Rabbim, her insanı en sevdiği ile imtihan edermiş. Sen İbrahim (a.s) gibi ol, İsmail (a.s) mutlaka imtihana "Rabbim bunu istediyse yap" der. Sonra bil ki, Rabbim zalim değildir. Senden İsmail`i ister, yerine kendi katından bir adak gönderir. Bunun üstüne İsmail`e de üstün bir iman, takva ve ihlâs kazandırarak sana gönderir. Hani İbrahim (a.s)`da en zor durumunda, bir çocuk sahibi olma arayışındayken Allah, Ona İsmail`i bahşetti ve çöllere bırakmasını istedi ya, işte Rabbim Onun imanını ve ihlâsını kuvvetlendirmek için bunu yaptı. Bir tane çocuğu ve biricik çocuğunu yine en zor durumda Rabbim Ondan istedi ya, O ise tereddüt etti rüyasından. Fakat imanı galip geldi ve kendisiyle beraber o güzel çocuğu feda etti Allah yolunda. Allah adağı kabul etti ve o kurbanı tekrar kendisine hediye etti. Bununla kalmayıp, kendisine Allah`ın evini inşaa mükâfatını verdi. Bu bir hiç. Çünkü kendisine en salih insanı, âlemlerin yaratılış sebebi olan Resulullah`ı torunlardan bir torun olarak verdi... Şimdi sen ey kardeşim! Ya İbrahim`ce kalbindekini Allah`a ada, ya da İsmail`ce kendini Allah`a ve O`nun emrine ada. Bir üçüncü yol yok İslam nazarında. Çünkü üçüncü kişi şeytandı...

Metin Akgül / Mersin (Akdeniz) - Yaş: 22


Genç Yazarlar ile HASBİHAL

Mersin`den Metin Akgül kardeşimiz, İslam teslimiyettir, kendisine teslim olanı selamete ulaştırır. Bunun en güzel örneğini kurban bayramını idrak ettiğimiz şu günlerde Hz. İbrahim (a.s) ve Hz. İsmail (a.s) peygamberin hayatında görüyoruz. İmtihan çeşidi zamandan zamana, mekândan mekana değişse de Rabbin emrine teslimiyet değişmiyor. Her devirde Müslüman`a düşen Allah`ın emrine en güzel şekilde teslim olmaktır. Bugüne kadar Rabbinin emrine teslim olduğu için pişman olan kimseyi bilmiyoruz. Fakat bunun aksi yığınla örneğe şahidiz. Teslimiyetin zihin ve kalbimizde yer etmesi duasıyla… Kısa ve öz yazınızda güzel bir tespitte bulunmuşsunuz. Yeni yazılarınızı bekliyoruz. Allah`a emanet olun.