssen`in temizlik firmasına ödediği 52 Marklık saat ücretinin 25 Mark`ı kiralık firmaya ödeniyordu. Zincirin son halkası olan ‘Ali` bu paranın sadece 9 Mark`ını alabiliyor, üstelik ‘Ali`nin sağlık ve sosyal sigortası da ödenmiyordu. Bu durum aslında tam anlamıyla modern köle ticaretiydi ve yirminci yüzyılın sonlarında Avrupa`nın göbeğinde yaşanan bir gerçekti!

1987   Türkiye'de montajı yapılan ilk savaş uçağı F-16 ''Savaşan Şahin'' resmi törenle uçuruldu. Uçağın Türkiye`de montajlanması ona Türkçe bir ismin verilmesi için yeterli bir nedendi ama dünya bu isimle onu asla tanımayacak ve F-16 demeye devam edecekti. Türkiye, uçak üretme şöyle dursun en küçük bir parçasını dahi imal etmekten acizdi ve aradan geçen uzun yıllar, Türkiye`nin ağır sanayiinde pek de iç açıcı gelişmelere tanık olunmadığı bir süreçti.

1997   Anadolu Ajansı, uydu ile kesintisiz haber yayınını, Başbakan Mesut Yılmaz'ın da katıldığı toplantı ile başlattı. Gecikmeli de olsa eksik de olsa gelişmekte olan Türkiye çağa ayak uydurmaya çalışıyordu ama Türkiye`nin sanayi ve teknoloji kulvarındaki yürüyüşü hala ‘kör-topal` nitelemesiyle anılıyordu.

1998  TBMM, NATO'nun genişlemesini onayladı. Böylece 16 ittifak üyesi ülkenin de onayı tamamlandı ve genişleme kesinlik kazandı. NATO`yu besleyen asıl güç olan ABD`nin nihai hedefi İsrail`i NATO üyesi yaparak ona gelecek muhtemel saldırılarda NATO`yu kalkan yapmaktır. Birçok uzmana göre ABD, er veya geç bunu sağlayacak ve muhtemel bir İslam-İsrail savaşını hıristiyan batı ve siyonist israil ile İslam savaşına dönüştürerek Armagedon efsanesini gerçekleştirmeye çalışacaktır.

1999  Laikçi, Kemalist çevrelerin sayılı isimlerinden, Cumhuriyet gazetesi yazarı Ahmet Taner Kışlalı, evinin önünde arabasına konulan bombalı paketin patlaması sonucu öldürüldü. Cenazesine ordunun tam kadro katılması özellikle dikkat çekti. 28 Şubat darbesini bin yıl sürdürmeye çalışan dönemin komutanları bunu başarabilmek için bir bahane daha bulmuşlardı. Birkaç yıl sonra bu tür olayların derin devlet tarafından yaptırıldığı iddiası bir takım delillerle kuvvet kazanacak ve 12 Eylül darbesi öncesi darbe zemini oluşturabilmek için yapılan kirli eylemlere atıfta bulunulacaktı.

1999   Çeçenistan'ın başkenti Grozni'de kalabalık bir alışveriş merkezine yapılan roket saldırısında 110 kişi öldü, 400 kişi yaralandı. Olayın Rusya ve işbirlikçisi, kukla Çeçen yönetiminin bir tezgahı olduğu ve Çeçen mücahidlerin halkın gözünden düşürülmelerinin hedeflendiği düşünülmektedir.

2003 : Başbakanlık Müsteşarlığı'na Başbakanlık Başdanışmanı Prof. Dr. Ömer Dinçer atandı. Laikçi çevreler, Ömer Dinçer`in dindar kimliğini öne sürerek  henüz yeni sayılan Ak Parti iktidarını yıpratmaya çalışacak ve bunun içinde 2005`in aynı gününde YÖK harekete geçecek ve Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer hakkında, ”işletme yönetimine giriş isimli kitabında intihal yaptığı gerekçesiyle “üniversite öğretim üyesi mesleğinden çıkarma” cezası verecekti. Hiçbir makul ve kanuni dayanağı olmayan bu çıkışlar fayda vermeyecek görevini başarıyla yapmış müsteşar, Erdoğan tarafından taltif edilerek Parlamento`ya girecekti.

2003 : Hükümet, Devlet Denetleme Kurulu raporuna uyarak, Enron'a ait Marmara Ereğlisi-Trakya Doğalgaz Kombine,U nimar'a ait Marmara Ereğlisi-Unimar Doğalgaz, Günay Çapan'a ait Esenyurt Doğalgaz ve Ova Elektrik'e ait Gebze Dilovası santralına el koyma kararı aldı.

2004 : İslamcı bir geçmişe sahip, Usta tiyatrocu Hasan Nail Canat vefat etti. Tiyatro, skeç, ortaoyunu ve sinemada kendine has tiplemeleriyle ve İslami çizgisiyle tüm kesimlerin ilgi ve beğenisini kazanan Hasan Nail Canat dindar yaklaşımla ele aldığı romanlar da kaleme aldı. Bunların en başında Afgan cihadını konu alan Nur Dağındaki Çocuk ve Yaralı Serçe gelmektedir.

2007   Saat 00:20 sıralarında, Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye sızan PKK mensupları tarafından, Türk Silahlı Kuvveteri'nin Hakkari Dağlıca'da konuşlu piyade taburunun emniyet unsuru olan bir bölüğe kalabalık  gruplar halinde üç ayrı bölgeden silahlı saldırıda bulunuldu. Genelkurmay, çıkan çatışmada 12 askerin öldüğü, 16`sının da yaralandığını; ayrıca 32 PKK militanının ölü ele geçirildiğini açıkladı. Olayın yapılacağı istihbarat birimlerince daha önce askere bildirildiği yolunda haberler medyaya yansıdı ve bu konuda önemli sayılacak kişilerden de haberleri doğrulayıcı iddialar ortaya atıldı. Sızan haberlere bakılırsa asker içinde bir takım oluşumlar PKK ile işbirliği içerisinde bu olayları tertipleyip bununla Ak Parti hükümetini zor durumda bırakmak ve derin güçlerin elini güçlendirmek istemişti.

2007   Anayasanın değiştirilen 27 maddesi halk oylamasına sunuldu. Yapılan referandum sonucunda ''EVET'' diyenler %70, ''HAYIR'' diyenler %30 oldu. Bu sonuca göre: 12.Cumhurbaşkanından itibaren tüm Cumhurbaşkanlarını halk seçecek. Genel seçimler 4 yılda bir yapılacak. Cumhurbaşkanı 5+5 yıl olmak üzere 2 dönem görev yapabilecek.Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde toplantı yeter sayısı 184 oldu.