M.Ali Erdoğan / Feyzullah Zerey

Bir peygamber sevdalısı olarak 200 bin hadis-i şerif ezberleyen İmam Süyuti, örnek şahsiyetiyle insanlara örnek olmuş, özellikle devrin sultanlarına boyun eğmemesiyle tanınmış, yazdığı kitaplar günümüzde de kaynak kitap olarak kabul edilmiş, 9. Asrın müceddididir. İslam âleminde en çok eser veren âlimlerden biri olan İmam Celaleddin Abdurrahman bin Ebubekr es-Süyuti, Mısır ve Suriye’de hüküm süren Memluk Devletinin son dönemlerinde Hicri 849(1445) yılında Mısır’ın Asyut şehrinde dünyaya geldi.

8 YAŞINDAN ÖNCE KUR’AN HAFIZI OLDU

İbni Hacer-i Askalani’nin yanında yetişmiş büyük âlimlerden aynı zamanda Şafii fakihlerinden olan babası Ebu Bekr bin Muhammed, İmam Süyutinin ilk eğitimini verip yetişmesinde büyük gayretler sarf etti. Fakat kısa bir süre sonra vefat etti. Babası vefat ettiğinde Süyuti henüz 5 yaşındaydı. Babasının vefatından sonra Süyuti 8 yaşına girmeden Kur’an-ı Kerim’i ezberlemiş, yine 10 yaşına girmeden 15’e yakın kaynak eser ezberlemiştir. Yedi ilimde derin bilgiye mazhar oldu. Tefsir, hadis, fıkıh, nahv, meani, beyan, bedii ilimlerinde hocalarından daha fazla bilgiye sahip oldu.

TARİHİN BÜYÜK  MUHADDİSLERİNDEN OLDU

İmam Süyuti İslam tarihindeki en büyük muhaddislerden olup 200.000 hadis ezberlediği ve “Daha fazla hadis bulsaydım onları da ezberlerdim” dediği zikredilmektedir. Hadis ilminde yazdığı Camius-Sağir, Camiul Kebir, Tedribur-Ravi gibi eserleri kaynak olarak kabul edilmektedir.

ÇEŞİTLİ İSLAM  BELDELERİNİ DOLAŞTI

İmam Süyuti gençlik yıllarında birçok İslam büyüğünün yaptığı gibi çeşitli İslam beldelerine seyahatlerde bulundu. Şam, Yemen, Hindistan, Mağrib (İspanya), Takrur (Sudan) gibi beldeleri gezmiş, ilmi ve kültürel birikimini arttırmıştır. Hicaz’a gitti ve Hacc ibadetini ifa ettikten sonra Kahire’ye döndü ve vefatına kadar Kahire ve çevresinde yaşadı.

ESERLERİ

İmam Süyuti 17 yaşında kitap telif etmeye başlamış, ilk olarak “İstiaze ve-Besmele’nin şerhi” isimli eserini yazıp İmam-ı Bulkini’ye takdim etmiş, İmam-ı Bulkini bu kitabı beğenerek başına bir takriz yazmıştır.

İbn-i İyas’ın “Tarihul-Mısır” isimli kitapta belirttiğine göre İmam-ı Süyuti tefsir, hadis, tarih, siyer, fıkıh, tıp, gramer ve daha birçok ilim dalında 600 eser yazmıştır. Bazı âlimler onun 700 eserinin olduğunu söylemektedirler.

Yazdığı eserler içerisinde; Tefsirul Celaleyn, Tarihul Hulefa, Durrul Mensur, Behcetul Mardiyye, El-İtkan en meşhur olanlarıdır.

İMAM, BİR PEYGAMBER SEVDALISIYDI

İmam Süyuti’nin Peygamberimiz aleyhisselatu vesselama aşırı muhabbeti vardı. Bazı âlimler İmam’ın bu muhabbetini kitaplarına konu etmişlerdir.  Bu sebepten dolayı Peygamberimizin üstün özellikleri (El-Hasaisul-Kübra) isimli bir eser yazmış, Üstad Bediüzzaman 19. Mektup’ta Mu’cizat-ı Ahmediye’den bahsederken bu eserden istifade etmiştir. Risâle-i Nur’da kendisinden, “uyanık iken, çok defa peygamber sohbetine mazhar olan” (Sözler), ve “Sahih Hadislerin elmaslarını, diğer sözlerden ve mevzuattan ayrıştıran” (Mektubat,) şeklinde söz edilir.

ÖRNEK BİR ŞAHSİYETTİ

İmam Süyuti, saray ehli kendisine karşı büyük ilgi duyduğu halde o saray ehline pek meyletmezdi. Hatta âlimlerin sultanları ziyaret etmemelerinin sünnet olduğunu söylemiştir.

İlmi kişiliğinin yanında büyük bir takva sahibiydi. Onun Hz. Resulullah’a olan sevdası herkes tarafından bilinirdi.

Halk arasında çok mütevazı, saray ehline uzak, mazlumlara ve fakirlere çok merhametliydi.

Zenginler ve valiler ona çok değerli hediyeler gönderir ama o  kabul etmez, reddederdi. Bu meziyetleriyle İmam Süyuti İslam âleminde 9. asrın müceddidi kabul edilir.

VEFATI

50 yaşlarından sonra Nil nehrinde Ravza isimli adadaki evine çekildi, vefat edene kadar ibadet ve kitap yazmakla meşgul oldu. Hicri 911 (1505) yılında hastalanarak bir Cuma sabahı vefat etti. Vefatından sonra terekesini(vefat edenin malı) kaydetmek üzere Sultan Kansuî el-Cavri’den izin istenildiğinde şu cevap alınmıştır:

“Süyutî, hayatta iken bizden bir şey aldı mı ki, biz de onun terekesine el koyalım.”   Cenaze namazı kalabalık bir topluluğun katılımıyla kılınarak Kahire’de defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)

 

ZULME KARŞI ÇIKTI, ÇEŞİTLİ EZİYETLERLE KARŞILAŞTI

İmam Süyuti, zamanının sultanı Muhammed bin Kaytbay’ın yanlışlarını sürekli söylerdi. Nitekim son yıllarda onun aleyhinde fazlaca konuşmaya başlamış, bunu gören sultan, İmam’ın önüne geçmek için; Mısır, Şam ve komşu İslam beldelerinin kadılıklarını İmama vermiş ancak İmam Süyuti kısa bir süre sonra bu vazifeyi terk etmiş, terk ettiği için mahkemelere çıkarılmış, çeşitli eziyetlerle karşılaşmıştır.

İmam-ı Süyuti ile sultanlar arasında büyük münakaşalar olmuş, İmam o zamanki bir takım siyasi fitnelerden korunmak için sultanların verdiği görevleri kabul etmemiştir.