Döşemealtı İlçesindeki Antalya L Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda yeni bir işkence iddiası ortaya atıldı. Daha önce işkence, taciz ve tecavüz gibi çeşitli nedenlerle gündeme gelen cezaevinde bu kez 3 tutukluya yönelik işkence suçu işlendiği öne sürüldü.

Tutuklu Mehmet Devrim Zongur, Okan Özer ve Emre Şahin adına avukat Hakan Evcin tarafından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusunda, cezaevi müdürü, müdür yardımcıları, infaz koruma başmemuru ve 45 infaz koruma memuru hakkında işkence yapmak, kasten yaralama, görevi ihmal ve suçu bildirmemek yönünde suçlamalarda bulunuldu.

ALMAN NAZİ KAMPI BENZETMESİ

14 Nisan Salı günü 08.00-08.30 saatleri arasında cezaevinin B9 alt koğuş avlusunda yaşandığı öne sürülen olayda, infaz koruma memurlarının, 3 tutukluya sabah sayımı için avluya çıkmalarını, hazır ola geçip sırayla saymalarını istediği belirtildi. Koğuşta zaten 3 kişi kaldığı, ortak alan ve avlunun kameralarının da sürekli 3 kişiyi görebildiği belirtilen suç duyurusunda, zaten göz önünde olan kişileri Alman Nazi kamplarındaki gibi zorla sıraya dizmek, zorla hazır ola geçirmek ve zorla saydırmanın insanlık dışı bir uygulama olduğu kaydedildi.

3 KİŞİYE SALDIRI EMRİ İDDİASI

Zulüm ve işkence olan bu muameleyle de yetinilmediği öne sürülen suç duyurusu dilekçesinde, şu iddialar bulunuyor:

"60 yaşlarında Diyarbakırlı olduğunu ve 'en yetkili kişi' olduğunu söyleyen uzun boylu, zayıf (başgardiyan olabilir), 'Neden çıkmıyorsunuz?' diye sorarak, 'Arama yapmaya karar verdim, derhal çıkın' diye bağırmaya başlamış ve yanındaki yaklaşık 45 kişiye emir vererek, tutuklu 3 kişiye saldırmışlardır. Neden 45 kişi? Çünkü sabah sayımları vardiya değişikliği sırasında yapılmakta olup, her iki vardiyanın toplamı da sayıma katılmaktadır. Bizzat işkence etmemiş olsalar da bu sırada orada olan ve suça dolaylı katılan, suçu bildirmeyen kişiler, orada olan tüm kişilerdir."

DAYAK OLAYININ AYRINTILARI

Suç duyurusunda, dayak olayının ayrıntıları ise şöyle anlatıldı:

"Önce Emre'yi duvara çarpmışlar, Devrim ve Okan'ı da yere yatırıp, yaralamışlardır. Bu sırada şüpheliler ana avrat sinkaflı küfürler etmiştir. İşkence sırasında da küfürler devam etmiştir. Devrim'in boynunu sıkan şüpheliler, boynunun (kendisine göre) sol tarafında yaralanmaya, boynun sol alt bölümlerinde sıyrık ve ekimozlara sebep olmuşlardır. Bileğini son derece sert bir şekilde kıvırıp, kırmaya çalışmışlardır. Devrim'in sağ el orta parmak birleşme ekleminde yara açılmıştır. Kolları ile vücudunun sırt ve göğüs taraflarında da ağrılar vardır. Devrim'in kafası duvara vurulduğundan, kafasının arka tarafında da ağrılar bulunmaktadır. Okan'ın hukuka aykırı olarak, yere yatırılmaktan dolayı vücudundaki ağrılar dışında, boğazında, boğma hareketinin yoğun olduğu, sağ ve sol bölümlerde yaraları bulunmaktadır. Burnunun (kendisine göre) sağ tarafında geniş kanamalı bir yarası mevcuttur. Sol elmacık kemiği bölümünde şiş ve ağrı bulunmaktadır. Boynunun alt tarafları sıyrıklarla doludur. Kolları morarmıştır."

BARO RAPOR TUTTU

Tüm bu anlatımlar ve yaraları 15 Nisan günü saat 14.00'de yaptığı ziyarette bizzat gördüğünü belirten avukat Evcin, Antalya Barosu İnsan Hakları Kurulu ile de görüştüğünü, kurul üyelerinin de 3 tutukludaki yaraları bizzat gördükleri ve rapor tuttuklarını kaydetti. Bu raporu da suç duyurusuyla birlikte delil olarak sunan Evcin, bu işkencenin görüntülerinin de B9 alt koğuş avlusunun kameralarınca kayda alındığını iddia etti. Evcin, bu kayıtların şüpheliler tarafından silineceğine dikkat çekerek, "Derhal bu görüntüler yok edilmeden istenmesi gerekmektedir" dedi.

TUTUKLANMALARINI İSTEDİ

Suç duyurusunda, Antalya L Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nun müdür, müdür yardımcıları, infaz koruma başmemuru, infaz koruma memurları dahil tüm şüphelilerin tespit edilerek cezalandırılmaları için kamu davası açılması, şüphelilerin kaçma ve delilleri karartma olasılığı dikkate alınarak, derhal tutuklanmaları da istendi.