Besmele hamd selam ve dua ile…

Geçen hafta, solculuğuyla malum meşhur Cihangirli (!) BDP`li milletvekili her zaman yaptıkları gibi, “İşgal Medyasında” gündemi işgal edip insanımızı inancımızı zehirlerken, Abdullah Öcalan mezar taşına; “ne aldanan ne de aldatan” diye yazılmasını vasiyet ettiğini söylemişti.

Bundan daha trajikomik olanı ise iktidar partisine yakınlığı ve muhafazakâr kimliğiyle (!) malum CINE 5 TV`de “Sözümü Kesebilirsin” adlı programın sarışın(!) sunucusu: “Kürtlerin en akıllısı Abdullah Öcalan`dır” sözü olmuştur.

“En akıllı sözünü” kullanan zat şayet bir komünist bir Apocu bir ateist olsaydı, üzerinde durup düşünmeye kalem oynatmaya değer bulmayıp “Her zümre inancından memnundur” ölçüsü gereğince, kendi haline terk ederdim…

Ancak mezkûr zat, iflah olmaz azılı Allah düşmanına (1) İslam düşmanına (2) Müslümanların eli kanlı katiline (3) övgü dizmektedir. Bu olacak şey değil. Bu durum “ağlar mısın güler misin” cinsindendir. Şayet kardeşimizin iddia ettiği gibi: Mezkûr menfi kişi “Kürtlerin en akıllısıysa!” ona uymayanlarında Kürlerin en akılsızı olmasında kaçınılmazdır. Selahattin Demirtaş`ın beyanına göre, kendilerinin aldığı oy oranı itibariyle “Kürtlerin %10`nunu temsil ettiğini ve bunun da küçümsenmeyeceğidir” bu beyandan da anlaşılacağı üzere Müslüman Kürt halkının ezici çoğunluğu yani %90`nı, maymundan geldiğini iddia eden Apo`nun 4 arkasından gitmediği gerçeğidir.

İkincisi ise; herkesin malumudur ki, maalesef Kürtlerin ekseriyeti HÜDA PAR, Saadet Partisi gibi mütedeyyin partiler yerine muhafazakâr(?) demokrat parti olan AK Parti`ye oy vermektedirler. Ve yine maalesef mezkûr kardeşimiz de iktidar partisi yanlısı… Bu durumda: “Kendi partisine oy veren Kürt seçmenince hakaret etmiş aşağılamış oluyor!”

Sonra bu nasıl bir Müslümandır ki: “Peygamberin aklı ile vs. insanların aklının bir olmadığını” bilmez.

Bu nasıl bir Müslümandır ki: “Âlimin aklı ile vs. insanların akılları bir olmadığını” bilmez.

Bu nasıl bir Müslümandır ki: “Evliyanın aklı ile vs. insanların aklının bir olmadığını” bilmez.

Bu nasıl bir Müslümandır ki: “Mümin aklı ile kâfirin aklının bir olmadığını” bilmez. 5

Ve en önemlisi, bu nasıl bir Müslümandır ki: “Allah`ın müminlere verdiği bahşettiği şerefi, izzeti ve üstünlüğü” müminlerden alıp gâvura verir. 6

Ey mümin kardeşim! Bil ki Herekol dağlarında okuma yazma bilmez mümin bir Kürt çoban, bir şivan, bir gavan, onlarca eser sahibi, kendini bazen Peygamber bazen de ilah bazen de ateist olduğunu sanan İmralı sakini Apo`dan ve onun benzerlerinden çok daha nasipli, anlayışlı ve de çok daha akıllıdır. Ve şunu da kesin olarak bil ki bunda senin de benim de mensup olduğumuz din-İ Mübin-i İslam`a göredir…

Ey Kardeşim! Sana tavsiyen; ilk olarak bilmeyerek(!) hareket ettiğin Müslüman Kürt halkının %90`nından helallik iste! Sonra da, ne kendini ne de başkalarını helak etmeden evvel, sen bırak program yapmayı, “Sen git dinini öğren de öyle gel!”7 Allah`a emanet ol vesselam.

Akıl, Arapça bir kelime olup, Arap lügatinde; “Bağlamak” “Deveyi ayağından bağlayan ip” anlamlarını kucaklar.8

Türkçe sözlükte: İnsanda bulunan ve vücuttaki yeri, işleyişi keşfedilmeyen düşünce, anlama ve tedbir alma hassası olarak kaydedilmiş. 9

Akıl denilen şey, beş duyu organının aldığı haberleri yorumlama dengesidir. (…) Aklı kullanma neyi, nasıl görebilme, duyabilme, koklayabilme yöntemidir. 10

Hadis-i Şerifte ise: “Akıllı, nefsine boyun eğdiren ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz ise nefsine boyun eğip hevasının peşinden giden ve Allah`a kuru ümit besleyendir.”11

Burada dikkat edilirse, akıl ve akılsızlık, nefse boyun eğdirmeye ahir hayat için hazırlık yapmaya nispet edilmiştir.

Bu duruma göre, kim Allah`a peygamberine ve ahir hayata inanır. Buna göre hayatını tanzim eder, tedbir ve temkinli olursa, o akıllı ve nasipli kimsedir. Kim de buna muhalif olursa, o da ahmak, beyinsiz nasipsiz kimsedir. Yani

“Aldanan kimsedir” halk arasında bu türden kişiler için, “zararı kendine” denir. Ancak malumdur ki, “Ahmaklık bulaşıcı bir hastalıktır.”

Aldanan kimse, başkalarını da aldatırsa! “Hem aldanan hem de aldatan” kişi olur. (Bkz. Nahl 25)

Dinimizde ölüye saygısızlık yoktur. Şayet olmuş olsaydı? Böylesi bir kimsenin mezar taşına: “Aldanan ve aldatan kimse” diye yazmak gerekirdi.

Bu da Mustafa Şen kardeşimizin vesilesiyle Cihangirli solcu (!) milletvekiline cevabımız olsun.

Rabbim cümle ümmeti Muhammed (sav) ne aldanan ne de aldatanlardan eylesin. Rabbim bizleri akleden ve aklını kullanan dinini muhafaza edenlerden eylesin. (Âmin)

Muhammed Mustafa(sav)`nın Allah`tan getirip bizlere ulaştırdığı Din-i Mübin-i İslam bize yeter. Bunun haricinde ne bir ihtiyacımız ne de bir talebimiz vardır vesselam.

DİPNOT:
1– Doğruhaber Gazetesi 10-16 Ekim Abdulkadir Turan 2- A. G. G… 3- 17 Ekim 2014 Tarihli Doğruhaber Gazetesine bakınız. 4- 10-16 Ekim Doğruhaber Gazetesi Abdulkadir Turan 5- Sevad-ı A`zam Hakim Semerkandi 6- Münafıkun 8 7- Nahl 25 8- Mini Kamus 9- Dr. Mehmet Doğan büyük Türkçe sözlük 10- Kırmızı Yol İdris Yılmaz 3. 112 11- A. G. E.   S.160

Abdusselam Tutal F Tipi Cezaevi Bolu