Tarafların birbirlerini yalanladıkları açıklamalarıyla süren Çözüm Süreci bugün yapılan açıklamayla yeni bir aşamaya girerken, bir kez daha şeffaflık çağrılarını gündeme getirdi.

Hükümet ve HDP kanadından son bir ayda yapılan açıklamalarda ortak açıklama olmayacağı ve silahsızlanma çağrısı yapılmayacağı ifade edilmesine rağmen bugünkü açıklamanın yapılması, tarafların da atılacak adımlardan haberdar olmadıklarını gösterdi.

Bir televizyon programında konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Öcalan, HDP ve Kandil üzerindeki gücünü göstermeli" dedikten sonra HDP ile Hükümetin yan yana bir açıklama yapmasının söz konusu olamayacağına söylemişti. Ancak Arınç'ın açıklamasından  2 gün sonra Hükümet yetkilileriyle HDP heyeti arasında Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde gerçekleşen görüşmede söz konusu metin açıklandı.

Hükümet Sözcüsü Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısından sonra yaptığı açıklamada ise, çözüm sürecinde PKK`nin silah bırakmasına Kandil`in engel olduğunu savunarak,  “Bu engellerin daha çok Kandil'den kaynaklandığını da artık sağır sultan bile biliyor.”  diyordu 24 Şubat'ta. Bu durum Hükümet PKK'nin silah bırakmayacağını bile bile HDP heyeti ile ortak açıklama yaparak, kamuoyunu mu yanıltıyor sorusunu da beraberinde getirdi.

Kısa bir süre önce Öcalan`ın PKK `ya tüm bileşenlerin toplanıp silahsızlanma kararını örgüte gönderdiği yönündeki haberleri yalanlayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise , "Böyle bir mesaj yok. Bu mesajı kim ki İmralı`dan verildi diyorsa çıksın, buyursun açıklasın" demişti.

Bu gün gelinen noktada ise, Demritaş'ın yok dediği mesaj HDP'li Sırrı Süreyya Önder tarafından açıklandı.

Süreç boyunca Hükümet ve HDP/PKK tarafı sürekli bir birini yalanladı. Bir tarafın dediğini diğer taraf yalanlarken, bu gün taraflar ortak açıklama yaptı. Bugün yapılan açıklama tarafların atılacak adımlardan haberdar olmadıklarını gösterdiği gibi aradaki güvensizliği de ortaya koydu.

Şubat ayı ortalarında ortak açıklama yapılarak silahsızlanma çağrısında bulunulacağı haberlerinin ardından Kandil'den dönen HDP, heyeti yaptığı açıklamada, bu yöndeki haberleri 'kamuoyunda gerçekliğe tekabül etmeyen beklentiler ' sözleriyle yalanlanmış ve bu açıklama Kandil'in İmralı'yı veto ettiği şeklinde yorumlanmıştı.

Kimse çok büyük gelişmelere yol açacak gibi beklentinin içine girmesin

Demirtaş, 6 Şubat'ta TBMM'deki makam odasında Tunceli Barosu üyesi bir grup avukatı kabulünde yaptığı açıklamada, "Çözüm süreciyle ilgili "Çok ciddi bir krizden söz edemeyiz ama sürecin gerçekten de başarıya doğru gittiğine dair önemli gelişmeler var da diyemeyiz. Önümüzdeki günlerde yapılacak açıklama çok büyük gelişmelere yol açacak gibi kimse beklentinin içine girmesin, rutin devam ediyor" demişti.

13 Şubat'ta, İç Güvenlik Paketinin, müzakere sürecinin önünde ciddi bir bariyer oluşturduğunu ifade eden Demirtaş, pazarlık konusu yapmadıklarını ama barış ve müzakere sürecini dinamitleyecek kadar tehlikeli olduğunu söylemişti.

