Diyarbakır`a gelen Başbakan Davutoğlu, Ulu Camii`nde Cuma namazını kıldıktan sonra tarihi Hasan Paşa Hanı`nda önemli açıklamalarda bulundu.

6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi şehirlerin tarumar edilmek istendiğine dikkat çeken Davutoğlu, 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan siyasi tablo nedeniyle Türkiye`nin kaosa ve krize düşeceğinin hesaplarını yapanların, dışarıda harekete geçtiklerini söyledi. Davutoğlu, Sur ilçesinde çok tartışılan imar, kamulaştırma ve ihya planları hakkında da önemli mesajlar verdi.

Sur`da mülkiyet hakkına kesinlikle riayet edileceğinin altını çizen Davutoğlu, mimari çalışmalar yürütülürken insanı, tarihi ve mimari dokunun kesinlikle korunacağını kaydetti.

Davutoğlu, Sur'dan çıkan hiçbir vatandaşın açıkta kalmayacağı konusunda ilgililere talimat verdiklerini ve takipçisi olduklarını söyledi. Her vatandaşa barınak, kira yardımı yapıldığını, barınak yeri bulamayanları otellerde ağırladıklarını söyledi.

“Sur`u sokak sokak ele aldık”

Bugün tarihi bir bilinç ve kararlılıkla Diyarbakırlıların huzurunda olduğunu belirten Davutoğlu, "Geçtiğimiz hafta Bakanlar Kurulu'nun ardından arkadaşlarımla saatlerce Sur'u sokak sokak ele aldık. Bütün bölge için düşündüğümüz planlamalar var. Terörden mağdur olmuş ilçelerimiz ve her ilçe için ayrı ayrı planlamalar var. Silopi'nin ihtiyacı Sur'dan farklı, her biri için ayrı ayrı çalışıyoruz " diye konuştu.

“Kimse aç ve açıkta kalmayacak”

Sur'un yollarını barikatlarla kapatarak yaşanmaz hale getirenlerin, çukurlar kazanların, okullara ve hastanelere ulaşımı engelleyenlerin karşılarında kararlılıkla duracaklarını dile getiren Davutoğlu, "Başka bir hesabın içine girdiler. Biz Sur'u da inşa ve ihya edeceğimizi duyurduğumuzda vatandaşın kafasını bulandırmaya çalıştılar. Kimse aç ve açıkta kalmayacak. Kendi evlerini şehirlerini terk eden Suriyeli kardeşlerimizi barındıran bu güçtür aynı zamanda. Her bir vatandaşımızı en iyi şartlarda konut imkânlarına kavuşturacağız.” dedi.

Acele kamulaştırmayla ilgili attıkları adım ile vatandaşların mülkiyet haklarının teminat altına alınacağını ifade eden Davutoğlu, "Provokasyonların yayıldığını görünce bizzat gelip mekânında olayı Diyarbakırlı vatandaşlarla paylaşmak istedim. Her mimari eseri korunacak. Kentsel dönüşüm kavramını sağa sola çekerek, özellikle Suriçi'nin bir rant alanı haline dönüşeceğini iddia edenler bilsinler ki, hiçbir bina yukardan ya da ufki olarak bakıldığında Ulu Cami'nin minaresinden daha yüksek olmayacak. Hiçbir bina tarihi eserlere tepeden bakmayacak. Hiçbir bina o güzel surlara yetişemeyecek." dedi.

“Sur`un korunması iki ana temele dayanacak”

Sur'un mekânının korunmasının iki ana temele dayanacağını belirten Davutoğlu, “Biri UNESCO Kültürel Mirası ilan edildiği için bu çerçevenin dışında tek bir adım atılmayacak. İkincisi de 2012 yılında uzun çalışmalar sonucunda kabul edilen koruma amaçlı imar planı esas alınacak. Çünkü Büyükşehir ve ilçe belediyesi tarafından onaylanmış bir plandır. Bunun dışına çıkılmayacak.” şeklinde konuştu.

“Toledo dediğimde bir sürü farkı şeye çektiler”

Davutoğlu Sur`un imar planı hakkındaki konuşmasında, “Neden kaygı duyuyorlar. Kaygıları kendilerinin istismar edeceği alanın yok edilecek olması, Diyarbakır`ın dünya ölçeğinde tanınacak olması. Ben Toledo dediğimde bir sürü farkı şeye çektiler. Bunlar medeniyet cahili. Franko'yu örnek gösterirler. Çünkü zihinleri ya Franko'ya ya da Stanlin'e çalışır. Bizim kast ettiğimiz şudur, burada öyle bir şehir kuracağız ki herkes gelip, merakla burayı görmek isteyecek. Herkes buraya akacak. İşte hedefimiz bu. Eğer biri bana gelir derse ki, 'UNESCO'ya veya koruma planına aykırı bir iş yapılıyor.' Hesabını ben soracağım. Bu iki esası koruyacağız." dedi.

