Bazıları, son olaylara intifada adını vermekten kaçınıyor. Buna kitlesel ayaklanma veya halk ayaklanması diyorlar. Bu tavırları, intifadanın kendilerinin meşruiyetini ortadan kaldırması korkusundan kaynaklanıyor. Bunun yanında halk ayaklanmasının temelinde kalplerde, vicdan ve şuur seviyesinde inanç, kararlılık ve istek olduğu için korkuyorlar. Bu inanç, kararlılık ve istek; askeri eğitim almamış, savaşa girmemiş hayatlarının baharındaki gençlerin savaşa ve ölüme gitmesine sebep oluyor. Filistin`in tarihine baktığımızda İngiliz işgalinden bu yana bunun ilk ve hatta üçüncü intifada olmadığını görürüz.

Şu anki intifada, zorunlu araçlar ve mekanizmalar olmadığı için özgürlüğe götürecek olan siyasi yürüyüşü düzeltme konusunda bütün meyveleri vermemiş olsa da özgürlük intifadası safına katılmakla meyvelerini verdi. Bunun tam bir intifada olduğuna delil getirmek istiyorsak, başardıklarına bakmamız gerekir. Burada şu anki intifadanın gerçekleştirmiş olduğunu birçok başarıdan önemli olanlarına değineceğiz.

İntifada, Filistin meselesini uluslararası ölçekte ilgi odağı haline getirdi. Bu konu, üç sebepten dolayı önemli.

Birincisi, bölgenin ve dünyanın ilgilendiği başka konular var.

İkincisi, Filistin meselesini göz ardı etmek için büyük bir gayret var.

Üçüncüsü de Filistin meselesi uluslararası alanda direniş ve haklardan Hamas`ıcezalandırmaya dönüştürülmek isteniyor. Bu intifada, Filistin meselesini diğer konularınönüne geçirmesi ve tekrar önem verdirmesi, siyasetin gündemine oturması ve basında tekrar manşetleretaşımasından dolayı, buna “işgale destek veren uluslararası bağlama karşı bir intifadadır(başkaldırıdır)” diyebiliriz.

İntifada, düşmanın hesaplarını bozdu ve onu ekonomik, askeri ve siyasi açıdan yordu. İşgal rejiminde Ekim ayından bu yana harcamalar ve borsadaki kayıplar vs. dolayısıyla milyarlarca zarara sebep oldu. Askeri açıdan da en büyük askeri birlikler ve ihtiyat birlikleri harekete geçirildi. Siyasi açıdan ise düşmanın Mescid-i Aksa`yı işgal etme planlarını bozdu. Bu yüzden bu, İsrail`in planlarına karşı intifadadır.

İntifada, Siyonist yapının dayandığı iki önemli temel olan İsrail ordusunun yenilmezliği ve yerleşim yerlerine göç olgularını sarstı. Yenilmez diye lanse edilen İsrail ordusunun bu imajı, silahlı İsrail askerinin elinde bıçak olan Filistinli gençten korkup kaçmasıyla yerle bir oldu.

Burada Hamas`ın İsrail ordusunun imajını sarmasındaki rolüne de dikkat çekmemiz gerekir.

Yerleşim yerlerine göç konusunda ise tersine bir göç söz konusu. Çoğu yerleşimci, bıçaklama eylemlerinin korkusundan tersine öç etmeye başladı. Siyonizmin kurucusu Ben Gurion`un, yerleşimci göçünü Siyonizmin devamının temeli olarak kabul ettiğini göz önüne alırsak bunun Siyonizmin temeline karşı bir intifada olduğunu görürüz.

İntifada, Filistinlilerin özgürlüğe olan azimlerini tazeledi. Her gelen nesil, bir öncekinin tecrübelerinden yararlanarak kendine has yeni direniş yöntemleri geliştirdi. Bütün bunlar, “zeytin ve elma ağacı dik” devrimini; “Dans ve direnişteki rolü” direnişini; “renk festivali” cephesini ve daha diğer şeyleri isteyenlere karşı bir devrim oldu. Bu noktadan bakıldığında şu anki intifada, Filistin meselesinin 2000`deki intifadadan bu yana yaşadığı ayak sürümeye ve kalıplaşmaya karşı bir intifadadır.

Son olarak mevcut intifadada bu kadar anlam varsa ve bu süreçte verdiğimiz şehitleri, yaralıları ve yerlerinden edilenlerin sayısını öz önüne aldığımızda, intifadayı yok sayanların başlarını kuma gömdükleri veya düşmanın onları ayaklarının altına aldıkları ortaya çıkacaktır.

Filistin Haber