DOĞRUHABER

Şehadetlerinin yıl dönümünde hayatlarını anlatacağımız Şehid Hasan, Şehid Muhyeddin ve Şehid İsmail de tıpkı diğer şehitler gibi davalarında korkusuz birer yiğit ve civanmert idiler. Hayatlarını İslam`a feda eden, cennet karşılığında dünyalarını satan nadide şehidler, sonraki nesiller için birer meşale oldular.

ARAMIZDA ÖYLELERİ VAR Kİ…

1990`lı yıllar… PKK bölgenin hâkimi olma iddiasıyla boykot ve kepenk kapatma işlerine girişti. Kendilerine itaat etmeyenlere karşı çeşitli sindirme yollarına başvuran örgüt, işyerlerini yakmaya ve bazı insanları şehid etmeye başladı. Baskılara boyun eğmeyen dindar Kürtler işyerlerini kapatmadı ve koruma tedbirleri aldı. Örgüte boyun eğmeyen dindar Kürtler, inançları uğruna şehid oldular. O kahramanlardan Şehid Hasan Sarıağaç, Şehid Muhyeddin Altun ve Şehid İsmail Yılmaz aslında sıradan birer dindar Kürtlerden idiler. Ancak inandıkları İslam davası; onlara küfre boyun eğmeyi yasaklıyordu. Bu nedenle Allah`ın ipine sımsıkı sarılarak yüceldiler. Yüceldikçe de zulmün çağdaş versiyonunu ve küfrünü daha net görmeye başladılar. Zaten ithal fikirli taşeronlar da çoktan, vampirler gibi dişlerini mazlumların kanlarına batırmıştı. Ve 90`lı yıllarda yüzlerce şehit gibi Şehid Hasan Sarıağaç, Şehid Muhyeddin Altun ve Şehid İsmail Yılmaz da peş peşe canlarını Allah`a adadılar. Tek suçları ise İslami bir hayat yaşamaktı.

ŞEHİD HASAN SARIAĞAÇ

Diyarbakır şehrinin medar-ı iftiharı olan Sarıağaç ailesi Rabblerinin rızasına vasıl olmak için topyekûn, tüm içtenlikleriyle, kararlılıklarıyla İslam davasında sabır ve sebat etmiş mümtaz ailelerdendir. Bu değerli ailenin değerli bir evladı olan Şehid Hasan 01 Mart 1966 Diyarbakır Alipaşa doğumlu olup, ilkokulu Alipaşa, Ortaokulu Diyarbakır ortaokulunda okudu. Şehid, İslam`dan uzak geçen gençlik dönemlerinde geçimini soğuk demircilik yaparak sağlardı. Cahiliyenin tüm emarelerini taşıyan ortamlarda yetişen şehid`in böylesi insanlarla da tanışıklığı olur. Dik duruşu, sıkılı yumruğu ile kabadayılık yapan şehid, herkesin çekindiği biriydi.  Kendisiyle uzun uzun ilgilenen ve kendisine hakkı anlatan eniştesi Şehid Bedri`nin vesilesiyle İslami dava ile tanışır. Bu günden sonra şehid, cesareti ve fedakârlığıyla son nefesine kadar hak yolda taviz vermeden yürür. Şehid Hasan; baktıkça insana huzur ve güven veren heybetli, güçlü, kuvvetli, kıvrak, ideal bir endam ve simaya sahipti. Tam manasıyla “Onlar kâfirlere karşı izzetli müminlere karşı alçak gönüllüdürler” fermanının açık sembollerindendi. Cesaretiyle çevresindekilere güven veren bir yapıya sahipti. PKK`nin İslam`a ve Müslümanlara yönelik saldırılarının en şiddetli olduğu dönemlerde dahi dik duruşundan asla taviz vermeyen şehid, dava arkadaşlarına karşı çok mütevazı ve fedakâr bir kişiliğe sahipti.

Kardeşi İbrahim`in 22 Mayıs 1994`te şehid edilmesi başta Hasan olmak üzere tüm Sarıağaç ailesini İslam`a daha çok bağlar.

29 Mart 2001 günü şehid Hasan belki de bir daha hiç göremeyeceği ailesini ziyaret eder ve o gece babasında kalır. Gece çok sayıda polis evi kuşatır. Hiçbir çağrı ve uyarı yapılmadan evin kapısı fünye ile patlatılır. Şehit, evin kapısını fünye ile patlatan ve kendilerine doğru ateş edenlere karşılık verir. Eve yağmur gibi kurşun yağdıran polisler Hasan`ı şehid ederler. Şehidin annesi de kurşunlardan nasibini alır ve yaralanır.

Şehidi kurşun yağmuruna tutanlar yaralı anneye dönerek “Canavar gibi çocuk yetiştirmişsin” derler. Annesi ise korkusuzca yüzlerine haykırarak “Onların çocuklarını da onlar gibi yetiştireceğim” der.

ŞEHİD MUHYEDDİN ALTUN

Şehid Muhyeddin, 1976`de Batman`da fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. İlkokul 4. sınıftayken babasının yanında, demirci dükkânında çalışmak zorunda kalışı ve küçük yaşta zorluklarla karşılaşması kendisini çabuk olgunlaştırır. 12 yaşındayken tekvando salonunda tanıştığı Müslümanlar aracılığıyla, İslâmi camianın saflarına katılır. İslami ilimleri öğrenmedeki gayreti ve hayatına geçirişi ile başta ailesi olmak üzere birçok kişinin hidayetine vesile olur. Çalışmalarıyla PKK`yi çıldırtan Muhyeddin`in evine atılan bir roketin patlaması, kendisini yıldırmadığı gibi, onu daha fazla gayretlendiren bir etken olur.

Ancak PKK`nin bir türlü başaramadığını, farklı şer odakları başarır. 1 Nisan 1994 günü bir arkadaşıyla saldırıya uğrar. Fakat ‘ölüm Muhyeddin`in aradığı sevgilidir, yeter ki İslâm için olsun` dercesine kendisini arkadaşına feda ederek, ruhunu Rabbine teslim eder.

ŞEHİD İSMAİL YILMAZ

Şehid, 1977 yılında Batman`ın Beşiri ilçesine bağlı bir köyde dünyaya gelir. 1989-90 yıllarında ailesi ile birlikte Batman`a yerleşir.

Henüz 13-14 yaşlarındayken İslami dava ile tanışır. İbadetlerine çok özen gösteren şehid gece namazlarını sürekli kılardı. Düzenli bir şekilde kitap okur ve son derece itaatkâr idi. Kur`an okumaya çok önem verir, ayet ezberlemeyi çok severdi. Sürekli camiye gider, çocuklara ders verirdi. 1994 yılında tablacılığı bırakarak, bir ekmek fabrikasında çalışmaya başlar. Kendisine verilen sepetli motor ile şehre ekmek dağıtırdı. Şehadetinden önceki gece, babasına bir daha çalışmayacağını söyler. Fakat ailesinin ısrarları üzerine, son günü olması şartıyla çalışmaya razı olur. Sabah işyerine gider. 29 Mart 1994 günü ekmekleri sayarken şer odakları tarafından işyerine ateş açılır. Camları kırılan işyerinden içeri giren iki kişi ateş etmeye devam eder ve İsmail ile Ramazan şehid olurlar. İşyerinde olan birkaç çalışan ise yaralanır.