“İlçede yapılması planlanan çalışmalar”

Başbakan Davutoğlu, ilçede yapılması planlanan çalışmaları ise şu maddelerle açıkladı:

UNESCO Kültürel Mirası çerçevesinde Diyarbakır Surları korunacak. Her bir burç korunacak. O dönemde güya şehir hava alsın diye surları yıkan çarpık anlayışa karşı eksik yerleri de aslına uygun olarak inşa edeceğiz. Diyarbakır surlarını aslına uygun şekilde koruyacağız. Burçları kültür mekânları haline dönüştüreceğiz. UNESCO Kültürel Miras Listesi'nde yer alması nedeniyle Hevsel'i hem koruyacağız hem de bilinir kılacağız. Ulu Cami ve civarını bir inanç turizmi alanı olarak herkesin ziyaretine açık halde muhafaza edeceğiz. İçkale ve Hazreti Süleyman civarını aynı şekilde koruyacağız. 9 tarihi eseri restore etmiştik.

“Birçok yıkım belediye tarafından yapıldı orada”

İçkale'nin ve hemen yanındaki Cevat Paşa Mahallesi maalesef son derece çarpık bir yapılaşmanın olduğu yerlerdi. Birçok yıkım belediye tarafından yapıldı orada. İnanç turizminin ikinci ayağı, örnek bir tarihi mekân olarak tamamıyla Diyarbakır'a tarihi eserlerini dokusuna uygun olarak yeniden inşa edeceğiz. Alipaşa ve Lalabey mahallelerinde tarihi eserler var. Özellikle tarihi restorasyon bakımından birçok hukuki sürecin tamamlandığı bir mesken alanı. Dört Ayaklı Minare ve Ulu Cami ile arasındaki mahalleler tanzim edilecek.

Orayı niye tahrip etiler biliyor musunuz? Fatih Paşa'nın diğer adı Bıyıklı Mehmet Paşa'dır. Çünkü fetih esnasında İdris-i Bitlisi ile birlikte bütün bu bölgeyi fetih eden kişidir. İkisinin bir araya gelmesi yüreklerin birleşmesidir. İşte o zaman yaklaşık 400 yıl Diyarbakır emniyette olduğu için Kudüs özgürdü ve aynı devletin çatısı altında bütün kadim medeniyetin temsilcileri onurla gururla yaşıyorlardı. Şimdi o kardeşliği yıkmak için sembolik bir şekilde Fatih Paşa Camii'ini yaktı onlar. Biz de onların hatırasını yeniden imar edeceğiz.

“Gazi Caddesi, Sur ilçesinin omurgasıdır”

Böylece Fatih Paşa, Cevatpaşa, Alipaşa, Lalabey tarihi tescil edilmiş bütün binalar ayağı kaldırılacak. Üzerinde hassasiyetle duracağımız yerlerden biri Gazi Caddesi, Sur ilçesinin omurgasıdır. Özel bir plan uygulayacağız. Gazi Caddesi'ndeki bütün binalar restore edilecek. Sokak sağlıklaştırılması çerçevesinde binalar tek tek ele alınacak. Esnaflarımızın prim ve vergi borçlarını erteledik. Kredi borçları ile ilgili de bir çalışma yürütüyoruz. Esnaflarımızın mağduriyetinin giderilmesi için faizsiz kredi dâhil her türlü aracı devreye sokacağız. Bütün ekonomik hayat canlanacak. Mesken alanlarında Diyarbakır taşının, bazalt taşının ve Diyarbakır mimarisinin olmasına özen göstereceğiz.

“Dicle Vadisi Projesi ile Diyarbakır Dicle ile bütünleşecek”

Diyarbakır`ın o güzel eyvanları ile yaşaması konusunda gerekli adımları atacağız. Dicle Vadisi Projesi ile Diyarbakır Dicle ile bütünleşecek. Diyarbakır doğa ile bütünleşecek bir şehir haline gelecek. Diyarbakırlı güzel insan Hamid Aytaç'ın mirasını da yaşatmak için büyük bir hat okulu ve müzesi inşa edeceğiz. Celal Güzelses adına da bir musiki cemiyeti inşa edeceğiz. (M. Sıddık Bilge/Osman Gülebak/Yunus Sırat –İLKHA)