RİYAD MAKAEV – DOĞRUHABER/ANALİZ

Batı emperyalizminin Ortadoğu`daki planlarına en çok çomak sokan üçlü Rusya, Türkiye ve İran`dır. Bu üçlü kendi aralarındaki siyasi problemlerini çözmedikten sonra bölgede huzur bulmak imkânsız görünmektedir. Rusya, Türkiye ve İran gibi geçmişte birer İmparatorluk kuran devletlerdir. Türkiye bir Cumhuriyet olsa da tüm Ortadoğu`yu ve Avrupa`yı da kontrol edebilen zamanında dünya siyasetini ve dünya kurallarını ortaya koyan büyük Osmanlı İmparatorluğu`ndan gelen bir devlettir. İran yine Rusya ve Türkiye gibi bir İmparatorluk geçmişine ve derin bir kültüre sahip olan köklü bir devlettir.

RUSYA, TÜRKİYE VE İRAN`IN ORTAK DÜŞMANI BATIDIR

Bu üç devlet zaman-zaman büyük inişler ve çıkışlar gören, büyük savaşlar yaşamış ve aynı zamanda Batı Emperyalizmine karşı mücadele eden devletlerdir. Tarihe bir göz attığımızda her üçünün de ortak bir düşmanı olarak Batı`yı görürüz. Rusya, Türkiye ve İran her dönemde Batı ile başı dertte olmuş ve kurtuluş mücadelesini vermek zorunda kalmıştır. Hala dünya siyasetine baktığımızda Rusya, Türkiye ve İran Batı Emperyalizmine karşı hem siyasi hem de ekonomi savaş vermektedir. Yine tarihimize bakarsak bu üç devlet hiçbir zaman bir araya gelip ciddi bir ittifak ve ciddi bir işbirliği yapmamıştır. Dönem-dönem ikili olarak bazı antlaşmalar söz konusu olsa da bu anlaşmalar geçici anlaşmalar olarak değerlendirebilir. Türkiye-İran ilişkilerinin en üst seviyeye çıktığı döneme bakarsak, Batı`nın baskıları karşısında başı derde girdiği dönemlerde mecburi olarak kendilerini savunma amaçlı yapılan işbirliği olarak değerlendirebiliriz. Batı ile ilişkiler normale döndüğünde ise bu işbirlikleri sona ermiştir.

ÜÇ ÜLKE DE “İMPARATORLUK DÜŞÜNCELERİNDEN VAZGEÇMELİ

Rusya-Türkiye ilişkilerini de yine aynı çerçevede görürüz. Rusya ve Türkiye işbirliği çerçevesinde Batı karşısında ancak bir araya gelebiliyor. Nitekim bugün Rusya ile yeniden düzene giren ilişkilerimiz aynen Batı ile Türkiye`nin Suriye konusunda görüş ayrılığının ve Batı`nın Türkiye üzerindeki siyasi ve ekonomik baskısının karşısındaki siyasi hamle olarak değerlendirebilir. Rusya`nın Türkiye ile yeniden yakınlaşması yine Batı karşısındaki acziyetini gösterir. Ekonomi veya siyasi veya sosyal ne konuda olursa olsun Türkiye, Rusya ve İran Batı`nın siyasi, ekonomi ve askeri baskıları karşısında ancak bir araya geliyor ve işbirliğinden söz etmeye başlıyor. Ayrıca bu yakınlaşması netice de veriyor. Peki, Rusya, Türkiye ve İran yakınlaşması söz konusu olduğu zaman Batı her zaman tedirgin oluyorsa ve geri adım atıyorsa neden bu işbirliğini devam ettirip bölgede bir istikrar sağlanamıyor? İşte dediğimiz gibi bu üçlünün artık “İmparatorluk düşüncelerinden” vazgeçip kendi çıkarlarını düşünüp ortak bir çıkar üzerinde sağlam bir işbirliği yapılması elzemdir. Türkiye acil olarak bugüne kadar düşmanlıktan başka hiçbir faydası ve neticesini veremeyen ve bugünden sonra da hiçbir şekilde fayda veremeyecek olan itikadi mesele olan Sünni ve Şia tartışmalarına son vermeli. İran ve Rusya Türkiye için Batı`dan da büyük bir Pazar. Batı`nın istediği enerjiyi ancak bu iki devlet sağlayabiliyor. Dolayısıyla bu iki devlet her zaman Batı menşeli sorunlarla karşı-karşıya kalıyor. Türkiye ise bu iki devletin tam ortasında aynı zamanda Batı`nın Asya`ya ve Ortadoğu`ya çıkış kapısı olması nedeni ile çok büyük stratejik öneme sahip bir devlettir. Türkiye`nin başına gelen tüm dertler Batı menşeli olup işte bu stratejik konumdan dolayıdır. Liderliği kim yapacak meselesi en sona bırakarak Rusya, Türkiye ve İran acil bir şekilde stratejik işbirliği için bir araya gelmeli.