Demirtaş, bir diğer açıklamasında ise, "Nevruz'da Öcalan'ın bir mesaj yayınlayacağı tartışması ne İmralı'da ne de Ankara'da yapılmadı. Bu nereden çıktı bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

13 Şubat'ta Bingöl gezisinde hükümetin seçimler öncesi bir kez daha seçimde kendisine yaracak bir hamle yaptırmaya çalıştığını savunan Demirtaş, "AKP şuanda barış meselesinde seçime oynuyor. Asla ciddiyet yok. Asla adım atma niyeti yok. Olsa zaten parlamentoda İç Güvenlik Yasası yerine, barış yasalarının sıraya girmesi lazımdı." demişti.

13 Şubat Bingöl'de El Cezire'nin sorularını yanıtlayan Demirtaş, "Şu anda silah bıraktı-bırakılacak gibi bir duyguyu yaratmanın bir anlamı yok. Savaş da başlayacak değil ama silahların tümden bırakılma aşamasına geldik, o çağrı yapılmak üzere gibi bir anlayış doğru değil. Kimse halkı aldatmasın."

Abdullah Öcalan`ın PKK `ya tüm bileşenlerin toplanıp silahsızlanma kararını örgüte gönderdiği belirtiliyor. Böyle bir mesaj heyetinize iletildi mi? şeklindeki soruyu da yanıtlayan Demirtaş, "Hayır ortada böyle bir mesaj yok. Bu mesajı kim ki İmralı`dan verildi diyorsa çıksın, buyursun açıklasın. Kimse bizi töhmet altında bırakmasın. Sanki ortada böyle bir mesaj var da biz açıklamıyoruz gibi yapmasınlar. Varsa ortada böyle bir mesaj, Hükümet İmralı`daki tüm görüşmeleri tutanak altına alıyor, kayıt altındadır eğer Abdullah Öcalan böyle bir mesaj vermiş de HDP ya da Kandil ayak diretiyorsa buyursunlar açıklasınlar bu mesajı." demişti.

25 Şubat'ta bir televizyon programında konuşan Demirtaş, Hükümetin, hazırlanan ortak metni değiştirip yeni bir açıklama hazırladığını öne sürmüştü. Hükümetin taslağı maniple edip, İmralı'da görüşmelerin ruhuna ters bir içerikle hazırlamak istediğini iddia eden Demirtaş, hükümetin hazırlanan metni, Öcalan'ın silah bırakma çağrısı yaptığı bir metne dönüştürdüğünü söylemişti. Demirtaş'ın bu sözleri hatırlandığında, bugün yapılan açıklama Hükümetin manipüle ettiği metin mi okundu sorularını da akıllara getirmiyor değil.

PKK silah bırakmaz devlet silah bıraksın

Bugün yapılan açıklamanın muhatapları ise kısa süre önce yaptıkları açıklamalarda silah bırakmalarının söz konusu olamayacağını dile getirmişti. Hatta PKK'nın Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan bir adım ileri giderek, PKK'ye yakınlığıyla bilinen bir televizyona yaptığı açıklamada "PKK silah bırakmaz, niye bıraksın? Türk devleti silah bıraksın" demişti.

Kalkan aynı programda, "Türkiye toplumu yanlış bilgilendiriliyor. Bunlar aslında günü kurtarmak, seçimde oy koparmak için söyleniyor. Böyle olursa bu süreç devam etmez, sürmez. Herkes bu gerçeği bilmeli." İfadelerini kullanmıştı.

KCK: PKK asla silahlı mücadeleye son vermez

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Bese Hozat da, 23 Şubat'ta PKK medyasında yer alan açıklamasında, "AKP boşuna heveslenmesin. PKK asla silahlı mücadeleye son vermez." Diyerek Sırrı Süreyya Önder tarafından bugün yapılan açıklamayı adeta o günden yalanlamıştı.

Hükümetin bir çözüm niyeti ve politikası olmadığını ve çok sıkışık ve zorda olduğu için şu anda ateşkes sürecinin devam etmesini istediğini dile getiren Hozat, "Yoksa AKP Milli Güvenlik Kurulu toplantısında savaş kararı aldı. Bu kararı seçime kadar gizlemeyi kararlaştırdı." ifadelerini kullanmıştı.  (İLKHA)