DİYARBAKIR - Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın HDP grup başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken ve HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile yaptığı görüşme Diyarbakır'da olumlu karşılandı.

Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde çözüm sürecine ilişkin yapılan görüşmeyi televizyondan takip eden vatandaşlar "Görüşmenin ardından yapılan açıklamaların çözüm sürecine katkı sağlayacağı" değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşlardan İbrahim Ertek, görüşmeyi sürecin devamı konusunda çok önemli bulduğunu belirterek, "Çözüm sürecini candan istiyoruz. Çözüme doğru gidiyoruz. Bu konuda çok eminim" dedi.

Rıdvan Dursun ise çözüm sürecinde somut gelişmelerin olmasını olumlu bulduğunu kaydetti.

"Böyle samimi aşamaların olması gerçekten çok güzel" diyen Dursun, "HDP'nin PKK'nın silahsızlanması yönündeki açıklamaları samimiyetini gösteriyor. Bu gelişmelerin olması sevindiricidir. Kürt vatandaşı olarak çözüm sürecini destekliyorum" ifadelerini kullandı.

Abdulgaffur Bülbül de görüşmenin iki tarafın da çözüm sürecine sağduyulu yaklaştığını gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Hükümet ile HDP'nin aynı karede bulunması çözüm sürecine ilişkin somut açıklamaların geleceğinin bir kanıtıdır. Başlangıç olarak böyle somut açıklamaların yapılması önemlidir. Çözüm süreci çok hassas bir süreç olduğu için bazen önemli kırılmalar oldu. Sürece herkes sağduyulu bir şekilde yaklaşması lazım. Bu konuda herkesin fikri alınarak, alınan fikirlere saygılı bir şekilde yaklaşmak lazım. Ancak çözüm süreci bu şekilde sonuçlanır. Zaten kimse silahı istemez. Bu aşamada hiçbir vatandaşın silah alarak dağa çıkmak isteyeceğini sanmıyorum."

Esnaf Serdar Akmaz ise PKK'nın silah bırakmasının bölgeye olumlu yansımalarının olacağını dile getirerek, "Huzur ortamı olursa turist de gelir insanların işleri daha da artar. Silah bırakılırsa siyasi anlamda da insanlar düşüncelerini daha iyi bir şekilde dile getirebilirler. Herkes fikirlerini rahat bir şekilde söyleyebilir bu şekilde diyalog kanallarının açılacağını düşünüyorum" diye konuştu.

Öğrenci Tuba Şimşekoğlu da verilen mesajların bölgenin huzuruna katkı sunacağını aktararak, bu şekilde sosyal olarak rahatlama olacağını, bölgeye karşı olumsuz algıların da değişeceğini kaydetti.

Banka görevlisi Yusuf Umut ise açıklamanın Türk ve Kürt halkı adına olumlu olduğunu vurgulayarak, "Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin beklediği bir mesajdı. Bizim için önemli olan 30 yıldır akan kanın durmasıdır. Sürecin taraflarını kutluyorum. Gençler için de olumlu olacak, çünkü siyasette daha rahat fikir yürütülebilecek" dedi.

Esnaf Ali Sait Özkan, silahların bırakılmasıyla kentte ekonominin canlanacağını ve turist sayısının artacağını ifade ederek, "Köylere dönüş de artar, huzur, barış gelir. Birlik ve beraberliğimiz daha da artar" şeklinde konuştu.

Emekli işçi Hacı Turay ise "Örgütün silahları bırakmasını hepimiz isteriz. Bu hem halk için hem de Ortadoğu için iyi bir fırsat olur. Böyle bir anlaşma olursa bölgemiz ve barış için iyi olur. Gençler ölmez, ekonomi de düzelir" dedi.

STK temsilcileri olumlu karşıladı

Sivil toplum kuruluşu temsilcileri, PKK'ya silah bırakma çağrısının yapıldığı  Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde görüşmenin çözüm sürecinin barışla nihayete ermesi konusunda umutları artırdığı görüşünde.

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, 21 Mart 2013'te gerçekleştirilen Nevruz etkinliğinde Abdullah Öcalan'ın çağrısının Kürt sorununun çözümünde silahların tümüyle devreden çıkarılması ve demokratik siyasetin esas alınması olduğunu hatırlattı.

"Bugün açıklanan çağrı ile artık barış ve çözüm sürecinin en stratejik hedefi olan silahların devreden çıkarılması hedefine yaklaşıldı. Bu çağrı üzerine PKK'nın yetkili organlarını, kongresini toplayarak Türkiye'de Kürt sorununun çözümünde silahların devreden çıkarılacağına dair bir iradeyi ortaya koyduğunu açıklaması önemli bir aşamayı ifade eder" diyen Elçi, böylece sorunun demokratik yollarla çözümü umudunun da ete kemiğe bürünmüş olacağını dile getirdi.

Elçi, şöyle dedi:

"Çözüm sürecinin nihai olarak barışla sonuçlanmasının en önemli unsurlarından ve aşamalarından biri silahların tümüyle devreden çıkarılması. Bu çalışmanın temel hedefi de süreci hızlandırmak. Öcalan'ın bu çağrısı üzerine PKK'nın silah bırakması meselenin barışla sonuçlanması hedefini yüzde 90'ın üzerine çıkarır. Bu son derece umut verici ve önemli bir aşama."

"Hükümetin elini daha güçlü kılacaktır"

Mazlum-Der Diyarbakır Şube Başkanı Abdurrahim Ay da Kürt sorununun çözümünde silahların miadını doldurduğuna inandıklarını, bunu her fırsatta dile getirdiklerini belirtti.

Sorunun diyalogla çözülmesi gerektiğini, sivil adımlar atılarak barışın mümkün olacağına inandıklarını vurgulayan Ay, "Nihai noktada PKK'nın silahlı mücadeleyi bırakması olumlu bir gelişme. Bu, hükümetin elini Kürt meselesinin çözümü konusunda daha güçlü kılacaktır. Ancak çözüm sürecinde sorumluluklar daha da artıyor" dedi.

Ay, sorunun çözümü konusunda yapılması gerekenlerin hızla gerçekleştirilmesi gerektiğini düşündüklerini aktararak, en önemli aşama olarak görülen silahlar bırakıldıktan sonra çözüme dair mekanizmaların hızla işletilmesinden yana olduklarını kaydetti.

"Gelinen aşama önemli"

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi Başkanı Mehmet Kaya ise Türkiye'nin önemli bir dönemece geldiğini dile getirdi.

Silahların bırakılmasının önemli olduğuna işaret eden Kaya, ancak bundan sonra daha yapılacak çok şeyin olduğunun bilinmesi gerektiğini anlattı.

"Silahsızlanma Kürt sorununda bir sonuçtur. Şimdi bunun ortadan kaldırılması yaşanan ölümler, travmalar, ekonomik ve sosyal kayıplar açısından çok önemli" ifadelerini kullanan Kaya, şöyle konuştu:

"Bundan sonra hızla gerek demokratikleşme gerekse de sosyal, kültürel ve temsiliyet anlamında engellerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili adımların atılması çok önemli. Gelinen aşama önemli ancak sorumlulukları artırıyor."

"Bu hayırlı ve tarihi bir gelişmedir"

Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Murat Koç da yapılan açıklamaların çözüm süreci için tarihi bir gelişme olarak görülmesi gerektiğini belirtti.

Koç, çözüm sürecinin daha sağlıklı yürümesi için böyle bir kararın alınmasının beklendiğini ifade ederek, çözüm sürecinin PKK'nın silah bırakarak, şiddetin, çatışmanın son bulması ve bununla Kürt sorununu doğuran haklar çerçevesinde bir takım yasal düzenlemelerin yapılması olduğunu kaydetti.

Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu hayırlı ve tarihi bir gelişmedir. Bu çağrının PKK tarafından da karşılık bulmasını ümit ediyoruz. Bu noktada siyasiler üzerlerine düşeni yapmışlardır. Böyle bir zemini hazırlamışlardır. Şu anda sivil siyasi alan sivil siyasi zemin PKK'nın silah bırakması açısından uygun durumda. PKK da bu çağrıya inşallah karşılık verir. Burada asıl belirleyici olan PKK'nın bundan sonraki tutumudur. Çünkü çözümün muhatapları tarafından müzakere aşamasına geçildiği ve müzakere koşulları sağlandığı için PKK'nın silah bırakması gerekiyor. Zira PKK müzakerelere geçildiği taktirde silaha son vereceğini ifade etmişti. Bu kapsamda bundan sonra top PKK'da yani Kandil'de. Kandil'in tavrı çözüm sürecinin kaderini belirleyecektir."

"Sürecin daha hızlı ilerleyeceği yönünde umut oluştu"

Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi da çözüm süreci için toplantının sonunda yapılan açıklamanın çok önemli olduğunu söyledi.

Bundan sonra demokratikleşme için adımların atılmasının beklendiğine işaret eden Elçi, "Bu çözüm sürecinde ciddi bir aşama. Dileriz ki; yol kazasına uğramadan bu müzakereler devam eder ve süreç barışla sonuçlanır. Bu açıklama ile sürecin daha hızlı ilerleyeceği yönünde umut oluştu" şeklinde konuştu.

Elçi, anayasanın değiştirilmemesi halinde sorunun tamamen çözülmesinin mümkün olmayacağını savunarak, yeni bir anayasanın hazırlanmasının gerektiğini dile getirdi.

"Sorunun çözümünü demokratik siyaset belirleyecektir"

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, çözüm sürecinin en önemli eşiklerinden birinin silah bırakma olduğunu, çözüm sürecinin temel amacının PKK'nın silahsızlanması, sorunların demokratik siyasetle çözülmesinin imkanlarının yaratılması olduğunu belirtti.

"Silah bırakılması çağrısı ile çözüm sürecinde temel amacın gerçekleştirilmesi konusunda son derece önemli bir adım atıldı. Bundan sonraki süreçte 21 Mart'ta kutlanacak nevruza kadar PKK'nın Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi terk ettiklerine dair bir deklarasyonu yapması bekleniyor" diyen Coşkun, Kandil'in Öcalan'ın yaptığı çağrının dışında herhangi farklı bir girişimi olacağını düşünmediğini aktardı.

Böylece Türkiye'de müzakere denilen aşamaya geçilmiş olacağına dikkati çeken Coşkun,  "Bundan sonra sorunun çözümünü demokratik siyaset belirleyecektir. Bu son derece önemli ve değerlidir, çözüm sürecinde bugüne kadar gelinen en önemli aşamadır" diye konuştu.

Coşkun, silahlı mücadeleden vazgeçildiğinin ilan edilmesinden sonra yeni anayasanın gerçekleştirilmesinin çok daha olumlu bir atmosfer oluşturacağını vurguladı.

AA