BATI SIKIŞIRSA ÇOK TEHLİKELİ İŞLERE GİRİŞEBİLİR

AB çok güçlü bir oluşum olarak ortaya çıkmıştı. Türkiye ise yıllarca dört gözle kapıda beklemekte. Ama şimdi Türkiye AB`ye girmeden AB`nin yeniden dağılacağı konuşuluyor. Daha önce hiç ihtimal bile vermediğimiz şey bugün İngiltere`nin aldığı karar ile AB`nin dağılması çok uzak değil. Batı`nın maşası olan Ortadoğu ülkeleri sorun değildir. Her zaman güçlünün yanında yer almıştır. Bunları da anlamak gerekir. Ancak gücünü gördükleri an sana doğru kıbleyi tutacaklardır. Hepsini birleştirsen bile bir devlet etmezler. Petrol söz konusu olmasaydı Batı bunların tarafına bile bakmazdı.      

Bugün dünyaya göz attığımızda insanlık çok büyük bir bela ile karşı-karşıya kalmıştır. Batı artık kendi ürettiği uluslararası terörün kontrolünü kaybetmiş ve bu işin içinden nasıl çıkacağını bile bilmiyor. Durum daha da kontrolden çıkarsa Suriye`deki savaş tüm bölgeyi de sarar. Şimdilik “DAEŞ`in elinde biyolojik silah var” diyen yok. Ancak Batı`nın bunu yapmayacağının garantisi de yok. Sıkışan Batı Rusya`dan da İran`dan da daha çok tehlikeli olabilir.

TÜRKİYE, RUSYA VE İRAN  ÜÇLÜSÜ DÜNYADA YENİ BİR SİSTEM OLUŞTURABİLİR

Bir devlet duygusal davranırsa kaybeder. Tarihimizi unutalım demiyorum, tarihimizi unutursak zaten kaybederiz. Türkiye olarak tarihten ders çıkartarak önümüze bakmalıyız. Özellikle Türkiye, Rusya ve İran üçlüsü dünyada yeni bir sistem oluşturabilir. Bu üçlüden her biri tek başına hiçbir şey yapamaz. Batı ekonomik yaptırımlar uygular, siyasi baskılar ve devamlı terörle başı dertte olur. Bugün bu stratejik ve ekonomik işbirliği için Türkiye, Rusya ve İran arasındaki en büyük engel Suriye meselesidir. Batı`yı içine karıştırmadan bu üçlü Suriye konusunda bir toplantı yapsa bir netice alınır diye düşünüyorum. Bu çok faydalı bir buluşma olacaktır. Suriye sorunu direkt bu üçlüyü ilgilendiren sorundur. Çünkü bölgedeki en büyük güçler bunlar. Batı bu konuda söz sahibi bile değildir. Sorunu çözülmez hale getiren de Batı`dan başkası değildir. Fransa`da olan hadiselerin arkasında DAEŞ vardır. Ama DAEŞ`in arkasında kim vardır? Türkiye`de yaşanan hadiselerin arkasında FETÖ ve PKK vardır. Ama FETÖ ve PKK`nın arkasında kim vardır? Rusya`daki hadiselerin arkasında kim vardır? Ukrayna`da bir ihtilal yapıldı. Arkasında kim vardır? Afganistan`da, Çeçenistan`da, Tunus, Mısır, Libya, Irak, Somali, Bosna, Kırgızistan, Gürcistan ve Yemen`de olan hadiselerin arkasında kim vardır? Bir düşünelim ve söyleyelim… Dünyanın neresinde olursa olsun yaşanan büyük hadiselerin arkasında mutlaka Batı vardır. Bu büyük hadiseleri yaşatan Batı karşısında Türkiye tek başına ne yapabilir? Rusya tek başına ne yapabilir? Ukrayna meselesinde hepimiz gördük, Batı Rusya ekonomisini bir günde çökertti. Batının İran ile nasıl oynadığını hepimiz görüyoruz. Rusya, Türkiye ve İran olarak varlık içinde yokluk çekiyoruz.

Rusya`yı sevmem mümkün değil ama bu gerçeği değiştirmiyor “Düşmanımın düşmanı benim dostumdur” prensibine göre hareket ederek daha büyük zulüm karşısında ezeli düşman bile olsa kendi menfaati için stratejik bir işbirliği yapılabilir diye düşünüyorum. Türkiye`nin Rusya ile St. Petersburg`da yaptığı görüşmeden sonra Batı`nın endişesi ve söylemlerdeki yumuşama tüm bu anlattıklarımızı doğrular mahiyettedir. Geç olmadan bu üçlü bir araya gelmeli ve Batı emperyalizmine karşı dur denmelidir.