Bir Müslüman`ın Avrupa ya da Amerika`da Hristiyanlara, Filistin`de Yahudilere ait 50 koyunu öldürmesi durumunda medyada günlerce küfürler savrulacak, lanetlenecek ve barbarlıkla itham edilecektir. 50 yerine 200 –250 koyunu öldürse vahşi ve terörist olarak nitelendirilecek, haber sitelerinde ve sosyal medyada ağır hakaretlere uğrayacaktır. Bununla da yetinmeyecek bu vahşetin kaynağının İslam olduğunu dile getirecekler. Batılı hükümetler 200 masum koyun öldürüldüğü için bunu terör suçu olarak kabul edecek ve bu ülkelerde yaşayan Müslümanların hayatını karartmak için yeni terör kanunları çıkaracaklar. Bunu büyük bir fırsata dönüştürmeye çalışacak olan Batının faşist çehreleri Müslümanların camilerine, evlerine, işyerlerine ve tesettürlü bayanlara saldıracak, ortalıkta terör estirecekler.

ABD`nin Irak`ı işgaliyle birlikte bu ülkede görev yapan ABD askeri Chris Kyle, Müslüman Irak halkına karşı işlediği cinayetleri ve yaptığı katliamları konu alan bir kitap kaleme almış. Bir değil, on değil, yüz değil tam 250 Müslümanı kurşuna dizip öldürdüğünü övünerek, göğsünü kabartarak itiraf ediyor. Onun bu barbarlığını, bu vahşiliğini ve gözü dönmüşlüğü sorgulama bir yana, kutsuyor Batılılar. Müslümanların kanının ne kadar ucuz olduğunu ve nasıl öldürüldüğünü göstermek için kitabı esas alarak film yapmışlar.

ABD`li askerin Irak`ta işlediği cinayetleri konu alan “American Sniper” isimli filmin ABD ve Avrupa ülkelerinde gişe rekorları kırdığı söyleniyor. Filmi seyretmek için kuyruklara giren ABD`li ve Avrupalılar koltuklarında oturup keyif çatarak Müslüman katliamını izleyip kin ve nefretlerinin boyutunu göstermeye çalışıyorlar her halde. Ülkemizde de Batının çıraklığını yapan kimi yozlaşmış kafaların girişimiyle söz konusu film bu günlerde vizyona giriyor.

Amerikalı katillerden Chris Kyle, ballandıra ballandıra Iraklı Müslümanları nasıl katlettiğini anlattığı kitabını yazdıktan sonra Şubat 2013`te bir asker tarafından ABD`de öldürüldü. Kyle, kitabında toplam 250 kişiyi öldürdüğünü iddia ediyordu. ABD Savunma Bakanlığı, Kyle`nin bahsettiği ölümlerden kendi kayıtlarında sadece 160 kişinin bulunduğunu ileri sürmektedir. ABD Savunma Bakanlığı, sadist ve barbar Kyle tarafından katledilen 90 Müslümanı lütfedip kayıtlarına koymaya gerek duymamış herhalde.

Buraya kadar anlattıklarımız işin bir boyutunu gösteriyor. İşin bir de başka boyutu var. ABD`nin eli kanlı terörist askerleri katlettikleri Müslümanların sayısıyla övünürken bu tutumları İngiliz ordusuna dokunmuş olacak ki, karşı taarruza geçip daha fazla Müslüman kanı akıttıklarını, daha fazla kelleye sıkıp öldürdüklerini, asıl övünmeyi ve ödülü kendilerinin hak etiğini ileri sürüyorlar. Son olarak İngiltere merkezli Times ve Daily Mail gazeteleri “Dünyanın en ölümcül keskin nişancısı” başlığıyla verdikleri haberde, İngiliz ordusunda Kraliyet Deniz Piyadesi olarak 10 yıl çalışan keskin nişancının 2006 ile 2007 arasında Afganistan`da 6 ay boyunca görev yaptığı bildirilmektedir. Şimdilerde ülkenin güneyinde yaşayan, ancak adı açıklanmayan askerin, savaştan ülkesine 173 kişiyi öldürerek döndüğü haber verilmektedir. Öldürdüklerinin hepsinin Taliban militanı olduğu vurgulanan piyadenin, sadece 1 günde 90 kişiyi öldürdüğü ileri sürülmektedir. Buna göre piyadenin bir gün içerisinde her 10 dakikada bir olacak şekilde 1 kişiyi öldürdüğüne dikkat çekilmektedir.

İngiliz basının “Bizim askerimiz daha çok kişiyi öldürdü” çıkışının ardından ABD basını da sesini yükseltmeye başladı. Yapılan yorumlarda “İngilizler, piyadelerinin Chris Kyle`den 13 kişi daha fazla öldürmesiyle gururlanıyor. Kullanılan tüfeğin İngilizler tarafından yapılması ve askerin 1. 6 km uzaklıktan bile hedeflerini vurması, ayrı bir övünç kaynağı olmuş!” denildi.

ABD`de vizyona girdiği geçen aydan bu yana 250 milyon dolardan daha fazla gişe hasılatı yapan Müslümanların katliamı üzerine çekilen “American Sniper” filminin, 22 Şubat`taki Oscar ödül töreninde 6 dalda yarışacağı bildirilmektedir.

İşte size Batı dünyasının insanlığı! İnsan hakları, barış ve demokrasi teraneleriyle ülkeleri işgal eden, insanların hayatını zehirleyen ve sinek öldürür gibi Müslümanları katleden vahşi barbarların kanlı çehreleri. Kalbinde zerre kadar insanlık emareleri bulunan herkes bu vahşilerin, barbarların ve kan içicilerin çehresine tükürmelidir. Bu zulmü yapanlar insanlığın düşmanlarıdır.

Müslümanlara bu zulmü yapan, öldürdükleri Müslüman sayısıyla övünen bu aşağılıklara hoşgörüyle yaklaşan ve dost gözüyle bakan herkes onların ortağıdır. Bu zalimler, akıttıkları kanların içinde boğulacaklardır. Barbar ve vahşilikleriyle kini, nefreti ve aşağılanmayı hak eden cehennem ehlidir bunlar…

“Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır. “ (Nisa, 93)

Hasan Yılmazer / Hürseda Haber