İsrail Meclisi (Knesset) Güvenlik ve Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Avi Dichter, “Harem-i Şerif`in Mekke ve Medine gibi sadece Müslümanların girdiği bir yere dönüşmesine izin vermeyeceğiz.” dedi.

İsrail hükümetine yakınlığıyla bilinen ve Arapça yayın yapan Al Masdar internet sitesine göre, İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet'in eski başkanı Avi, Ürdün Kralı 2. Abdullah Bin Hüseyin`in Kudüs ve Mescid-i Aksa ile ilgili sözlerine tepki gösterdi.

Dichter, “Son dönemde ‘Harem-i Şerif`in savunması` diye bir söylem kullanılıyor. Eskiden bu söylemle Harem-i Şerif`in sadece güney kısmı (Mescid-i Aksa) kastedilirken, şimdi ise tamamı kastediliyor. İsrail bunu kabul etmeyecek ve izin vermeyecektir.” şeklinde konuştu.

Harem-i Şerif`in Mekke ve Medine gibi sadece Müslümanların girebildiği bir yere dönüştürülmesine izin vermeyeceklerini ifade eden Dichter, “İsrail, Harem-i Şerif ya da bizim deyimimizle Süleyman Mabedi`nin olduğu yerdeki haklarını savunmaya devam edecektir.” dedi.

Ürdün Kralı 2. Abdullah Bin Hüseyin, Ürdün`de yayınlanan Düstur gazetesine verdiği mülakatta, “Mescid-i Aksa ve Kudüs`ün kutsiyeti sorunu uluslararası arenadaki sorumluluklarımızın başında gelir. Bütün imkanlarımızı Kudüs ve Mescid-i Aksa`yı korumak için devrede tutmaya devam edeceğiz. Harem-i Şerif`te ortaklık ve bölünmeyi kabul etmeyiz.” demişti.

YAHUDİLER SÜLEYMAN MABEDİ KALINTILARININ BULUNDUĞU İDDİASIYLA KAZI ÇALIŞMALARI YAPIYOR

Salı günü bir grup Yahudi, Tişa BeAv matem günü münasebetiyle Harem-i Şerif`in güney kısmında yer alan Mescid-i Aksa`nın avlusuna girmiş, başta Filistinliler olmak üzere Ürdün ve diğer Müslüman halklarda büyük bir tepkiye yol açmıştı.

İsrail yönetimi 2003'ten itibaren Yahudi yerleşimcileri, polis korumasında Aksa'nın avlusuna alıyor ve zaman zaman Müslümanların girişlerine yaş sınırlaması getiriyor. Birçok radikal İsrailli örgüt ve siyasetçi, üzerinde daha önce iki kez yıkılan bir Yahudi tapınağının bulunduğuna inandıkları Harem-i Şerif'in kendileri için de ibadete açılması çağrısında bulunuyor.

Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyor. Yahudiler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun bulunduğu Mescid-i Aksa Külliyesi altında Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor.