Şeyh Said Efendinin kıyamının 90’ıncı yıl dönümü münasebetiyle Diyarbakır’da faaliyet yürüten 72 İslami Sivil Toplum Kuruluşu tarafından düzenlenen Şeyh Sait yürüyüşüne katılan Diyarbakır halkı, Şeyh Said’i sahiplendiğini bir kez daha ortaya koydu.

Şeyh Said kıyamı ile ilgili yapılan basın açıklamasına katılan Sivil Toplum Kuruluşu üyeleri ve Kanaat Önderleri açıklama sonrası İlke Haber Ajansına konuşarak, Şeyh Said kıyamının Kemalist rejimin, yüce İslam’a düşmanlığını engellemek için yapıldığını ve Şeyh Sait’in davasının bütün Müslümanların davası olduğunu söylediler.

“Şeyh Said’in davası davamız, yolu da yolumuzdur”

Diyarbakır’da çeşitli dallarda faailiyet sürdüren 72 İslami Sivil Toplum Kuruluşunun Şeyh Said ile ilgili düzenlediği basın açıklaması sonrasında konuşan TOÇ-Bir-Sen Diyarbakır Şube başkanı Seyfettin Güler, “Şeyh Said, Müslümanlara “İslam’a sahip çıkın!” mesajını vermiştir. Davası İslam iken rejim tarafından mücadelesi çarpıtılmak istenmiştir. Onun davası İslam davasıdır. Bu yüzden, Şeyh Said’in davası davamız, yolu da yolumuzdur.” şeklinde konuştu.

“Şeyh Said kıyamı, Kemalist rejimin, yüce İslam’a düşmanlığını engellemek için yapılmıştır”

Kendisini Şeyh Said’in torunu olarak gördüğünü söyleyen Remzi Oynak ise Ali İmran süresinin “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Zira onlar diridir.” ayetini örnek vererek, “Davası Allah olanların uğrunda öldükleri şey İslam’dır. Şeyh Said, Hz. Muhammed’in yolunda yürümüş bir şahsiyettir. Ben onun torunu olmaktan gurur duyuyorum. Şeyh Said Kıyamı, Kemalist rejimin yüce İslam’a düşmanlığını engellemek için yapılmıştır.” dedi.

 “Onların inadına İslam’a daha çok sarılacağız”

Şeyh Said’in yolunun takipçisi olduklarını ve Şeyh Said nasıl şehit olduysa kendilerinin de bu şekilde şehit olmaya hazır olduklarını aktaran Mehmet Gökgöz ise, “İnşallah Allah yolunda daha çok canlar vereceğiz. Bütün canlar Allah yolunda olsun diğer yollarda olmasın. Şeyh Said o gün kıyam yaptı ve bu yolu bize gösterdi. Bizde onun yolunu takip ediyoruz. Kıyam yapmasaydı bugün kü torunları bu yolu devam etmezdiler. Bizde devam edeceğiz ölene kadar. Bunlar çarşafa dil uzattılar, aslında çarşafa değilde İslama dil uzattılar. Bunlar İslam’a tahammül edemiyor. Onlar ne kadar dil uzatsalar biz o kadar sarılacağız. Küfrün sevmediğini bizim sevmemiz lazım. Camiden, sakaldan ve Namazdan nefret ediyor, sevmiyorlarsa bizde daha fazla sevmemiz lazım ve uygulamamız gerekir. Dedemiz Şeyh Said bunu yaptıysa bizimde bunu yapmamız lazım. Bizler on yolun yolcusuyuz. O gün Şeyh Said mücadele etmeseydi biz bu halde olmazdık.” sözlerini kullandı.

“Müslümanların geri adım atmaması lazım”

Şeyh Said’in Allahın dini için kıyama kalkıştığını belirten Şehabettin Er, dönemi Kemalist rejiminin Şeyh Sait’in hak davasını sekteye uğratmak için çok çalıştıklarını ve bu mücadelenin halen devam ettiğini söyledi.

Er, “ Bugün de komünist sosyalistler, Şeyh Said’in davasına gönül veren Müslümanların önünü keserek hak davaya sekte vurmaya çalışıyorlar. Onların fikirleri aynıdır. Küfür ve şirk islama karşı nasıl ki peygamberimiz (A.S) döneminde beraber bir tavır sergilemişse bugün de aynı tavırları sergiliyor. Burada müslümanalara düşen görev, Şeyh Said gibi, onun dava arkadaşları gibi dava erlerinin yolunu sürdürmeleridir.  Müslümanların geri adım atmamaları lazım. Geri adım atmak kimsenin hayatını ömrünü uzatmaz” diye konuştu.

“Şeyh Said’e ihanet edenler ile HDP zihniyeti aynıdır”

Müslümanların Allah ve Resülünün davasını her zaman her yerde savunmaları gerektiğini aktaran Er sözlerini şöyle bitirdi:

“Müslüman Kürt milleti Komünistlere ve Kemalistlere karşı her dönemde İslam’la var olmuşlardır. Diyarbakır içerisinde Şeyh Sait’in askerlerinin arasına girerek bir Müslümana yakışmayan tavırlar sergileyen ve Şeyhe ihanet edenler ile bugün İslam davasına saldıran ve Müslüman Kürtleri hedef haline getiren komünist yapı HDP/PKK zihniyetti arasında bir fark yoktur. O dönemin satılmış Kürtlerinin yaptıkları ne ise, bu dönemdekilerin yaptıkları da aynıdır” ifadelerini kullandı.  (M.Sıddık Bilge/Emrah Deniz - İLKHA)